Sivas'ta Yukarı Tekke Kayalıkları Güçlendiriliyor: Yüzde 90 Tamamlama
Gündem

Sivas'ta Yukarı Tekke Kayalıkları Güçlendiriliyor: Yüzde 90 Tamamlama

2

Sivas'ın tarihi ve manevi açıdan büyük önem taşıyan turizm destinasyonlarından Yukarı Tekke Kayalıkları'nda, can ve mal güvenliğini tehdit eden kaya düşmesi, erozyon ve olası asayiş sorunlarına karşı hayata geçirilen kapsamlı 'Yukarı Tekke Kaya Islah Projesi'nde fiziksel ilerleme yüzde 90 seviyesine ulaştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda yürütülen ve hibrit mühendislik prensiplerinin uygulandığı bu dev proje, planlandığı üzere eylül ayı içerisinde tamamlanarak bölgeyi güvence altına almayı hedefliyor.

Kent merkezinde yer alan ve Emeviler döneminden kalma önemli bir şahsiyet olan Abdulvahap Gazi'nin türbesi ile tarihi mezarlıkları barındıran, yaklaşık 52 metre yüksekliğindeki sembolik alan, zamana karşı adeta bir zırha bürünüyor. Kaya ıslahı ve zemin güçlendirme çalışmalarının hızla ilerlediği projede, uzman ekipler tarafından titizlikle yürütülen çalışmalar sayesinde kayaların yüzeyine özel çelik tel ağlar örülerek, zeminin sağlamlığı kademeli kaya dolgu yöntemleriyle artırılıyor. Bu sayede, olası çökme ve düşme riskleri minimize edilerek bölgenin uzun vadeli güvenliği sağlanıyor.

Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle artan aşırı yağışlar ve yoğun kar yağışı gibi olumsuz hava koşulları, Yukarı Tekke Kayalıkları'nın yapısını olumsuz etkileyerek kaya düşmesi riskini ciddi boyutlara taşıdı. Bu durum, hem bölgedeki yerleşim alanlarını hem de kamu binalarını tehdit eder hale geldi. Bu kritik duruma müdahale etmek amacıyla başlatılan proje, Sivas Valiliği, İl Özel İdaresi, Sivas Belediyesi ve Devlet Su İşleri (DSİ) 19'uncu Bölge Müdürlüğü gibi kurumların iş birliğiyle yürütülüyor. Proje kapsamında, erozyon ve aşınma nedeniyle kayma ve düşme tehlikesi taşıyan şevler, profesyonel dağcılar tarafından temizlenerek özel güvenlik önlemleriyle donatıldı.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, projenin hibrit bir modelle farklı mühendislik yaklaşımlarını bir araya getirdiğini belirtti. Tatar, “Önümüzde yaklaşık 7,50 metre taban oturumu, 4,20 metre üst genişliği ve 7,5-8 metre yüksekliği bulunan, 100 metreyi aşan uzunlukta devasa bir gabion duvar inşa ettik. Bu duvar, esas ana koruyucu yapımızı oluşturuyor. Kayaların düşmesini önlemek amacıyla özel çelik örgü ve bohçalama tekniklerini de uyguladık. Çalışmalar sırasında, 'jips' olarak bilinen alçı taşından kaynaklanan obruklar ve boşluklar tespit ettik. Bu alanları epoksi uygulamasıyla güçlendirdik ve serbest durumdaki riskli kaya parçalarını öğüterek temizledik” açıklamasında bulundu. Tatar, ayrıca bölgedeki intihar vakalarının da göz önünde bulundurularak gerekli düzenlemelerin yapılacağını ve proje tamamlandıktan sonra Abdulvahabi Gazi Camisi ile çevresinin de restore edileceğini sözlerine ekledi.

Projenin teknik danışmanlığını üstlenen Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, bölgenin benzersiz jeolojik yapısının projenin zorluklarını artırdığını vurguladı. Gökçeoğlu, “Buradaki jips kayası, kalsiyum sülfat içeriği nedeniyle suyu görünce eriyebilen bir yapıya sahip. Daha da önemlisi, çimentoya karşı son derece reaktif bir malzeme. Görünmeyen alanlarda bile çimento kullanılsa, onu parçalayarak tutmaz. Bu nedenle projenin yürütülmesi, estetik kaygıları koruyarak riski azaltmak adına büyük zorluklar barındırıyordu. Sahada 10-15 farklı proje alternatifi üzerinde detaylı çalışmalar yürüttük ve nihayetinde bu hibrit modeli hayata geçirme kararı aldık” dedi. Öte yandan, bölgenin manevi değerini korumak adına cami ve çevresine yerleştirilecek sensörler sayesinde herhangi bir hareketlilik 7/24 izlenecek.

Paylaş

İlgili Haberler