Rus Anne ve Kızının Kan Donduran Cinayeti: Soğukkanlı Planın Detayları Ortaya Çıktı
Gündem

Rus Anne ve Kızının Kan Donduran Cinayeti: Soğukkanlı Planın Detayları Ortaya Çıktı

2

Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan Rus anne Irina Dvizova (42) ile kızı Dayana'nın (15) vahşice katledilmesine ilişkin davanın gerekçeli kararı kamuoyu ile paylaşıldı. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren anne ve kızından bir süre haber alınamaması üzerine başlatılan arama çalışmaları, İçmeler mevkisindeki sarp bir yamaçta çarşafa sarılı cansız bedenlerinin bulunmasıyla trajik bir sonla noktalanmıştı. Olayın ardından eski eş Andrej Kuslevic'in (49) cinayetleri işlediği belirlenmişti. Kuslevic, mahkemedeki savunmasında suçlamaları reddetse de, delillerin ağırlığı karşısında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Gerekçeli kararda yer alan detaylar, cinayetin ani bir öfkeyle değil, titizlikle planlanmış bir eylem olduğunu gözler önüne serdi. Yapılan otopside, anne Irina Dvizova'nın vücuduna 3, kızı Dayana'nın ise boyun ve göğüs bölgesine 2 mermi isabet ettiği saptandı. Katil zanlısı Kuslevic'in, cinayetlerin ardından evde yaklaşık 4 buçuk saat geçirerek delilleri yok etmek amacıyla kapsamlı bir temizlik yaptığı tespit edildi. Bu soğukkanlı davranışlar, olayın vahametini daha da artırdı. Cesetleri çarşafa saran Kuslevic, daha sonra bunları eski eşine ait aracın bagajına yerleştirdi. Ardından, bu olayla hiçbir ilgisi olmayan 5 yaşındaki ortak çocuklarını bir otele bıraktıktan sonra, anne ve kızının cansız bedenlerini bulunduğu uçurumun kenarına taşıdı.

Sanığın kaçış süreci de en az cinayet anı kadar planlıydı. Dikkat çekmemek adına sabaha karşı taksiyle kendi aracını teslim aldığı, ardından oğlunu da yanına alarak maktullere ait otomobille Ankara Esenboğa Havalimanı'na doğru yola çıktığı belirlendi. Cinayette kullandığı aracı havalimanına bırakan Kuslevic, Türkiye'ye giriş yaptıktan hemen sonra kendi aracına sahte plaka takması ve olay yerine yakın bölgelerde günlerce keşif yapması da mahkeme tarafından planlamanın ilk adımları olarak değerlendirildi. Mahkeme, sanığın yakalanmamak için aynı gün içerisinde farklı ülkelere uçak bileti almasının, sadece cinayeti değil, sonrasındaki kaçış ve saklanma planlarını da ayrıntılı bir şekilde organize ettiğinin en güçlü kanıtı olduğuna hükmetti.

Mahkeme, Andrej Kuslevic'in savunmasında öne sürdüğü kamera kayıtlarındaki kişinin kendisi olmadığı yönündeki iddiaları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları ve otel giriş çıkış bilgileriyle çürüttü. Maktullere ait otomobilde bulunan kan izleri ve sanığın bu duruma mantıklı bir açıklama getirememesi de kararda önemli bir yer tuttu. Tüm bu somut deliller ışığında mahkeme, sanığın eylemini 'tasarlayarak öldürme' suçu kapsamında değerlendirerek, herhangi bir ceza indirimi uygulamadan en ağır cezayı verdi. Bu karar, hukukun, planlı ve vahşi cinayetlere karşı gösterdiği kararlılığı bir kez daha ortaya koydu.

Paylaş

İlgili Haberler