Rus Anne ve Kızını Öldürüp Uçurumdan Atan Eski Eşe Ağır Ceza
Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi derinden sarsan vahşi cinayet davasında önemli bir gelişme yaşandı. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Rus vatandaşı Irina Dvizova (42) ve 15 yaşındaki kızı Dayana'nın hunharca katledilmesine ilişkin davanın gerekçeli kararı mahkeme tarafından açıklandı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden eski eş Andrej Kuslevic'in, 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan hiçbir indirim uygulanmaksızın en ağır şekilde cezalandırılmasına hükmedildi. Bu trajik olay, geçtiğimiz Kasım ayında anne ve kızından haber alınamaması üzerine başlatılan arama çalışmaları sonucunda ortaya çıkmıştı.
Yakınlarının endişe içinde Konacık Mahallesi'ndeki ikametlerine çilingir yardımıyla girmesi ve evin içinde kan izlerine rastlaması, kısa sürede dehşet verici bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Yapılan geniş çaplı arama faaliyetleri sonucunda, İçmeler mevkisindeki sarp bir yamaçta, anne ve kızın cansız bedenleri çarşaflara sarılı halde bulundu. Bu korkunç keşfin ardından, aralarındaki velayet meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edilen eski eş Andrej Kuslevic (49) cinayet şüphelisi olarak belirlendi. Olayın ardından 5 yaşındaki ortak çocuklarını da yanına alarak önce Litvanya'ya kaçtığı, sonrasında ise Almanya'da yakalanarak Türkiye'ye iade edildiği öğrenilen Kuslevic'in, Bodrum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmalarda suçlamaları kabul etmemesi dikkat çekti.
Mahkemenin açıkladığı gerekçeli karar, olayın bir anlık öfkeyle değil, tamamen soğukkanlılıkla ve önceden planlanmış bir cinayet olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsi raporları, anne Irina'nın baş, kulak ve omuz bölgesine isabet eden üç ayrı mermiyle, kızı Dayana'nın ise boyun ve göğüs kısmına isabet eden iki mermiyle hayatını kaybettiğini belgeledi. Cinayet zanlısı Kuslevic'in, vahşi eylemini gerçekleştirdikten sonra yaklaşık dört buçuk saat boyunca olay yerinde kalarak delilleri yok etmeye yönelik kapsamlı bir temizlik faaliyeti yürüttüğü de tespitler arasında yer aldı. Bu soğukkanlılık, cinayetin planlı bir katliam olduğunu gözler önüne serdi.
Mahkeme kayıtlarına giren detaylar, Kuslevic'in vahşet sonrası sergilediği akıl almaz soğukkanlılığı da gözler önüne seriyor. Anne ve kızın cansız bedenlerini çarşaflara sararak eski eşine ait aracın bagajına yerleştiren zanlı, daha sonra 5 yaşındaki ortak oğlunu bir otele bırakarak cesetleri sarp yamaçtan aşağı atmak üzere yola çıktı. Kendi aracını olay yerinden uzaklaştırmak ve dikkat çekmemek amacıyla sabaha karşı taksiyle geri dönen Kuslevic, daha sonra oğlunu da yanına alarak maktullere ait araçla Ankara Esenboğa Havalimanı'na doğru kaçış planını uygulamaya koydu. Cinayette kullandığı otomobili havalimanı yakınlarında terk eden zanlı, kaçış sürecini de en ince ayrıntısına kadar planladığını gösterdi. Mahkeme, sanığın Türkiye'ye giriş yapar yapmaz aracına sahte plaka takması, olay öncesinde evin çevresinde günlerce keşif yapması ve yakalanmamak için aynı gün farklı ülkelere uçak bileti alması gibi eylemlerini, cinayeti en ince ayrıntısına kadar planladığının somut kanıtları olarak değerlendirdi.