Tapu Dolandırıcılığında Yeni Yöntem: Vatandaşları Tuzak Kuruyorlar
Son dönemde emlak sektöründe artan dolandırıcılık vakaları, vatandaşları tedirgin etmeye devam ediyor. Özellikle sosyal medya platformları üzerinden yayılan sahte ilanlar aracılığıyla kaparo adı altında yüklü miktarda paranın suiistimal edildiği vakalar sıkça gündeme gelirken, dolandırıcıların yeni ve daha sinsi bir yönteme başvurduğu ortaya çıktı. Tapu sahiplerinin bilgilerini kullanarak, vatandaşları ikna edici senaryolarla kandıran bu şebekeler, imzalatılan yanlış belgelerle kişilerin mağduriyetine yol açıyor. Emlak piyasasındaki ilanların elektronik ortamda denetim altına alınması ve resmi portallarda doğrulama sistemlerinin devreye girmesiyle birlikte, suçluların dikkatini yetkisiz platformlara yönelttiği gözlemleniyor.
Yetkili olmayan kişilerin, sosyal medya ve çeşitli mesajlaşma uygulamaları üzerinden kendi kurallarını oluşturarak sistemsel boşluklardan faydalandığı belirtiliyor. Taşınmaz ticareti konusunda yetki belgesine sahip işletmelerin, sahip oldukları ilan numarası ve yetki belgeleriyle sosyal medyada ilan paylaşabilmeleri bir nebze denetim sağlasa da, sistemdeki bazı istisnai durumlar haksız rekabeti ve dolandırıcılık faaliyetlerini kolaylaştırıyor. Özellikle eski Türk vatandaşlığına sahip olanlar veya kooperatif ortaklığı gibi durumlarda, ilanların tek taraflı beyanlarla sisteme girilebilmesi, yetkisiz kişilerin bu taşınmazları pazarlamasına zemin hazırlıyor. Bu durum, gayrimenkul alım satım süreçlerinde ciddi riskler barındırıyor ve alıcıların dikkatli olmasını gerektiriyor.
Uzmanlar, sosyal medya üzerinden karşılaşılan emlak ilanlarındaki sahte profiller ve yetkisiz kişilerin sunduğu cazip teklifler konusunda alıcıları şiddetle uyarıyor. Dolandırıcıların, yüksek ikna kabiliyetleri sayesinde insanları kolayca kandırabildiğini belirten sektör temsilcileri, her türlü işlem öncesinde kimlik doğrulamasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. İlanı veren kişinin veya satış sürecine aracılık eden kişinin, tapu kayıtlarında ismi geçen mülk sahibi ile aynı kişi olduğundan emin olunması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, internet üzerindeki müşteri yorumlarının incelenmesi, bölgede tanınan ve güvenilirliği kanıtlanmış emlak firmalarının tercih edilmesi, bireysel ilanlarda ise mülkiyet hakkı araştırması yapılmadan kesinlikle kaparo veya ön ödeme yapılmaması gerektiği konusunda ciddi uyarılarda bulunuluyor.
Piyasa değerinin çok altında sunulan ve adeta “kelepir” olarak nitelendirilen gayrimenkul ilanlarına karşı son derece dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor. Emsallerine göre olağanüstü düşük fiyatlarla sunulan bu tür ilanların, yüksek dolandırıcılık riski taşıdığına dikkat çekiliyor. Gayrimenkul alım ve satım işlemlerinde, yetkili ve güvenilir emlak işletmeleriyle çalışmanın, ödenecek komisyon bedelinin çok daha ötesinde bir işlem güvenliği sağladığına vurgu yapılıyor. Tarafların, tapu dairesine gitmeden veya herhangi bir sözleşme imzalamadan önce tüm belgeleri titizlikle ve çapraz kontrol yöntemleriyle incelemesi gerektiği konusunda ısrarcı olunuyor. Sosyal medyada güvenilirlik algısı yaratmak amacıyla hazırlanan sahte yetki belgeleri ve kimlik beyanlarına inanarak imza atan veya resmi işlemleri başlatmak adına bağlayıcı taahhütlerde bulunan alıcıların, geri dönüşü olmayan büyük mağduriyetler yaşayabileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle, tapu tescil veya ön satış sözleşmesi aşamasında, belgedeki mülk sahibi ismi ile karşınızdaki kişinin kimlik bilgilerinin tam olarak eşleştiğinden emin olunmadan hiçbir belgeye imza atılmaması ve resmi bir işlem başlatılmaması gerektiği bir kez daha önemle hatırlatılıyor.