Ruhi Çenet'in Hasidik Yahudiler Belgeseli 50 Milyon İzlenmeyle Gündem Oldu
Türk içerik üreticisi Ruhi Çenet'in, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ultra Ortodoks Yahudi topluluklarından Hasidik Yahudilerin yaşam tarzını mercek altına alan son belgeseli, dijital platformlarda büyük yankı uyandırdı. Belgesel, yayınlandığı ilk haftada elli milyonun üzerinde izlenme rakamına ulaşarak hem Türkiye'de hem de uluslararası kamuoyunda dikkatleri üzerine çekti. Bu yoğun ilgi, belgeselin içeriği ve ele aldığı konuların hassasiyeti göz önüne alındığında şaşırtıcı olmasa gerek.
New York'taki Hasidik Yahudi topluluklarının günlük yaşantılarını, dini inançlarını, aile yapısını ve eğitim sistemlerini detaylı bir şekilde ele alan yaklaşık 40 dakikalık yapım, aynı zamanda bu toplulukların sosyal yardım sistemlerinden ve kamu desteklerinden nasıl faydalandığına dair önemli soruları da beraberinde getirdi. Belgeselin ABD'de yarattığı tartışmalarda özellikle vergi sistemi ve kamu kaynaklarının dağılımı gibi konular ön plana çıktı. Amerikalı yayıncıların da mercek altına aldığı belgesel, toplulukların sosyo-ekonomik yapılarına dair eleştirilere neden oldu.
Belgeselin yaratıcısı Ruhi Çenet, yaptığı açıklamalarda, başlangıçta ekibin sadece kültürel farklılıkları ve gündelik yaşamı yansıtan bir içerik hazırlamayı hedeflediğini belirtti. Ancak çekimler ilerledikçe, konunun sadece kültürel bir incelemeden ibaret olmadığını fark ettiklerini vurguladı. Çenet, belgeselde ele alınan topluluğun Chabad-Lubavitch mezhebine mensup olduğunu ve ileri düzeyde Siyonist görüşlere sahip olduğunu ifade etti. Bu keşifler üzerine, topluluğun aldığı çeşitli kamu destekleri, İsrail ile olan tarihsel ve ideolojik bağları ile Kudüs'e yönelik siyasi ve dini yaklaşımları gibi daha derin konuların da belgesele dahil edildiğini sözlerine ekledi.
Çenet, daha önce benzer konuları ele alan Amerikalı içerik üreticileri Tyler Oliveira ve Tommy G gibi isimlere de atıfta bulunarak, kendi ekibinin çekimler sırasında elde ettiği özgün detayları izleyiciyle buluşturmayı amaçladıklarını dile getirdi. Açıklamasının sonunda ise hassas bir çağrıda bulunarak, izleyicilere 'Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın' mesajını iletti. Bu çağrı, belgeselin sadece gözlemsel bir anlatı olmadığını, aynı zamanda belirli siyasi ve insani konulara da dikkat çekmeyi hedeflediğini gösteriyor.