Rekor Zam Kapıda: Kuraklık Gıda Fiyatlarını Fırlatıyor
Ekonomi

Rekor Zam Kapıda: Kuraklık Gıda Fiyatlarını Fırlatıyor

2

Dünyayı etkisi altına alan aşırı sıcaklar ve kuraklık, gıda tedarik zincirlerini derinden sarstı. Meteoroloji otoritelerinin sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği yönündeki uyarıları, tarım sektöründe endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. Azalan rekolte beklentisi, önümüzdeki dönemde sofralarımıza doğrudan yansıyacak fiyat artışlarının habercisi olarak yorumlanıyor. Avrupa ve küresel tarım piyasalarındaki maliyet yükselişlerinin, Türkiye'deki temel gıda maddelerinin fiyatlarına zam olarak dönmesi kaçınılmaz görünüyor.

Gıda ve İçecek Federasyonu (FDF) tarafından yapılan açıklamalara göre, son dönemde yaşanan yoğun sıcak hava dalgaları, özellikle meyve, sebze ve tahıl ürünlerinin arzını ciddi boyutlarda olumsuz etkiledi. Halihazırda brokoli ve kiraz gibi hassas ürünlerin tedarikinde aksamalar yaşanırken, tahıl rekoltesindeki belirgin düşüş, hayvan yemlerinin maliyetinde de astronomik artışlara yol açtı. Bu durum, çiftçileri hayvan varlıklarını azaltma noktasına getirirken, et ürünlerinin de bu krizden etkilenecek dördüncü ana gıda maddesi konumuna yükselmesine neden oldu. Ekonomistlerin tahminlerine göre, ham madde kıtlığından kaynaklanan bu maliyet baskısı, gıda enflasyonunu 2027 yılına kadar yukarı yönlü ivmelendirecek.

Ekonomistler, halihazırda küresel ölçekte yaşanan Ukrayna ve İran'daki çatışmaların getirdiği ekonomik yüklerle mücadele eden üreticilerin, azalan kaynaklar üzerindeki rekabetin perakende fiyatlarına doğrudan yansıyacağını belirtiyor. FDF İskoçya Direktörü David Thomson da, tarladaki ürün miktarındaki eksikliğin kaçınılmaz olarak fiyat artışlarına sebep olacağı konusunda uyarılarda bulundu. Avrupa'da yaşanan iklim krizi ve bunun sonucunda ortaya çıkan üretim düşüşleri, Türkiye'yi de dolaylı yoldan etkileme potansiyeli taşıyor. Özellikle hayvancılık sektöründe kullanılan kepek, soya ve mısır gibi temel yem maddelerinin önemli bir kısmının uluslararası piyasalardan temin edilmesi, Avrupa ve Birleşik Krallık'taki rekolte kayıplarının küresel yem fiyatlarını daha da tırmandırabileceği anlamına geliyor. Bu durum, yerli et ve süt üreticilerinin üretim maliyetlerini doğrudan ve önemli ölçüde artırma riski taşıyor.

Aşırı sıcaklıkların sadece tarımsal ürünleri değil, aynı zamanda hayvancılık sektörünü de olumsuz etkilediği belirtiliyor. Yüksek sıcaklıklar, Türkiye'deki süt hayvanlarında ciddi bir stres faktörü oluşturuyor. Kuruyan otlaklar ve azalan süt verimi, peynir, tereyağı ve süt gibi temel süt ürünlerinin fiyatlarında artışlara yol açabilir. Ayrıca, Avrupa'da sebze ve meyve rekoltesindeki düşüşler, Avrupalı alıcıların Türkiye pazarına yönelmesine neden olabilir. Bu durum, iç piyasadaki ürün arzını azaltarak, market ve manavlardaki fiyatların daha da yükselmesine zemin hazırlayabilir. Uzmanlar, tüketicilerin bu durum karşısında temel ihtiyaç maddelerini stoklama konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.

Paylaş

İlgili Haberler