Sahte Gayrimenkul İşlemleriyle Vatandaşlık Kazanan 1070 Kişiye Yönelik Operasyon
İstanbul merkezli olarak başlatılan ve 13 farklı ilde eş zamanlı olarak sürdürülen devasa bir soruşturma, gayrimenkul edinimi üzerinden Türk vatandaşlığı elde etme süreçlerindeki ciddi usulsüzlükleri ortaya çıkardı. Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, yabancıların vatandaşlık elde etmek amacıyla yaptığı emlak alım satım işlemlerinde gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunulduğu bilgisine ulaşıldı. Bu ihbarların ardından harekete geçen emniyet güçleri, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü kayıtları başta olmak üzere, uzman bilirkişi raporları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) analizleri ve diğer resmi belgeler üzerinde titiz bir inceleme başlattı.
Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, Türk vatandaşlığı kazanımı için yasal zorunluluk olan döviz girişinin aslında gerçekleşmediği, yani paranın yurt dışından ülkeye getirilmediği net bir şekilde anlaşıldı. Soruşturma bulguları, gayrimenkul alım satım işlemlerinin, aracı konumundaki şirketler veya doğrudan satıcıların kendi öz kaynakları kullanılarak, sanki gerçek bir yabancı yatırım gibi gösterildiğini ortaya koydu. Dahası, bu işlemler için gerçek piyasa değerinin çok üzerinde gösteren, yanıltıcı ve sahte ekspertiz raporları hazırlandığı tespit edildi. Bu yöntemlerle, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun ilgili maddelerine açıkça aykırı hareket edildiği ve yabancı uyruklu şahıslardan bu yolla haksız ve büyük bir ekonomik çıkar sağlandığı belirlendi.
Bu organize usulsüzlükler zinciri sonucunda, toplamda bin 70 yabancı uyruklu kişinin sahte işlemlerle Türk vatandaşlığı almaya hak kazandığı anlaşıldı. Vatandaşlık başvurularında yatırım yapıldığı izlenimi yaratılan ve toplam değeri 72 milyon 250 bin Amerikan doları olarak gösterilen bu işlemlerin, gerçekte hiçbir karşılığının olmadığı saptandı. Usulsüz yollarla elde edildiği kesinleşen bu vatandaşlıkların iptali için gerekli idari süreçlerin derhal başlatıldığı öğrenildi. Bu durum, gayrimenkul yoluyla vatandaşlık sisteminin kötüye kullanılmasının boyutunu gözler önüne serdi.
Operasyonel süreçte, toplam 88 şüpheli hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma', 'göçmen kaçakçılığı', 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik' gibi ciddi suçlamalarla yakalama emri çıkarıldı. İstanbul merkezli olarak planlanan ve 13 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda, 74 şüpheli şahıs emniyet güçlerince yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda, şüphelilere ait 78 farklı konuttan ve iş yerinden dijital materyallerin yanı sıra, tam 2 bin 11 adet taşınmaz mal, Bağcılar'daki bir otel, 86 adet motorlu araç, 2 adet lüks yat, 42 adet banka hesabı ve 30 adet anonim şirket de polis tarafından kontrol altına alındı. El konulan şirketlere kayyım atanması kararlaştırıldı. Emniyetteki sorguları tamamlanan 74 şüpheliden 26'sı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Geri kalan 48 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.