Şilili Aktivistler İsrail Gözaltısını Anlattı: İnsanlık Dışı Muamele ve Baskı
Dünya

Şilili Aktivistler İsrail Gözaltısını Anlattı: İnsanlık Dışı Muamele ve Baskı

1

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na dahil olan üç Şilili aktivist, ülkelerine döndüklerinde yaşadıklarını anlattı. Uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından engellenen ve gözaltına alınan aktivistler, yaşadıkları kötü muamele, şiddet ve sistematik baskı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundular. Santiago Uluslararası Havalimanı'nda Filistin davası destekçileri ve ilgili sivil toplum kuruluşları tarafından karşılanan aktivistler, gözaltı süresince maruz kaldıkları insanlık dışı koşulları gözler önüne serdi.

Aktivist Carolina Eltit, gözaltına alındıkları süre boyunca ağır bir şiddete maruz kaldıklarını ve son derece elverişsiz koşullarda tutulduklarını belirtti. İsrailli güvenlik güçlerinin kendilerine uyguladığı baskının boyutlarını anlatan Eltit, şunları ifade etti: "Bir noktada geri dönemeyeceğimizi dahi düşündük. Yaşadığımız baskı son derece ağırdı ve sistematik bir nitelik taşıyordu. Tuvalet kağıdı dahi temin edilemeyen, 190 kişi için sadece tek bir tuvaletin bulunduğu bir alanda, ellerimiz ve ayaklarımız bağlı bir şekilde saatlerce güneşin altında bekletildik. Götürülen bazı kişilerin geri döndüğünde tamamen bitkin, kemikleri kırılmış ve kanlar içinde olduğunu gördük. Ardından bizleri de aynı şekilde, ellerimiz, ayaklarımız bağlı ve başlarımız öne eğik halde 3-4 saat boyunca güneş altında tutarken defalarca İsrail marşı dinletildi." Eltit, İsrail güçlerinin uluslararası sularda gemilere müdahale etmeden önce dahi ateş açmaya başladığını ve teknelerine zorla girerek kendilerini yerlerinden ettiklerini, tamamen ıslanmaları için geminin ön kısmına diktiklerini ve eşyalarına el konulduğunu sözlerine ekledi.

Diğer bir aktivist Claudio Caiozzi ise, tanık oldukları şiddetin Filistinli tutukluların durumunu daha iyi anlamalarına neden olduğunu belirterek, "Filistin halkı ve sayıları neredeyse 9 bini bulan tutuklular, bunu her gün ve bin kat daha kötü bir şekilde yaşıyor." dedi. Caiozzi, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile yaşadığı karşılaşmayı da aktararak, "Bize insan muamelesi dahi yapmadılar. Ben-Gvir ile yaşadığım karşılaşma çok olumsuzdu. Bana doğrudan bakarak, İsrail'in kendilerine ait olduğunu, kimsenin buna engel olamayacağını ve bizim kendi adımıza bir utanç kaynağı olduğumuzu söyledi." şeklinde konuştu. Aktivistler, İsrail'in eylemlerine karşı sessiz kalan Şili hükümetini sert bir dille eleştirerek, hukuki süreci takip edeceklerini vurguladılar.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukayı delmek ve yaşamsal insani yardımı bölgeye ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası yakınlarında, Yunan karasularının hemen dışında İsrail ordusunun uluslararası hukuka aykırı müdahalesiyle karşılaşmıştı. Gazze'ye yaklaşık 600 deniz mili mesafede, uluslararası sularda gerçekleştirilen bu saldırı sırasında İsrail ordusu, 177 aktivisti gözaltına alarak kötü muameleye tabi tutmuştu. Filoya yönelik ikinci müdahale ise 18 Mayıs'ta Gazze'ye doğru uluslararası sularda ilerlerken yaşandı. Bu saldırıda da İsrail ordusu, 44 farklı ülkeden 428 aktivistin bulunduğu toplam 50 tekneden oluşan filoya hukuka aykırı bir şekilde müdahale ederek aktivistleri alıkoydu. Bu filoda ayrıca 78 Türk vatandaşı da bulunmaktaydı. İsrail ordusunun daha önceki yıllarda da benzer müdahalelerde bulunduğu biliniyor; örneğin, Ağustos 2025'te 44'ten fazla ülkeden 500 aktivistin yer aldığı 40'tan fazla tekneyle Gazze'ye yönelen Küresel Sumud Filosu'na karşı benzer bir saldırı gerçekleştirilmişti.

Paylaş

İlgili Haberler