Polis, 'Dur' İhtarında Bulunan Şüpheliyi Öldürdü: Savcılık Meşru Müdafaa Talep Etti
Bursa'nın Osmangazi ilçesinde, bir eğlence mekanında başlayan olaylar zinciri, bir polisin meşru müdafaa hakkını kullanmasıyla trajik bir şekilde son buldu. Olay, geçtiğimiz yılın sonlarında, İstanbul Caddesi üzerindeki bir işletmede saat 03:30 sularında meydana geldi. İddialara göre, Berk Keleş isimli şahıs, arkadaşlarıyla birlikte gittiği mekanda hesap ödeme konusunda işletme çalışanı Önder Y. ile hararetli bir tartışmaya girdi. Tartışmanın büyümesi üzerine, işletme müdürü taksi çağırarak Keleş'i mekandan uzaklaştırmak istedi.
Ancak Berk Keleş, bu müdahale karşısında daha da öfkelenerek, tartışma yaşadığı Önder Y.'ye belinden çıkardığı silahla bacağından ateş etti. Ardından taksiye binen Keleş, elindeki silahı etraftaki kalabalığa doğrultarak tehditler savurdu. Bu sırada olay yerinden geçmekte olan ve izinli olduğu öğrenilen polis memuru M.S., durumu fark ederek Keleş'e 'Dur polis. Teslim ol, silahını at' şeklinde uyarıda bulundu. Ancak Keleş, polisin uyarılarına aldırış etmeyerek, taksinin içinden polis memuruna doğru birkaç el ateş etti.
Polis memuru M.S., can güvenliğini sağlamak ve olası daha büyük bir felaketi önlemek amacıyla kendi silahıyla karşılık verdi. M.S.'nin açtığı ateş sonucu, Berk Keleş'in başına isabet eden bir mermiyle ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi. Olayda bacağından yaralanan işletme çalışanı Önder Y.'nin ise tedavisinin ardından taburcu edildiği öğrenildi. Gözaltına alınan polis memuru M.S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yaşananlar, hem iş yerindeki hem de takside bulunan güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürüten Cumhuriyet Savcılığı, yaklaşık altı aylık bir çalışmanın ardından polis memuru M.S. hakkında 'Kasten öldürmek' suçundan dava açtı. Savcı tarafından hazırlanan iddianamede, polis memurunun hem yaralı şahsa hem de çevredeki kalabalığa karşı ve kendi can güvenliği açısından, görevinin gereklerine uygun hareket ettiği vurgulandı. Savcılık, polis memurunun eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesi gereğince 'Meşru müdafaa' kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda bir karar verilmesi talebinde bulundu. Dava, önümüzdeki günlerde Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.
Polis memurunun avukatı, müvekkilinin izinli olmasına rağmen kanuni zorunluluk gereği olaya müdahale ettiğini belirtti. Avukat, polislerin 7/24 esasına göre çalıştığını ve görevleri dışında bir olayla karşılaştıklarında müdahale etmekle yükümlü olduklarını hatırlattı. Kamera kayıtlarına da yansıyan olayda, polis memurunun şüpheliye defalarca 'Dur polis' ve 'Teslim ol, silahını at' şeklinde uyarılarda bulunduğu ifade edildi. Avukat, şüphelinin polise ateş etmeye çalıştığı esnada, polis memurunun hedef aldığı ilk yerin, şüphelinin silahını tutan bacağı olduğunu ve bu şekilde müvekkilinin hem kendi canını hem de çevredeki vatandaşların güvenliğini koruduğunu savundu. Bu durumun, nefsi müdafaa olarak da değerlendirilebileceği öne sürüldü.