Rusya'da Savaş Karşıtı Yabloko Partisinin Seçimlere Katılımı Yasaklandı
Rusya Federasyonu'nda siyasi yelpazenin önemli ve tek savaş karşıtı duruşuyla bilinen liberal oluşumu Yabloko'nun, yaklaşan parlamento seçimlerine katılımı ülke Yüksek Mahkemesi tarafından kesin olarak yasaklandı. Bu beklenmedik karar, partinin son dönemde elde ettiği gözle görülür taban desteği artışının ve parti liderliğine yönelik artan siyasi baskıların yoğunlaştığı bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekiyor.
Yasak kararının açıklanmasının ardından Yabloko'nun lideri Nikolay Ribakov, mahkeme binası önünde toplanan destekçilerine seslenerek kararı sert bir dille eleştirdi. Ribakov, mahkeme sürecini bir 'tiyatro' olarak nitelendirerek, davanın esasına inilmeden siyasi bir kararın alındığını savundu. Kendilerinin barış ve özgürlükten yana duruşları nedeniyle seçim dışı bırakıldıklarını belirten Ribakov, halkın iradesinin engellenmek istendiğini vurguladı. Parti yönetimi, bu karara karşı 17 Ağustos tarihinde resmi bir itiraz dilekçesi sunmuş olsa da, Yüksek Mahkeme bu itirazı da reddetti. Bu süreçte, parti destekçilerinden otuzdan fazla kişinin mahkeme çevresinde gözaltına alınması da tepkilere neden oldu.
Yapılan kamuoyu araştırmaları, Yabloko partisinin mevcut oy oranlarıyla parlamento seçimlerinde yüzde 5'lik barajı aşarak Duma'da temsil hakkı kazanabileceğini gösteriyordu. Bu durum, mevcut iktidarın ülke genelindeki destek imajını pekiştirme çabaları açısından potansiyel bir zorluk olarak görülüyordu. Siyasi gözlemciler, toplumda biriken protesto eğilimlerinin Yabloko gibi alternatif kanallar aracılığıyla ifade bulma potansiyeli taşıdığını, bu nedenle yetkililerin bu tür siyasi alanları daraltmaya çalıştığını belirtiyor. 1993 yılından bu yana meclis çatısı dışında kalan Yabloko, geçmişte Aleksey Navalni gibi isimleri bünyesinde barındırmış ancak son dönemde Ukrayna'daki savaş karşıtı tutumuyla daha geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştı. Parti başkan yardımcısı Lev Şlosberg'in, Ukrayna'daki savaşı sonlandırma çağrıları nedeniyle aldığı uzun hapis cezası ve parti üyelerine yönelik aşırıcılık suçlamalarıyla başlatılan tutuklamalar, partiye yönelik baskıların boyutunu gözler önüne seriyor. Ülkedeki ekonomik sıkıntılar ve iktidarın popülaritesindeki düşüşler, Yabloko'nun siyasi alandaki boşluğu doldurma ihtimalini artırırken, bu tür kararların siyasi atmosferi daha da gerginleştirmesi bekleniyor.