Sakız Krizi Büyüyor: Gökçek ve Arınç Arasında Davutoğlu Üzerinden Tartışma Alevlendi
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile eski TBMM Başkanı Bülent Arınç arasındaki gerilim, kamuoyunda 'sakız kavgası' olarak bilinen olay üzerinden tırmanmaya devam ediyor. Son olarak, Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun düğün törenine yapılan katılım, iki siyasetçi arasındaki tartışmayı daha da alevlendirdi.
Bülent Arınç, daha önceki bir açıklamasında, Melih Gökçek'in bir adliye ziyareti sırasında ağzında sakız çiğneyerek görüntülenmesini 'utanarak izlediğini' belirtmişti. Arınç, bu durumu, siyasi hayatta belirli bir duruş sergileyen Ahmet Davutoğlu'na duyduğu takdirle karşılaştırmış ve 'Biz siyasi hayatımızda çizdiğimiz yol itibarıyla Ahmet Davutoğlu'nun yanındayız, onu takdir ediyoruz' ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler, Gökçek'in Arınç'ın Davutoğlu'na verdiği desteğe yönelik eleştirilerine zemin hazırladı.
Melih Gökçek ise Arınç'ın bu tavrına sert tepki göstererek, 'Herkes kimin nerede durduğunu iyi görsün' mesajı verdi. Gökçek, Arınç'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve ailesine yönelik hakaret ve iftiralarda bulunan bir kişiyi 'saygın' ilan ederek, oğlunun düğününe katılmasını eleştirdi. Gökçek, bu durumu, siyasi duruşları ve ittifakları sorgulayan bir çıkış noktası olarak değerlendirdi ve 'Herkes kimin nerede durduğunu, kimlerle yan yana geldiğini ve kimlerin alkışından memnun olduğunu iyi görsün' şeklinde konuştu. Bu karşılıklı açıklamalar, kamuoyunda iki siyasetçi arasındaki gerilimin arttığı şeklinde yorumlandı.
Tartışmaya AK Parti'li Metin Külünk de dahil olarak, Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun düğününün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a adeta bir meydan okuma toplantısına dönüştüğünü iddia etti. Külünk, bu durumu geçmişte merhum Necmettin Erbakan'a yapılanlara benzettiğini belirterek, 'Hibrid bir darbe modelinin en önemli siyasi ayaklarıyla karşı karşıyayız' gibi oldukça iddialı ifadeler kullandı. Bu yeni boyut, sakız krizi olarak başlayan olayın, siyasi ittifaklar ve genel siyasi atmosfer üzerinden daha geniş bir tartışmaya dönüştüğünü gözler önüne serdi.