Rusya'nın Ölüm Laboratuvarı: Kendi Vatandaşları Üzerinde Ölümcül Kimyasallar Deneniyor
Dünya

Rusya'nın Ölüm Laboratuvarı: Kendi Vatandaşları Üzerinde Ölümcül Kimyasallar Deneniyor

4

Rusya Federasyonu'nun, kendi vatandaşlarını denek olarak kullanarak son derece tehlikeli kimyasal silahları test ettiği yönündeki iddialar uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Sergiyev Posad kenti yakınlarında bulunan ve 'Zagorsk-6' olarak bilinen askeri araştırma enstitüsünün, özellikle düşük gelirli ve savunmasız kesimler üzerinde ölümcül kimyasalların etkilerini incelediği rapor ediliyor. Bu tesisin, Sovyetler Birliği döneminden bu yana faaliyet gösteren ve resmi adı Askeri Tıp Devlet Araştırma Enstitüsü olan bir yer olduğu belirtilirken, buranın Rusya'da insan denekler üzerinde resmi deney yapma yetkisine sahip tek askeri kurum olduğu vurgulanıyor.

Zagorsk-6'nın temel amacının, düşman insan gücünü etkisiz hale getirebilecek en etkili topçu ve silah sistemlerini belirlemek ve geliştirmek olduğu ifade ediliyor. Ancak bağımsız Rus medya kuruluşları ve Batılı istihbarat raporlarına dayandırılan bilgilere göre, bu enstitüde sadece konvansiyonel silahlar değil, aynı zamanda 'Noviçok' gibi dünyaca bilinen sinir gazlarının yanı sıra kalp krizine yol açabilen zehirler ve hatta Ebola gibi ölümcül biyolojik ajanlar da insanlar üzerinde test ediliyor. Raporlar, tesisin faaliyete geçtiği ilk yıllarda, büyük çoğunluğu maddi karşılık teklif edilen yüksek ödemelerle ikna edilen düşük gelirli Rus vatandaşlarından oluşan 300'den fazla kişinin denek olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu kişilerin, ölümcül kimyasallara maruz kalan ilk insanlar olduğu ve bu deneylerin silah, ilaç ve aşı geliştirme süreçlerinin bir parçası olduğu öne sürülüyor.

Rus araştırmacı gazeteci Sergei Dobrynin tarafından ortaya çıkarılan bulgular, Zagorsk-6'nın sadece kimyasal silahlar değil, aynı zamanda biyolojik silahlar üzerinde de çalıştığını gösteriyor. Elde edilen bilgilere göre, enstitü, uluslararası değişim programları ve doğal kaynaklardan elde edilen patojenler aracılığıyla çeşitli bulaşıcı hastalıkları da inceleme altına almış. Özellikle 1967 yılındaki India-1967 varyantı çiçek hastalığının bir silah haline getirilmesi ve 1995 yılında Ebola virüsüne karşı antikor geliştirme çabaları, tesisin biyolojik silah potansiyeli konusundaki endişeleri artırıyor. Bu tür faaliyetlerin, uluslararası anlaşmalarla yasaklanmış silahların geliştirilmesine işaret edebileceği düşünülüyor.

Eski İngiliz Ordusu Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (CBRN) Alay Komutanı Hamish de Bretton-Gordon, bu iddiaların Rus hükümetinin geçmişteki eylemleriyle tutarlı olduğunu belirtti. Bretton-Gordon, Rusya'da insan hayatına verilen değerin Batı'daki algıdan farklı olduğunu savunarak, cephede çok sayıda Rus askerinin feda edildiğini hatırlattı. Uzman, yürütülen bu tür deney programlarını Nazi dönemindeki etik dışı uygulamalara benzeterek, deneklerin genellikle ülkenin doğu bölgelerindeki etnik azınlıklar, ekonomik olarak zor durumdaki topluluklar veya maddi tazminat vaadiyle gönüllü olan mahkumlar arasından seçildiğini iddia etti. Bu durumun, bazı insanları diğerlerinden daha az değerli gören tarihsel yaklaşımların bir yansıması olduğunu savunan Bretton-Gordon, Rusya'nın biyolojik ve kimyasal silahlar konusundaki kapasitesinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Bu tehlikeli maddelerin küresel güvenliği tehdit edebileceği uyarısında bulundu.

Bu iddialar, İngiltere'nin daha önce Noviçok ve Epibatidin gibi kimyasal maddelerin üretimiyle bağlantılı yedi Rus bilim insanı ve iki araştırma tesisi hakkında yaptırım kararları aldığı bir döneme denk geldi. Zagorsk-6'da üretildiği iddia edilen Epibatidin maddesinin, 2024 yılında Rus muhalif siyasetçi Aleksey Navalnıy'ın ölümünde kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor. Yine aynı enstitüden çıktığı düşünülen Noviçok sinir gazı ise 2018 yılında İngiltere'nin Salisbury kentinde eski istihbarat görevlisi Sergey Skripal ve kızının zehirlenmesine, ayrıca İngiliz vatandaşı Dawn Sturgess'in ölümüne neden olmuştu. Ukraynalı yetkililer ise 2022'deki işgalden bu yana Rus güçleri tarafından on binden fazla kimyasal madde kullanım vakası tespit ettiklerini bildirdi. Özellikle 2024 yılından itibaren bu tür kimyasal madde kullanımında belirgin bir artış yaşandığı ve güvenlik uzmanları, insansız hava araçlarıyla taşınan uzun menzilli sinir gazlarının kullanımı gibi yeni gerilimlerin tırmanması ihtimaline karşı endişelerini dile getiriyor.

Paylaş

İlgili Haberler