Putin'in Kuril Adaları Ziyareti Japonya'da Tansiyonu Yükseltti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Rusya ve Japonya arasında önemli bir egemenlik anlaşmazlığına konu olan Kuril Adaları'na gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret, iki ülke arasındaki diplomatik tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Bu stratejik adaların Moskova tarafından ziyaret edilmesi, Tokyo'nun sert ve net bir protestosuyla karşılandı. Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, söz konusu adaların hem tarihsel kökenleri hem de uluslararası hukuk çerçevesinde tartışmasız bir biçimde Japonya'nın toprağı olduğu vurgulanarak, Putin'in bu ziyaretinin şiddetle kınandığı belirtildi.
Putin'in, Japonya tarafından "Kuzey Bölgeleri" olarak adlandırılan ve üzerinde hak iddia edilen bu volkanik adalar grubuna yaptığı ziyaret, bölgedeki mevcut hassasiyetleri gözler önüne serdi. Ziyaret öncesinde Rusya'nın doğu kıyısındaki Sahalin Adası'nı da tak ziyaret eden Putin, burada Rus donanmasının düzenlediği tatbikatları yakından inceledi. Sahalin'de gerçekleştirilen bir toplantıda ise "Rusya'nın doğu sınırlarındaki güvenlik stratejileri" masaya yatırıldı. Ziyaretin adalar kısmında, bir balık işleme tesisini gezen Rus liderin ikram edilen havyarı tadarken çekilen görüntüleri, Kremlin tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Bu ziyaret, Rusya'nın Ukrayna'daki geniş çaplı operasyonlarının ardından zaten gergin olan Moskova-Tokyo ilişkilerinde yeni bir soğukluğun habercisi olarak yorumlanıyor. Öte yandan Rusya'nın, bu süreçte Çin ve Kuzey Kore ile artan yakınlaşması da Japonya için ek bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Kuril Adaları'nın statüsü, İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerine dayanıyor. Sovyetler Birliği, Hiroşima'ya atom bombası atılmasından kısa bir süre sonra, 8 Ağustos 1945 tarihinde Japonya'ya savaş ilan etmiş ve Hokkaido'nun kuzeyindeki bu stratejik öneme sahip adaları topraklarına katmıştı. Savaşın sona ermesinin ardından Sovyet yönetimi, bölgede yaşayan yaklaşık on yedi bin Japon vatandaşı zorunlu olarak sınır dışı etti. Günümüzde Kunashir, Habomai, Shikotan ve Iturup gibi adalar, yaklaşık yirmi bin Rus vatandaşının yaşamını sürdürdüğü, sert iklim koşullarına sahip bölgeler olarak biliniyor. Ancak bu adalar, sadece yerleşim yerleri olmanın ötesinde, zengin balıkçılık kaynakları, altın ve gümüş gibi değerli maden yatakları ile stratejik askeri üs potansiyeli barındırması nedeniyle Kremlin için büyük önem taşıyor.
Soğuk Savaş döneminde Pasifik'teki jeopolitik dengenin önemli bir parçası haline gelen Kuril Adaları, Sovyetler Birliği ve ABD ile en yakın müttefiki Japonya arasındaki gerilimin odak noktalarından biriydi. Adaların sunduğu hava ve deniz üsleri, stratejik üstünlük sağlamada kilit rol oynuyordu. 1956 yılında iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edildiği dönemde, Sovyet lideri Nikita Kruşçev, bir barış anlaşması imzalanması karşılığında tartışmalı adalardan ikisinin Japonya'ya iade edilebileceği yönünde bir teklifte bulunmuştu. Ancak bu teklif hiçbir zaman tam olarak hayata geçirilemedi. 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından müzakere süreçleri yeniden canlansa da, taraflar arasında bir uzlaşma sağlanamadı ve adalar Rusya'nın fiili kontrolünde kalmaya devam etti. Bu bölgeye daha önce 2010 yılında dönemin Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev tarafından yapılan ziyaret, tartışmalı adaları ziyaret eden ilk Rus lider olarak kayıtlara geçmişti. Ardından Başbakanlık görevi sırasında da Vladimir Putin'in bölgeye birkaç kez daha ziyaret gerçekleştirdiği biliniyor. Ancak Putin'in bizzat Devlet Başkanı sıfatıyla adaları ziyaret etmesi, Japonya'da büyük bir rahatsızlığa yol açtı.