Sazlıdere Barajı Çevresinde İnşaatlar Yükseliyor: Su Havzası Rant Alanına mı Dönüşüyor?
İstanbul'un gelecekteki su güvenliği açısından büyük önem taşıyan Sazlıdere Barajı'nın çevresinde yaşanan yapılaşma tartışmaları giderek alevleniyor. İçme suyu havzası olarak belirlenmiş ve her türlü yapılaşmaya karşı ciddi önlemlerin alınması gereken bu hassas bölgede, devasa konut projelerinin ve büyük altyapı yatırımlarının hızla hayata geçirildiği gözlemleniyor. Bir yanda 'İçme suyu havzasıdır, yapılaşmaya izin verilmez' uyarılarını taşıyan tabelalar bulunurken, diğer yanda ise yüzlerce konutluk dev blokların inşaatı tüm hızıyla sürüyor. Uzmanların yıllardır dile getirdiği olası risklere ve mevcut tartışmalara rağmen, iktidarın bu kritik su kaynağının etrafındaki inşaat faaliyetlerini durdurmaması dikkat çekiyor.
Söz konusu bölgede yapılan incelemeler, Kanal İstanbul projesinin en kritik unsurlarından biri olan devasa asma köprünün yapımında son aşamaya gelindiğini ortaya koyuyor. Köprünün bağlantı yollarındaki inşaat çalışmalarının da yoğun bir şekilde devam ettiği görülüyor. Bu büyük altyapı projesinin yanı sıra, tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğü alanların yerini hızla şantiyeler, iş makineleri ve toplu konut projeleri alıyor. Güzergah boyunca yükselen konut bloklarının büyük bir kısmında kaba inşaatların tamamlanmış olması, bölgenin adeta bir inşaat alanına dönüştüğünü gözler önüne seriyor. İçme suyu havzasının hemen yanı başında yükselen bu yapılar ve gün boyu aralıksız çalışan hafriyat kamyonları, bölgedeki yoğun inşaat faaliyetlerinin boyutunu gözler önüne seriyor. Kanal İstanbul projesi kapsamında planlanan 45 kilometrelik otoyol bağlantısı için ise 8 farklı seviyede kavşak, 7 viyadük ve bir köprü inşa ediliyor. Yaklaşık 8 milyar lira bedelle yap-işlet-devret modeliyle bir şirkete ihale edilen bu devasa projede, modern teknolojiyle donatılmış ücret toplama sistemlerinin kullanılacağı ve araçların gişelerden hızlı geçişinin sağlanacağı belirtiliyor.
Sazlıdere Barajı çevresindeki bu yoğun yapılaşma ve rant odaklı projelere karşı hukuki mücadele de devam ediyor. Bölgedeki imar planlarına ve yapılaşmaya karşı açılan 9 ayrı dava bulunuyor. Bu davalardan öne çıkanlar arasında, Sazlıdere Barajı'nın içme suyu kullanım oranını sıfıra indirecek kararın iptali istemiyle açılan dava yer alıyor. Bu davada yürütmeyi durdurma talebi reddedilse de esas yargılama süreci devam ediyor. Sazlıbosna-Hacımaşlı bölgesindeki ruhsat iptallerine ilişkin dava İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nde görülmeye devam ederken, Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı kararının iptali istemiyle açılan davada ise daha önce verilen yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasıyla hukuki süreç karmaşık bir hal almış durumda. Sazlıbosna Mahallesi'ndeki bir yıkım kararı ise Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) açtığı dava sonucu iptal edildi ve İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (İSKİ) istinaf başvurusu da kesin olarak reddedildi. Bu hukuki süreçler, bölgedeki yapılaşmanın hukuki zemini hakkında önemli soruları gündeme getiriyor.
Cumhurbaşkanı'nın imzasıyla 15 Eylül 2022 tarihinde alınan bir kararla 'baraj' statüsü kaldırılan Sazlıdere Barajı'nın bulunduğu alanda, dikkat çekici bir çelişki yaşanıyor. Bölgede hala birçok noktada İSKİ tarafından asılmış olan uyarılarda, “Dikkat! İçme suyu havzasıdır. Bu alanda hiçbir yapıya (konteyner, tiny house, karavan vb.) izin verilmemektedir” ifadeleri yer alıyor. Ancak bu tabelaların varlığına rağmen, baraj havzası içerisinde yüzlerce yeni konutun hızla yükselmesi, alınan kararların ve yapılan uyarıların pratikte ne kadar karşılık bulduğu sorusunu akıllara getiriyor. Öte yandan, TOKİ ve Emlak Konut gibi kurumlar tarafından son dönemde gerçekleştirilen ihaleler de dikkat çekiyor. TOKİ, 17 Mart 2025 ile 23 Ekim 2025 tarihleri arasında güzergah boyunca 40 ayrı kamu ihalesi düzenleyerek toplamda 80 milyar liralık sözleşme imzaladı. Emlak Konut ise 2024 yılı içerisinde Kanal İstanbul güzergahındaki Dursunköy'de en az 28.2 milyar liralık konut ve altyapı ihalesine çıktı. Bu ihalelerin büyük bir kısmının, iktidara yakınlığıyla bilinen şirketlere verilmiş olması da ayrı bir tartışma konusu. Emlak Konut'un Arnavutköy'deki Yenişehir Evleri projesinin satış hacminin ise şimdiden 58.8 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor.