Polis, Uyuşturucu İhbarı Bahanesiyle Girdiği Evde Tecavüz Etti
Gündem

Polis, Uyuşturucu İhbarı Bahanesiyle Girdiği Evde Tecavüz Etti

3

Ankara'da görev yapan bir polis memuru, uyuşturucu ihbarı yaptığı gerekçesiyle girdiği bir konutta genç bir kadına yönelik cinsel saldırıda bulundu. Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte, polis memuru Hüseyin Kılıç hakkında mahkeme tarafından gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, mağdur A.A.'nın yaşadıklarını anlattığı beyanlarının, olaya tanıklık edenlerin ifadeleri ve güvenlik kamerası kayıtlarıyla tamamen örtüştüğünü teyit etti. Bu doğrultuda, sanık polis memurunun kamu görevinin getirdiği yetkiyi kötüye kullanarak cinsel saldırıda bulunduğunun kesinleştiği belirtildi.

Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesi, aldığı kararda, polis memuru Hüseyin Kılıç'ın 'basit cinsel saldırı' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldığını, ayrıca 'konut dokunulmazlığını ihlal' suçundan da 10 ay ek hapis cezası aldığını duyurdu. Mahkeme, sanığın polis kimliğini kullanarak mağdur üzerinde baskı kurduğunu ve bu nüfuzu cinsel saldırı eylemi için kullandığını vurguladı. Kararda, mağdurun anlatımının samimi, tutarlı ve dosyadaki diğer delillerle uyumlu olduğuna dikkat çekildi. Olayın hemen ardından komşularından yardım istemesi ve farklı kişilere benzer ifadeler kullanması, mahkumiyet kararında önemli bir etken olarak değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, olay günü polis memuru Hüseyin Kılıç ve ekip arkadaşının yüksek sesli müzik yapıldığı yönündeki bir ihbar üzerine A.A.'nın evine gittikleri belirtildi. Mahkeme, sanığın, herhangi bir arama kararı olmaksızın eve girmesini ve sonrasında yaşananları detaylandırdı. Sanık Kılıç'ın, mağdurun kendisini eve davet ettiği ve evde kendisini korkutan kişilerin olduğu yönündeki savunmasının, olayın niteliği ve amirlerine ya da savcılığa bilgi verilmemesi gibi hususlar göz önüne alındığında inandırıcı bulunmadığı ifade edildi. Mağdurun, polis otoritesi karşısında duyduğu korku nedeniyle aktif direnç göstermemesinin, rıza anlamına gelmediği ve yaşadığı travma nedeniyle sanığın isteklerine uyum gösterir gibi görünmesinin de hukuki bir geçerliliği olmadığı vurgulandı.

Mahkeme, polis memuru Hüseyin Kılıç'ın savunmasında birden fazla çelişki olduğunu da tespit etti. Sanığın emniyette verdiği ifadelerle mahkemedeki beyanları arasında önemli farklılıklar bulunduğunun altı çizildi. Kılıç'ın, olay sırasında telefon ve telsizinin yanında olmadığını iddia etmesi de hayatın olağan akışına aykırı bulundu. Bir polis memurunun, gece vakti bir ihbara giderken iletişim araçlarını araçta bırakmasının makul olmadığı belirtildi. Ayrıca, ekip arkadaşının sanığı mağdurun evinde yalnız bırakarak olay yerinden ayrıldığı yönündeki savunmanın da görev kurallarına aykırı olduğu değerlendirildi. Güvenlik kamerası kayıtları da mağdurun panik içinde apartmandan çıkışını ve sanığın peşinden gitmesini göstererek, mağdurun beyanlarını destekledi. Komşu tanıkların ifadeleri de olayın vahim boyutunu ortaya koydu.

Paylaş

İlgili Haberler