Sivas'ın 'Küçük Paris'i Yıllar Sonra Harabeye Döndü: Cürek'in Acı Hikayesi
Sivas'ın Divriği ilçesine bağlı Cürek, bir zamanlar hareketli sosyal yaşamı, çağdaş yapıları ve önemli bir maden işletmesine ev sahipliği yapmasıyla bölgenin parlayan yıldızıydı. Yaklaşık 2 bin kişinin yaşadığı ve "Küçük Paris" olarak anılan bu yerleşim yeri, yıllar içinde geçirdiği dönüşümle adeta hayalet bir kasabaya dönüştü. Geçmişte bölgenin ekonomik ve sosyal kalbi olan Cürek, bugün terk edilmiş binaları ve sessiz sokaklarıyla adeta bir zaman kapsülünü andırıyor; adeta Çernobil'in ürkütücü atmosferini çağrıştırıyor.
Cürek'in ihtişamlı günleri, maden işletmesinin faaliyet gösterdiği döneme denk geliyordu. Bu dönemde Cürek, sadece maden işçilerinin barındığı bir yer olmanın ötesinde, kendi içinde tam teşekküllü bir yaşam alanı sunuyordu. İşçiler için konaklama tesisleri, lojmanlar, modern okullar, bir sağlık merkezi, marketler, giyim mağazaları, bir sinema salonu ve çeşitli sosyal tesisler barındırıyordu. Ayrıca, çalışanların ve ailelerinin günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere depolar, fırınlar, bir telefon santrali, memur pansiyonları ve idari binalar da yerleşimin altyapısını oluşturuyordu. Eğitimden alışverişe, kültürel etkinliklerden sportif aktivitelere kadar hayatın her alanında imkanlar sunan Cürek, adeta kendi kendine yetebilen bir metropoldü.
Yerleşimin geçmişini özel kılan unsurlardan biri de sunduğu sosyal olanaklardı. Cürek'te bulunan yüzme havuzu, tenis kortları ve çeşitli spor alanları, sakinlere keyifli vakit geçirme imkanı sunuyordu. Yaz aylarında havuz kenarında serinleyen çocuklar, düzenlenen yüzme yarışmalarına katılan gençler ve akşamları sosyal tesislerde aileleriyle bir araya gelen insanlar, Cürek'in canlı ve dinamik yaşamının ayrılmaz bir parçasıydı. Havuzda düzenlenen yaş gruplarına özel yarışmalar ve başarılı sporculara verilen madalyalar, bölgedeki spor ruhunu canlı tutuyordu. Akşamları havuzun restoranında yemek yiyen insanlar, sohbet ederek sosyalleşiyordu. Sinema salonu ve lokal de, çalışanların ve ailelerinin bir araya gelip keyifli vakit geçirdikleri önemli mekanlar arasındaydı. Resmi bayramlar ise, çam ağaçlarının süslediği bir alanda, Atatürk büstünün bulunduğu bölümde coşkuyla kutlanıyordu.
Cürek'teki değişim süreci, maden işletmesinin özelleştirilmesi ve bölgedeki iş imkanlarının giderek azalmasıyla hız kazandı. Zamanla, çalışanların önemli bir kısmı emekli olup başka şehirlere göç ederken, kimileri de yeni iş fırsatları aramak üzere farklı kentlere yerleşti. Cürek Köyü Muhtarı İhsan Aydoğan'ın ifadelerine göre, özelleştirme sonrası işletmenin bölgeye olan ilgisinin kaybolmasıyla birlikte, 2003 yılından itibaren yerleşim bu duruma gelmeye başladı. Nüfusun azalmasıyla birlikte binalar ve sosyal yaşam alanları işlevlerini yitirerek zamanla metruk hale geldi. Bir zamanlar binlerce kişinin yaşadığı bu canlı yerleşim, yerini sessizliğe ve geride kalan anılara bıraktı. İlçe sakinlerinden Garip Ördek de Cürek'in geçmişteki popülerliğini ve sanatçıların bile ziyaret ettiği bir yer olduğunu belirterek, "Küçük Paris" olarak anılan bu yerin şimdiki ıssızlığına rağmen havasının güzel olduğunu dile getirdi. Bugün Cürek, geçmişteki canlılığından çok uzak, harabeye dönmüş yapıları ve boşalan arazileriyle hüzünlü bir tablo çiziyor.