Sanatçı Güllü'nün Ölümü: Roman Havası ve Şoke Eden Detaylar
Gündem

Sanatçı Güllü'nün Ölümü: Roman Havası ve Şoke Eden Detaylar

2

Yalova'da meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, sanatçı Güllü olarak tanınan Gül Tut'un yüksekten düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonuçlandı. Çınarcık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddialara göre, olay gecesi sanatçının evinde bulunan kişilerin, onun sevdiği bir müzik parçasını açarak sanatçıyı belirli bir alana çekme planı yaptığı değerlendiriliyor. Savcılık, bu durumun sanatçıyı tuzağa düşürmek amacıyla kurgulandığı kanaatine ulaştı.

Olayın 26 Eylül 2025 tarihinde gerçekleştiği ve Gül Tut'un 18,17 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi. İddianamede, olay gecesi evde bulunan bir kişinin, Gül Tut'un sevdiği 'Malkata' isimli Roman havasını açtırdığı ve müziği duyan sanatçının da kızının odasına yöneldiği ifade ediliyor. Bu müzik tercihinin, sanatçıyı olay yerine çekmek için bilinçli bir tercih olduğu savcılık tarafından yorumlandı. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelenen ses kayıtları da bu değerlendirmeleri destekler nitelikte. Kayıtlara göre, şüphelinin, sanatçıyı 'Hadi görüşürüz' diyerek kalçasından kavradığı ve ayaklarını yerden keserek pencereden dışarıya doğru ittiği iddia ediliyor.

Soruşturma sürecinde alınan ifadelerde dikkat çekici değişiklikler yaşandı. Olay anında odada bulunan bir görgü tanığı, ilk başta Gül Tut'un alkollü olduğunu ve kendi düşerek vefat ettiğini belirtmişti. Ancak daha sonra ifadesini değiştiren tanık, şüphelinin annesini kavrayarak aşağıya ittiğini söyledi. Tanığın, avukatıyla yaptığı görüşmede, şüphelinin eylemlerinin sonuçlarından kaçınmak istemediği için gerçeği anlattığını ifade ettiği öğrenildi. Gül Tut'un kanında yapılan incelemelerde 3,53 promil alkol tespit edildiği ancak herhangi bir zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı da iddianamede yer alan bilgiler arasında.

Olaydan aylar önce şüphelinin yakın çevresine gönderdiği mesajlar, tasarlayarak adam öldürme suçlamasına delil olarak sunuldu. Bu mesajlarda şüphelinin annesi için 'Bıktım', 'Ölsün', 'Ona büyük bir şey yapacağım' gibi ifadeler kullandığı tespit edildi. Hatta olaydan yaklaşık iki ay önce eski bir arkadaşına 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklinde mesaj attığı belirlendi. Savcılık, bu mesajları şüphelinin eyleme yönelik zihinsel hazırlık sürecinin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Ayrıca, üç farklı tanığın da daha önce şüphelinin kendilerine annesini pencereden atıp öldüreceğini söylediğini aktardığı belirtildi. Olay anına ait ses kayıtlarında ise, Gül Tut'un yere düşmesinden hemen önce üç ayrı darbe sesi duyulduğu saptandı. İlk darbe sesinden sonra odada bulunan iki kişinin yedi saniye boyunca herhangi bir tepki vermemesi veya yardım çığlığı atmaması, olayın ani bir kaza olmadığını düşündüren önemli bulgular olarak kayıtlara geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerde zeminde kayganlaştırıcı madde bulunmadığı, maktulün yükseklik korkusu olduğu ve geri doğru düşmesi için dışarıdan bir müdahalenin gerektiği rapor edildi.

İddianamede, şüphelinin olay sonrasında eski erkek arkadaşından aralarındaki mesajlaşmaları silmesini talep ettiği ve bir televizyon programına katıldığı sırada susması için baskı yaptığına dair iddialar da yer aldı. Şüphelinin, görgü tanığı Sultan Nur Ulu'yu tehdit ederek yanında tutmaya çalıştığı ve kaldıkları otelde yurt dışına çıkış yollarını araştırdığı tespit edildi. Şüphelinin telefonunda uyuşturucu maddelerin vücuttan ne kadar sürede atılacağına ve henüz çözülmemiş cinayet vakalarına ilişkin internet aramaları yaptığı da belirlendi. Yapılan testlerde şüphelilerde herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Paylaş

İlgili Haberler