Süresiz Nafaka Dönemi Sona Eriyor: Hakim Kararı Esas Alınacak
Türkiye'de uzun yıllardır tartışma konusu olan süresiz nafaka uygulamasına son verilmesi için önemli bir adım atılıyor. Adalet Bakanlığı ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin hukukçu kurmayları tarafından hazırlanan 13. Yargı Paketi taslağı, bu konuda köklü değişiklikler öngörüyor. Meclis'in yeni yasama döneminde gündeme getirilmesi beklenen düzenlemeyle birlikte, mevcut süresiz nafaka sisteminin yerini, hâkimin takdirine bırakılan süreli nafaka uygulaması alacak.
Yeni sistemde nafaka süresinin belirlenmesinde birden fazla kritere dikkat edilecek. Taslağa göre, nafaka ödemesinin ne kadar süreceğine karar verilirken, tarafların her birinin mevcut ekonomik durumu, boşanma davasındaki kusur oranları ve evliliğin genel süresi gibi faktörler detaylı bir şekilde incelenecek. Özellikle, ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duramayacak durumda olan ve başka hiçbir gelir kaynağı bulunmayan kadınların mağduriyetini önlemek amacıyla, hâkimler hakkaniyete uygun olarak daha uzun süreli nafaka ödenmesine hükmedebilecek. Ancak bu durum, mevcut süresiz uygulamanın aksine, somut olayın koşullarına göre değerlendirilecek.
Yargı paketinin getirmesi beklenen bir diğer önemli yenilik ise boşanma davalarının hızlandırılmasına yönelik. Mevcut uygulamada, boşanma davası ile birlikte görülen nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konuların ayrılması planlanıyor. Bu ayrım sayesinde, temel boşanma süreçlerinin ortalama 2 ila 3 ay gibi daha kısa sürelerde sonuçlandırılması hedefleniyor. Nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konular ise ayrı dava süreçleri olarak yürütülecek. Bu düzenlemenin temel amacı, yıllarca sürebilen ve taraflar üzerinde büyük ekonomik ve psikolojik yük oluşturan çekişmeli boşanma davalarını daha etkin bir hale getirmek ve yargılama süreçlerini kısaltmaktır.
Mal paylaşımı konusunda da önemli bir süre kısıtlaması getirilmesi öngörülüyor. Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından mal paylaşımı davası açmak için tanınan 10 yıllık süre, yeni düzenlemeyle 5 yıla indirilecek. Bu süre zarfında dava açmayan kişilerin, mal paylaşımı konusundaki haklarından feragat etmiş sayılacağı belirtiliyor. Öte yandan, pakette sosyal medya kullanımına yönelik de düzenlemeler yer alıyor. Sahte hesapların ve kimliksiz kullanımın önüne geçmeyi hedefleyen bu düzenlemelerle, sosyal medya platformlarına kimlik doğrulama mekanizmaları kurma zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Türkiye'de dijital ortamda işlenen suçlarla mücadeleyi güçlendirmeyi amaçlayan bu adımla birlikte, gerekli görülen durumlarda mahkemeler siber güvenlik birimlerinden kullanıcı kimlik bilgilerini talep edebilecek. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından bir geçiş süreci öngörülüyor ve bu süre zarfında kimlik doğrulaması yapmayan hesapların kapatılması gündeme gelebilir.