Peru'da 'Spor Tüfeği' İzniyle Gelen Silahlar, Organize Suçun Cephaneliği Oldu
Güney Amerika ülkesi Peru, 'spor amaçlı' adı altında ülkeye sokulan ateşli silahların organize suç örgütlerinin eline geçmesiyle birlikte benzeri görülmemiş bir güvenlik kriziyle boğuşuyor. Yasal boşluklar ve yolsuzluk ağları kullanılarak ülkeye getirilen tüfekler, kısa sürede kartellerin ve suç gruplarının ana cephaneliği haline geldi. Bu durum, Peru'da son yıllarda artış gösteren şiddet olaylarının ve cinayetlerin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ülkedeki silah kaçakçılığına ilişkin yapılan incelemeler, 'spor amaçlı' ithalatın perde arkasında karanlık bir tabloyu gözler önüne seriyor. Yasaların bu tür ithalatlara izin vermesini fırsat bilen organize gruplar, rüşvet mekanizmalarını da devreye sokarak ordu ve polis teşkilatı içindeki bazı unsurları da kullanarak ülkeyi adeta bir silah deposuna dönüştürmüş durumda. Bu durum, güvenlik güçlerinin elindeki silahların da zaman zaman suç örgütlerinin eline geçmesi riskini beraberinde getiriyor. Peru'da güvenlik krizinin en kritik yapısal sorunlarından biri olarak görülen kayıt dışı silahların yaygınlaşması, halkın can güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Resmi istatistikler, bu endişe verici tablonun boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Yılın ilk yarısında Peru'da 1.267 cinayet vakası kayıtlara geçerken, bu vakaların tam 997'sinde ateşli silah kullanıldığı belirlendi. Uzmanlar, silah kaçakçılığının organize suç gruplarını daha da güçlendirdiğini ve ülkedeki şiddet sarmalını körüklediğini vurguluyor. Eski Kaçırma Karşıtı Birim Başkanı emekli Albay Jorge Mejía Asanza, günde ortalama 6 cinayetin işlendiği ülkede, bu vakaların büyük çoğunluğunda ateşli silahların rol oynamasının, silah kaçakçılığının artık ikincil bir sorun olmaktan çıkıp ölümcül şiddetin yapısal bir nedeni haline geldiğini gösterdiğini ifade ediyor. Mejía, özellikle Lima'daki Las Malvinas ve Tacora gibi bölgelerin, yasa dışı silah ticaretinin merkezi haline geldiğini ve suç örgütlerinin bu bölgelerden kolayca silah temin edebildiğini belirtiyor.
Silahların yasa dışı yollarla temin edilmesinde, askeri ve polis personelinin karıştığı yolsuzluk vakaları ile silah kontrol mekanizmalarındaki denetim eksiklikleri de önemli bir rol oynuyor. Uzmanlar, bu yasadışı ağların oldukça organize bir şekilde çalıştığını, silah ticaretinin farklı aşamalarının birbirinden ayrılması sayesinde güvenlik güçlerinin doğrudan örgüt elebaşlarına ulaşmasının zorlaştığını dile getiriyor. Sorunun yalnızca tabancalarla sınırlı kalmadığı, el bombaları gibi patlayıcıların da bu yasadışı ağlar üzerinden dolaşıma sokulduğu gelen bilgiler arasında yer alıyor. Ülkede 340 binden fazla kayıt dışı ateşli silahın bulunduğu tahmin ediliyor ve bu silahların önemli bir kısmının organize suç gruplarının eline geçtiği belirtiliyor. Bu durum, çetelerin bölgesel kontrolü sağlamak, rakiplerini ortadan kaldırmak, haraç toplamak ve suikastlar düzenlemek gibi faaliyetlerini kolaylaştırıyor. Fiziksel sınırların kontrolündeki zafiyetler ve uluslararası silah ticaretinin etkileşimi, Peru'daki suç örgütlerinin silaha erişimini daha da artırarak gasp, adam kaçırma, uyuşturucu ticareti, karteller, çeteler ve yasa dışı madencilik gibi diğer suç faaliyetlerinin de büyümesine zemin hazırlıyor.
Ateşli silahların cinayetlerdeki payı, farklı yönetim dönemlerinde de sürekli artış eğilimini korudu. Pedro Pablo Kuczynski döneminde cinayetlerin %45,1'i ateşli silahlarla işlenirken, bu oran Dina Boluarte döneminde %67,1'e, José Jerí döneminde ise %71,3'e kadar yükseldi. Bu istatistikler, ülkedeki şiddet profilinin ateşli silahlara doğru kaydığını açıkça gösteriyor. Peru'daki sivil silahların kontrolünden sorumlu kurum olan Sucamec, ülkede yaklaşık 390.157 sivil ateşli silahın kayıtlı olduğunu belirtiyor. Ancak bu sayıya rağmen, Ocak-Temmuz 2026 döneminde yasa dışı veya suç bağlantılı olduğu belirlenen 5.290 ateşli silaha el konuldu. Ayrıca 2025 ile Ocak 2026 arasında 21.801 ruhsat iptal edildi. İptal edilen ruhsatlar arasında Glock, CZ, Taurus, Smith & Wesson gibi popüler markaların yanı sıra tüfekler, karabinalar ve ev yapımı silahlar da bulunuyor.
Özellikle AR-15 gibi yüksek ateş gücüne sahip tüfeklerin, yasa dışı madencilik faaliyetlerinde kullanıldığı ve bir kısmının Ekvador'daki suç örgütlerine kaçak yollarla ulaştırıldığına dair ciddi endişeler bulunuyor. 2021'den bu yana AR-15 tipi tüfeklerin Peru'ya ithalatı, 'spor amaçlı kullanım' bahanesiyle birkaç düzineden yaklaşık 2 bine yükseldi. Bu durum, hem Peru güvenlik güçlerinin hem de Sucamec'in denetim kapasitesini zorluyor. Uzmanlar, silah ithalatındaki artışın ve ruhsatlandırma süreçlerinin çok daha sıkı denetlenmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Peru'daki güvenlik krizinin çözümünün, yalnızca sokaklardaki suçlularla mücadele etmekle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanıyor. Cinayet, gasp, uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı madencilik gibi faaliyetlerin arkasındaki silah tedarik zinciri kırılmadığı sürece, organize suç gruplarının ateş gücünü azaltmak mümkün görünmüyor. Bu nedenle, Peru'daki güvenlik kriziyle mücadelede, yasadışı silahların ülkeye girişinden suç örgütlerinin eline ulaşmasına kadar uzanan tüm tedarik zincirinin etkin bir şekilde kontrol altına alınması büyük önem taşıyor.