Park Havuzunda Yaşanan Trajedi: Vefat Eden Çocuğun Tazminatı İstendi
Niğde'de 2012 yılında meydana gelen ve bir ailenin hayatını kabusa çeviren olayda, belediye parkındaki bir havuza düşerek ağır yaralanan ve yatağa mahkum olan 1,5 yaşındaki minik Kübra'nın ardından, ailesi ikinci bir şok yaşadı. Yaklaşık yedi yıl boyunca hayata tutunmaya çalışan küçük kızın vefat etmesinin ardından, mahkemenin daha önce aile lehine hükmettiği tazminatın faiziyle birlikte geri ödenmesi yönündeki tebligat, acılı aileye ulaştı.
Ramazan ve Dilek Bayhan çiftinin hayatı, 2012 yılında parkta oyun oynarken yaşadıkları talihsiz kaza ile karardı. Annesiyle birlikte belediyenin bir parkına giden minik Kübra, park içerisindeki derin bir havuza düşerek ağır yaralandı. Hastanede yapılan müdahalelerle hayata döndürülen küçük çocuğun vücudunda kalıcı hasarlar oluştu. Bu olaydan sonra yatağa bağımlı hale gelen Kübra için ailesi, ihmal iddialarıyla belediyeye karşı hukuki bir mücadele başlattı. Yaklaşık dört yıl süren dava süreci sonunda, mahkeme belediyeyi kusurlu bularak aileye 1 milyon 670 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.
Bu tazminat kararı, çocuğun tedavi masrafları ve geleceği için bir umut ışığı olmuştu. Ancak, olayın merkezindeki dönemin yerel yönetimi, karara itiraz ederek olayda annenin de ihmali olduğu iddiasını dile getirdi. Yargı süreci devam ederken, küçük Kübra'nın sağlık durumu giderek kötüleşti ve çeşitli organlarında yetmezlikler baş gösterdi. 2019 yılında, henüz 8 yaşındayken hayatını kaybeden minik kızın ardından, dosya üst mahkemeye taşındı. Üst mahkeme, daha önceki tazminat kararının, çocuğun 60 yaşına kadar yaşayacağı varsayımı üzerine kurulduğunu ancak çocuğun vefat ettiğini göz önünde bulundurarak, ödenen tazminatın faiziyle birlikte iadesi yönünde bir karar aldı.
Faiz ve enflasyon oranları eklendiğinde talep edilen toplam tutarın 2,7 milyon lirayı aştığı öğrenildi. Bu gelişme, evladını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan aile için büyük bir yıkım oldu. Ailenin evine gelen haciz tebligatı, onları hem yaslarıyla hem de beklenmedik bir borç yüküyle baş başa bıraktı. Baba Ramazan Bayhan, mahkeme kararını eline aldığında büyük bir şok yaşadığını belirterek, “Evladımı kaybetmiş olmanın acısıyla ne yapacağımı bilemezken, bu kağıtla birlikte oturdum ve hüngür hüngür ağladım” diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi. Aile, bir yandan evlatlarının yasını tutmaya çalışırken, diğer yandan da omuzlarına binen devasa borç yüküyle mücadele etmek zorunda kalıyor.