Silivri'de Siyasi Tutuklulara Çay Yasağı: Yeni Kısıtlamalar Tartışma Yarattı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili davada yargılanan ve Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde tutuklu bulunan siyasi mahkumların maruz kaldığı yeni uygulamalar kamuoyunda geniş yankı buldu. Daha önce de gündeme gelen ve tartışmalara yol açan cezaevi koşullarına bir yenisi daha eklendi. Edinilen bilgilere göre, tutukluların nezarethane bölümünde kendilerine çay ikram edilmesinin 'güvenlik' endişeleri gerekçe gösterilerek yasaklandığı öğrenildi.
Bu yeni kısıtlamanın, özellikle uzun süren duruşma maratonları yaşayan mahkumlar üzerindeki fiziki ve psikolojik baskıyı artıracağı yorumları yapılıyor. Yaklaşık iki gün boyunca toplamda 28 saat süren duruşmalara katılmak durumunda kalan mahkumlar, zaten kısıtlı olan imkanlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Dışarıdan kendi imkanlarıyla yiyecek veya içecek getirmeleri mümkün olmayan tutuklular, yalnızca cezaevi yönetimi tarafından sunulan yemeklerle beslenmek durumunda. Bu durum, özellikle uzaktaki şehirlerden (Çorlu, Tekirdağ gibi) getirilen mahkumlar için hayati önem taşıyor.
Silivri Ceza İnfaz Kurumları'na gece geç saatlerde (örneğin gece yarısı 03:00 sularında) getirilen tutuklular, sabahın erken saatlerinde (08:00 civarı) yapılan sayım işlemlerinin ardından yeniden duruşma salonlarına naklediliyor. Bu yoğun ve yorucu tempo göz önüne alındığında, sıcak bir çay ikramının dahi çok görülmesi, mahkumların temel ihtiyaçlarının karşılanması konusundaki endişeleri daha da derinleştiriyor. Güvenlik gerekçesiyle alınan bu tür önlemlerin, mahkumların insani koşullarda tutulması ilkesiyle ne kadar bağdaştığı sorusu da akıllara geliyor.
Bu uygulamanın, daha önceki dönemlerde de zaman zaman gündeme gelen ve mahkum hakları savunucuları tarafından eleştirilen cezaevi politikalarının bir devamı niteliğinde olduğu belirtiliyor. Siyasi tutukluların durumu, hem Türkiye'deki yargı süreçleri hem de cezaevlerindeki yaşam koşulları hakkında önemli tartışmaları da beraberinde getiriyor. Yetkililerden, bu yeni yasağın gerekçeleri ve mahkumların genel durumu hakkında daha detaylı bir açıklama yapılması bekleniyor. Uygulamanın, uluslararası insan hakları standartları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde çağrılar da yapılmaya başlandı.