Özgür Özel'den Fransa'da Çarpıcı Analiz: Türkiye'de Otoriterleşme Tehlikesi
Gündem

Özgür Özel'den Fransa'da Çarpıcı Analiz: Türkiye'de Otoriterleşme Tehlikesi

1

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin siyasi durumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Fransa'nın saygın gazetelerinden Le Figaro'da kaleme aldığı özel bir yazıyla, Türkiye'de demokrasinin karşı karşıya olduğu riskleri ve otoriterleşme eğilimlerini detaylandıran Özel, ülkesini '21. yüzyılın karmaşık ve incelikli otoriterliğinin çarpıcı bir örneği' olarak tanımladı.

Demokrasilerin nasıl yavaş yavaş aşındığına dair Avrupa'nın kendi tarihinden dersler çıkardığını belirten Özgür Özel, bu sürecin ani bir çöküşten ziyade, adım adım ilerleyen bir erozyon olduğunu vurguladı. Özel'e göre, seçimlerin yapılmaya devam etmesi, mahkemelerin işlerliğini sürdürmesi ve muhalefet partilerinin varlığını koruması, demokrasinin ayakta kaldığı anlamına gelmiyor. Asıl tehlike, siyasi rekabet koşullarının zamanla iktidarın lehine bozulmasıyla ortaya çıkıyor. Bu durum, başlangıçta iktidarı sınırlamak amacıyla kurulan kurumların, zamanla iktidarı koruyan ve pekiştiren araçlara dönüşmesine yol açabiliyor. Bu incelikli değişim, demokrasinin görünürdeki yapısını koruyarak içini boşaltma potansiyeli taşıyor ve Türkiye'nin mevcut durumu, bu tehlikenin önemli bir göstergesi olarak sunuluyor.

Özgür Özel, Türkiye'nin demokrasi tarihinde Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatarak, günümüzde izlenen yönün ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti. Son 20 yıllık süreçte siyasi gücün giderek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan etrafında toplandığını savunan Özel, bu durumun yargı bağımsızlığının zayıflaması, medyanın önemli bir bölümünün hükümet kontrolüne girmesi, gazetecilerin yargılanması, protestoların kısıtlanması ve şirketlere yönelik el koyma gibi çeşitli yansımaları olduğunu dile getirdi. Bu çerçevede, muhalefetin yönettiği belediyelerin de yoğun baskı altında olduğunu öne süren Özel, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gelecekteki olası tutuklanma riskini bu baskının en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösterdi. İmamoğlu'nun durumuyla ilgili olarak yaşananların, sosyal medya ve mesajlaşma platformlarına erişimdeki yavaşlamalar, gazeteci ve siyasetçi hesaplarına getirilen engellemeler, protestoların bastırılması ve gazetecilerin gözaltına alınması gibi olaylarla desteklendiğini belirtti.

Türkiye'de halkın demokrasiye olan inancının devam ettiğini ve seçimlere katılımın yüksek olduğunu vurgulayan Özel, bu noktada asıl sorunun, vatandaşların demokratik tercihlerinin siyasi iktidara dönüşüp dönüşmediği olduğunu dile getirdi. Asıl tehlikenin, iktidarın yalnızca sandıkta rakiplerini yenmekle yetinmeyip, kimin rakip olabileceğine de kendisinin karar vermeye başladığı an ortaya çıktığını savundu. Bu durumun, 'kontrollü bir muhalefet' yaratma çabası olarak görülebileceğini belirten Özel, demokratik kurumların varlığını sürdürürken, onları işlevsel kılan temel koşulların aşama aşama zayıflatılıp ele geçirilebileceği uyarısında bulundu. YENİ Parti'yi kurma sürecine de değinen Özel, ana muhalefet partisinden uzaklaştırıldıktan sonra 90 milletvekiliyle yeni bir parti kurmasının, 'muhalefeti bölme' amacı taşıdığı yönündeki iddiaları da gündeme getirdi. Son olarak Avrupa'ya seslenen Özel, Türkiye'ye stratejik çıkarlar yerine demokratik meşruiyet temelinde yaklaşılması gerektiğini söyledi. Jeopolitik faydaların, otoriterliği daha az otoriter yapmayacağını savunan Özel, işleyen bir demokrasinin Türkiye'yi sadece daha özgür değil, aynı zamanda daha istikrarlı, öngörülebilir ve güvenilir bir konuma taşıyacağını sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler