Sağlığa Katkı Fonu: Şekerli Ürünlere ve Tütüne Yeni Bir Kesinti Geliyor
Gündem

Sağlığa Katkı Fonu: Şekerli Ürünlere ve Tütüne Yeni Bir Kesinti Geliyor

1

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni bir yasa tasarısı, toplum sağlığını geliştirmeye yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Taslağa göre, özellikle yüksek şeker oranına sahip içecekler, cips benzeri atıştırmalıklar ve tütün mamulleri gibi ürünlerden elde edilecek ek bir 'sağlık katkı payı'nın toplanması hedefleniyor. Bu yeni düzenlemenin temel amacı, elde edilecek gelirleri doğrudan sağlık alanındaki çeşitli kamu projelerine aktarmak ve özellikle okullarda yürütülen beslenme programlarını desteklemektir. Bu kapsamda oluşturulacak olan 'Sağlıklı Hayata Katkı Fonu', kamu tüzel kişiliği statüsünde Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek ve yönetim kurulu kararlarıyla harcamalarını gerçekleştirecek.

Taslağın en dikkat çekici ve üzerinde durulan maddelerinden biri, şekerli içeceklerden alınacak olan kesinti oranlarının belirlenme biçimidir. Bu oranlar, içeceklerin içerdiği şeker miktarına göre kademelendirilecek. Örneğin, 100 mililitresinde 5 ila 7.5 gram arasında şeker bulunan içecekler için her 100 ml başına 1 Türk Lirası, 7.5 ila 11 gram şeker içerenler için 2 Türk Lirası, 11 gram ve üzeri şeker barındıranlar için ise 5 Türk Lirası 'sağlık katkı payı' alınacak. Özellikle nişasta bazlı şekerler kullanılarak üretilen içecekler için bu oranlar iki katına çıkarılacak ve 100 ml başına 10 Türk Lirası'na ulaşacak. Bu kademelendirme, tüketicileri daha az şekerli alternatiflere yönlendirmeyi amaçlamaktadır.

Şekerli içeceklerin yanı sıra, bu yeni düzenleme tütün ürünlerini ve aşırı tüketimi sağlık açısından sakıncalı görülen bazı paketli atıştırmalıkları da kapsama alıyor. Tütün ürünleri için paket başına 20 Türk Lirası, paketsiz tütünler için ise kilogram başına 100 Türk Lirası kesinti öngörülüyor. Atıştırmalıklar grubunda ise, aşırı tüketimi önerilmeyen ürünlerden satış fiyatının yüzde 20'si, nişasta bazlı şeker içerenlerden ise satış fiyatının yüzde 40'ı oranında katkı payı talep edilecek. Bu kesintilerin, ürünleri üreten veya ülkeye ithal eden firmalar tarafından gerçekleştirileceği ve tahsilatın aylık olarak yapılacağı belirtiliyor. Bu adım, sağlıksız ürünlerin tüketimini dolaylı yoldan azaltmaya yönelik bir politika olarak değerlendiriliyor.

Hazırlanan taslakta, 'Sağlıklı Hayata Katkı Fonu'nun vergi muafiyetlerine sahip olacağı da vurgulanıyor. Buna göre fon, kurumlar vergisinden muaf tutulacak, gelir ve kurumlar vergisi stopajına tabi olmayacak. Ayrıca damga vergisi, veraset ve intikal vergisi gibi çeşitli finansman yükümlülüklerinden de muaf tutulması planlanıyor. Fonun faaliyetlerinin daha da güçlendirilmesi amacıyla, fona yapılacak nakit bağış ve yardımların da gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesine imkan tanınması öngörülüyor. Cumhurbaşkanı'na ise belirlenen kesinti oranlarını ve tutarlarını yarıya kadar indirme veya iki katına kadar artırma yetkisi verilecek. Bu tutarların her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmesi de taslakta yer alıyor. Fon gelirlerinin, yurt içi ve yurt dışından yapılacak bağışlar, hibeler ve yardımlarla da desteklenmesi planlanıyor.

Toplanan kaynakların kullanım alanları oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Fonun temel amacı, genel sağlığın korunması ve geliştirilmesi olarak tanımlanıyor. Bu doğrultuda, öncelikli olarak okullarda sağlıklı beslenme programlarının yaygınlaştırılması ve okul kantinlerine destek sağlanması hedefleniyor. Çocukluk çağı obezitesi ile mücadele kapsamında taramaların yapılması ve diş sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesi de fonun kullanım alanları arasında yer alıyor. Gıda endüstrisinde şeker oranının azaltılmasına yönelik Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi, tüketicilerin sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla reklam ve tanıtım kampanyalarının yürütülmesi de planlanıyor. Tütün kullanımının önlenmesi ve pasif içicilikle mücadeleye yönelik kampanyalar, belediyelerin park, yürüyüş yolu ve spor alanı gibi halk sağlığını destekleyici projeleri, sağlıklı yaşam merkezlerinin kurulması ve mevcutların kapasitesinin artırılması da fonun destekleyeceği alanlardan bazıları. Ayrıca, mobil sağlık ekipleri aracılığıyla dezavantajlı bölgelerde obezite taramaları ve beslenme eğitimleri verilmesi de öngörülen faaliyetler arasında bulunuyor.

Taslak metinde, doğrudan 'vergi' kelimesi yerine 'sağlık katkı payı' veya 'fon katkısı' gibi ifadelerin kullanılması dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, düzenlemenin bir ceza veya ek yükümlülükten ziyade, bireylerin kendi sağlıkları ve toplum sağlığına yaptıkları bir katkı olarak algılanmasını amaçlıyor. Ancak, bu tür bir düzenlemenin dolaylı olarak şekerli içeceklerin ve sağlıksız atıştırmalıkların fiyatlarını artırarak tüketimi azaltma potansiyeli taşıdığı ve bu yönüyle güçlü bir halk sağlığı politikası aracı olarak değerlendirileceği uzmanlar tarafından belirtiliyor. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, hem bireysel sağlık tercihlerinde hem de genel sağlık harcamalarında önemli değişiklikler olması bekleniyor.

Paylaş

İlgili Haberler