Özgür Özel'den Önemli Açıklamalar: Fon Vurgunu, Siyasi Baskılar ve Seçim Stratejileri
Gündem

Özgür Özel'den Önemli Açıklamalar: Fon Vurgunu, Siyasi Baskılar ve Seçim Stratejileri

4

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, dün akşam Sözcü TV'de katıldığı özel bir programda gazetecilerin gündeme dair merak edilen sorularını yanıtladı. Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu'nun moderatörlüğünde gerçekleşen yayında Özel, son dönemde kamuoyunun gündemini meşgul eden 'fon vurgunu' iddialarından, siyasi baskılara, parti içi stratejilerden gelecek seçimlere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.

Özel, fon meselesinde doğrudan isim vererek AK Parti içindeki pozisyonları belirlemenin zor olduğunu ancak yapılan tespitlere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakın üst düzey bürokratların yanı sıra Adalet Bakanlığı ve İstanbul'dan gelen, iktidarın politikalarını destekleyen bir ekibin bu fonlarda rol aldığını belirtti. Milletvekilleri ve yakınlarının da fonlarda yer aldığına dair ciddi iddiaların bulunduğunu, bu sayının 60'a yakın milletvekilini veya yakınlarını kapsayabileceğini sözlerine ekledi. Bu durumun, fonların kimler tarafından ve ne amaçla kullanıldığına dair ciddi soru işaretleri yarattığını vurguladı.

Fonlardaki tutukluları ziyaret etmek amacıyla bir heyet kurulması fikrini dile getiren Özel, geçmişte Soma ve 15 Temmuz komisyonlarında benzer ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlattı. Bu tür ziyaretlerin, gerçeklere ulaşma ve hakikati ortaya çıkarma açısından büyük önem taşıdığını belirtti. AK Parti'nin geçmişte tutuklularla yapılan görüşmelere karşı çıktığını ve bazı bilgilerin gizlenmek istendiğini ifade eden Özel, gerçeğe ulaşmak için bu tür temasların şart olduğunu savundu. Mahinur Özdemir Göktaş'ın babasının kimlik bilgilerinin açıklanmasının ardından ortaya çıkan karmaşayı da değerlendiren Özel, bu durumun AK Parti'nin elinde detaylı listeler olduğunu ve bilgileri bildiklerini gösterdiğini söyledi. Ancak bu bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesi gerektiğini, aksi takdirde siyasi etik gereği paylaşılmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Emeklilere yönelik iyileştirmeler ve fon kriziyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel, mevcut ekonomik adımların, fon krizinin yarattığı tepkiyi azaltmaya yönelik olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, tepkiler sönümlendiğinde emeklilere yönelik daha az iyileştirme yapabileceği uyarısında bulundu. Emeklilere geçmişi hatırlatan Özel, Erdoğan göreve geldiğinde en düşük emekli maaşının 8 çeyrek altın değerindeyken, şimdi bu rakamın 2 çeyrek altına düştüğünü belirtti. En düşük emekli maaşının asgari ücretle karşılaştırıldığında da büyük bir düşüş yaşandığını vurgulayarak, emeklilerin sandıkta bu duruma karşı büyük bir hesaplaşma yapacağını ifade etti.

Özel, daha önce gündeme gelen ve partiden ayrılan Mustafa Sarıgül ile ilgili iddialara da değindi. Sarıgül'ün kendisine büyük bir kumpas ve haksızlığa uğradığını, çocuklarının da bu süreçten etkilendiğini söylediğini aktardı. Ancak gerçeklerin ve ifadelerin tam olarak anlaşılmadan bir karar vermenin doğru olmayacağını belirtti. Sarıgül'ün partiye başvurarak üyeliğini askıya almak istediğini ancak bu durumun istifa olarak değerlendirildiğini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirildiğini açıkladı. Sarıgül'ün olası bir suçlu bulunması durumunda kendilerinin de onu savunamayacağını, bu nedenle kendi istifasının doğru bir yöntem olduğunu sözlerine ekledi.

Parti içindeki bazı isimlerin cezaevine gönderilme girişimlerine dair endişelerini dile getiren Özel, dokunulmazlıkların kaldırılması yoluyla kendilerinin ve önemli sayıda milletvekilinin cezaevine konulma ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Özellikle Sarıgül meselesi gibi vahim iddiaların doğru çıkması durumunda, bu durumun kamuoyunda yaratacağı etkiyi ve bunun topyekun bir dokunulmazlık tartışmasını tetikleyebileceğini belirtti. Bu tür bir senaryonun, iktidarın muhalefetten kurtulma çabası olarak görülebileceğini ifade etti.

Anayasa değişikliği ve erken seçim konularına da açıklık getiren Özel, erken seçim taleplerinin anayasayı dolanma girişimi olduğunu savundu. Seçimlerin birkaç ay öne çekilmesinin anayasal olarak mümkün olmadığını ve bu tür bir durumun erken seçim olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. İktidar erken seçim yapmayı göze alıyorsa, muhalefet partilerinin bundan kaçmayacağını belirtti. 2028 yılına kadar erken seçime kapalı olduklarını, ancak 2027'de olası bir seçim tarihi için daha sıcak bakabileceklerini söyledi. Tarihin ne kadar erken olacağı konusunda ise partisinin tutumunun olumlu olacağını ifade etti.

Belediye başkanlarına yönelik baskı ve soruşturma yöntemlerine de dikkat çeken Özel, belediyelere iş yapan müteahhitlerin, ihaleye girmeyenlerin dahi baskı altına alınarak ifade vermeye zorlandığını anlattı. Hedef alınan kişileri bulmak için kanıt üretilmeye çalışıldığını ve bu kanıtların genellikle müteahhitlerin zorla verdikleri beyanlardan oluştuğunu belirtti. Bir belediye başkanının suçlanması durumunda önce kanıtın bulunması, ardından suçlama yapılması gerektiğini savundu.

İzmir'deki yerel seçim sonuçlarını da değerlendiren Özel, partinin İzmir'deki performansını yeterli bulmadığını ve bir yanlışlık olduğunu kabul etti. Manisa'da alınan yüksek oy oranına karşın İzmir'de daha düşük oy alınmasının sorgulanması gerektiğini söyledi. Bu durumun tek bir kişinin hatası olmadığını, hep birlikte bir ders çıkarmaları gerektiğini vurguladı. Aday belirleme sürecinde Cemil Tugay'ın küçük bir farkla önde çıktığı anket sonucuna göre hareket ettiklerini ancak bu karardan pişmanlık duyduğunu ifade etti. Tugay'ın AK Parti'ye geçme nedeninin, elindeki dosyalar nedeniyle baskı altına alınması olduğunu iddia etti. Bu durumun, AK Parti'nin Ege'deki gücünü pekiştirme çabasının bir parçası olduğunu belirtti.

Son dönemde kamuoyunda yankı bulan 'fon vurgunu' sonrası partisinin oy oranındaki artışa dair görüşlerini paylaşan Özel, bu durumun AK Parti'deki sert düşüşle birlikte partisinin öne çıkmasını sağladığını söyledi. Parti'ye yönelik bazı eleştirilere de hak verdiğini belirten Özel, özellikle 'kırmızı kart' ve 'siyah bant' gibi eylemlerin zamanlamasının ve algısının bazen olumsuz olabildiğini kabul etti. Bu tür durumların acemilikten kaynaklanabileceğini ancak siyasetin doğasında olabileceğini ifade etti.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve Murat Kurum ile görüşmesi hakkında da konuşan Özel, Yavaş'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı için halen bir seçenek olduğunu belirtti. Yavaş'ın belediyeciliğe odaklanma ve zamanı gelmeden adaylık konusunu konuşmama tavrına saygı duyduğunu söyledi. Yavaş'ın Türkiye için önemli bir seçenek olduğunu ve kendisiyle ilgili herhangi bir şüphesinin bulunmadığını vurguladı.

Ekrem İmamoğlu'nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığına da değinen Özel, İmamoğlu'nun diplomasının iptali davasının Danıştay'dan dönmesi halinde kendisinin aday olacağını söyledi. Ancak İmamoğlu'nun aday olamaması durumunda, kimseyi kimsenin adayı olarak belirlemeyeceklerini, o gün geldiğinde değerlendirilecek bir seçenek olacağını belirtti. İmamoğlu ile arasında hiçbir sorun olmadığını, birbirlerine destek olduklarını ve aralarındaki ilişkinin sevgi ve saygıya dayandığını ifade etti.

Kendi cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesinin, parti içine nifak sokmak amacıyla gündeme getirildiğini savunan Özel, 'kurmaylarıyla toplantı yaptı' gibi iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kendisinin mücadelesini sürdürme kararlılığında olduğunu ve doğru adayı belirleme sürecinde 'Özgür Özel' isminin kendi seçenekleri arasında olmadığını söyledi. Ancak kazanacak bir aday yoksa kendisinin de aday olabileceğini ima etti. Partiyi karanlığa itecek bir hatayı tekrar etmek istemediğini vurguladı.

Medya üzerindeki baskıların artışını, muhalefeti adaysızlaştırma, itibarsızlaştırma ve sessizleştirme girişimi olarak yorumlayan Özel, erişim engelleri ve ekran karartmaların bu sessizleştirmenin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Halk TV'nin kapatılmasının da fon meselesinin konuşulmasını engellemeye yönelik bir tutum olduğunu belirtti. Bu tür baskıların, fon meselesinin gerçek manada ele alındığı mecraları sindirmeye yönelik olduğunu ifade etti.

Paylaş

İlgili Haberler