Süleymancı Lideri Kuriş'in Serveti ve Yapılanması Mercek Altında
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü geniş çaplı bir soruşturma, 'çıkar amaçlı suç örgütü' kurma, kara para aklama ve dolandırıcılık gibi ciddi iddialarla karşı karşıya kalan Süleymancıların lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş ve etrafındaki yapılanmayı mercek altına aldı. Yapılan operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden 32'sinin tutuklanmasıyla soruşturmanın ciddiyeti gözler önüne serildi. Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, Alihan Kuriş'in, 17 farklı bölge sorumlusu ve 16 ayrı komisyon aracılığıyla karmaşık bir yapı yönettiği iddia ediliyor. Ancak Kuriş, savcılık ifadesinde bu iddiaları reddederek, söz konusu görev tanımlarını sadece 'sosyal çevre' olarak nitelendirdi.
Kuriş, soruşturma kapsamında verdiği ifadede dikkat çekici detaylara yer verdi. Kişisel bir cep telefonu hattının bulunmadığını belirten Kuriş, iletişimlerini ofis hattı üzerinden yürüttüğünü ancak bu konuda net bir hafızaya sahip olmadığını dile getirdi. Operasyonel talimatlar verdiği yönündeki iddialara ise aile üyelerinin telefonları üzerinden bağlantı kurduğunu savunarak yanıt verdi. Yapılanmada kilit rol oynadığı belirtilen Mehmet Akbacakoğlu ile ilişkisine dair sorulan sorulara Kuriş, kendisini sadece bir ayakkabı dükkanından alışveriş yaparken tanıdığını ve başka hiçbir ticari bağı olmadığını ileri sürdü. Savcılık kayıtlarına göre Akbacakoğlu'nun, Kuriş'in en yakın çevresinde yer alan ve lobicilik faaliyetlerini organize eden kilit bir isim olduğu belirtiliyor.
Soruşturma dosyasında adı geçen ve yapılanmada önemli görevler üstlendiği iddia edilen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze gibi isimler hakkında da Kuriş'in ifadesi alındı. Kuriş, bu kişileri 'Hocaefendi' olarak tanımlayarak, kendilerini sosyal çevresinden tanıdığını ve herhangi bir ticari alışverişlerinin bulunmadığını savundu. Öte yandan, Kuriş'in lüks yaşam tarzı ve evinden çıkan yüklü miktardaki altın ve ziynet eşyası dikkat çekti. Bu durumu 'düğün takısı ve aile birikimi' olarak açıklayan Kuriş, beyan ettiği aylık gelirinin 380 bin Türk Lirası olduğunu belirtti. Tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut'u ise evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği bir kişi olarak tanımladı. Osman Aslanali adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senedin ise gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışının teminatı olduğunu ifade etti.
Soruşturma derinleştikçe, firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş'in adreslerinde yapılan aramalarda kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın ele geçirilmesi, soruşturmanın boyutunu daha da artırdı. Alihan Kuriş, kendisini dini bir lider olarak tanıtarak, 'Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Kimseye emir ve talimat vermedim' şeklinde bir savunma yaptı. Dosyada yer alan bilgilere göre, Kuriş ailesinin üzerine kayıtlı 191 adet gayrimenkul bulunduğu, yapılanmanın Almanya'nın Köln şehrinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa ettiği ve 100 milyar Türk Lirası'nın üzerinde bir kaynağın yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi. Ayrıca, geçen yıl içerisinde 82 farklı dernek aracılığıyla 7.2 milyar Türk Lirası tutarında kayıt dışı gelir elde edildiği iddiaları da soruşturma dosyasında yer alıyor.