Tapu Dolandırıcılığında Yeni Yöntemler: Dikkat Edilmesi Gerekenler
Gündem

Tapu Dolandırıcılığında Yeni Yöntemler: Dikkat Edilmesi Gerekenler

1

Son dönemlerde gayrimenkul piyasasında yaşanan hareketlilik, dolandırıcıların da yeni taktikler geliştirmesine neden oldu. Özellikle sosyal medya platformlarında ortaya çıkan sahte ilanlar ve manipülatif bilgiler aracılığıyla vatandaşların tapu bilgilerinin suistimal edilmesiyle başlayan dolandırıcılık vakaları, emlak sektöründe büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Emlak ilanlarının sosyal mecralarda yeniden boy göstermesiyle birlikte, bu tür yasa dışı faaliyetlerin riski de tırmanışa geçti. Vatandaşların birikimlerini korumak adına, bu tür dolandırıcılık yöntemlerine karşı bilinçli ve dikkatli olmaları büyük önem taşıyor.

Emlak sektöründe daha fazla şeffaflık ve güvenilirlik sağlamak amacıyla hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) gibi düzenlemeler, resmi emlak portallarındaki ilanları denetim altına almayı hedeflerken, dolandırıcıların bu sistemlerin dışına çıkarak sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden faaliyet göstermeye devam ettiği gözlemleniyor. Sektör temsilcileri, konut veya arsa almayı düşünen kişileri, sosyal mecralarda karşılarına çıkabilecek sahte profillere ve yetkisiz kişilerce verilen ilanlara karşı şiddetle uyarıyor. Doğrulama sistemlerinin sektöre bir disiplin getirdiği kabul edilmekle birlikte, sosyal medya üzerindeki denetim boşluklarının kötüye kullanıldığına dair endişeler dile getiriliyor.

Taşınmaz ticareti alanında yetki belgesine sahip olan işletmelerin, belirli bir ilan numarası ve yetki belgeleriyle sosyal medyada ilan paylaşabilmeleri mümkün. Ancak, mevcut sistemdeki bazı istisnai durumlar, ne yazık ki haksız rekabete ve dolandırıcılık faaliyetlerine zemin hazırlayabiliyor. Özellikle eski T.C. vatandaşları veya kooperatif ortaklıkları gibi özel durumlarda, ilanların sadece tek taraflı bir beyanla sisteme girilebilmesi, yetkisiz kişilerin taşınmazları pazarlamasına olanak tanıyor. Bu durum, alıcıların gerçek mal sahibi ile iletişime geçme konusunda yanıltılmasına ve dolandırıcıların ağına düşmesine yol açabiliyor. Bu nedenle, ilan veren kişinin kimliği ile tapu üzerindeki mal sahibinin kimliğinin eşleşip eşleşmediğini doğrulamak hayati önem taşıyor.

Sosyal medyada karşılaşılan ilanların gerçeğinden ayırt edilmesinin, özellikle teknolojiye uzak veya bu tür dolandırıcılık yöntemleri hakkında yeterli bilgi sahibi olmayan tüketiciler için oldukça zorlayıcı olduğu belirtiliyor. Dolandırıcılık girişimlerinde, faillerin yüksek ikna kabiliyetleri ve güven uyandıran yöntemleri sayesinde alıcıları kandırmayı başardıkları görülüyor. Bu noktada, herhangi bir işlem öncesinde kimlik doğrulamasının titizlikle yapılması büyük önem arz ediyor. İlanı veren veya satış sürecine aracılık eden kişinin, tapu senedinde kayıtlı hak sahibi ile aynı kişi olup olmadığının mutlaka teyit edilmesi gerekiyor. Ayrıca, internet üzerindeki müşteri yorumları incelenerek firmanın güvenilirliği hakkında fikir edinilmeli ve faaliyet gösterdiği bölgede tanınan, referanslı emlak firmaları tercih edilmelidir. Sahibinden yapılan bireysel ilanlarda ise, mülkiyet hakkı araştırması yapılmadan kesinlikle kaparo veya herhangi bir ön ödeme gönderilmemelidir.

Piyasa değerinin çok altında sunulan gayrimenkul ilanlarına karşı aceleci davranmamak gerektiğini ifade eden uzmanlar, fiyatı emsallerine göre olağanüstü derecede düşük tutulan ilanların yüksek risk taşıdığına dikkat çekiyor. Gayrimenkul alım satım süreçlerinde yetkili ve güvenilir emlak işletmeleriyle çalışmanın, ödenen komisyon bedelinin çok ötesinde bir işlem güvenliği sağladığı vurgulanıyor. Bu tür dolandırıcılık vakalarında mağduriyet yaşamamak adına, alıcıların mutlaka profesyonel destek alması ve ilan detaylarını titizlikle incelemesi öneriliyor.

Gayrimenkul alım satım süreçlerinde, tarafların tapu dairesine gitmeden veya herhangi bir sözleşme imzalamadan önce tüm belgeleri titizlikle ve çapraz kontrol yöntemleriyle incelemesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar, söz konusu belgelerdeki bilgilerin doğruluğundan emin olunması gerektiğini belirtiyor. Sosyal medya üzerinden güvenilirlik algısı yaratmak amacıyla hazırlanan sahte yetki belgeleri ve yanıltıcı kimlik beyanlarına kanarak imza atan veya resmi süreçleri başlatmak adına bağlayıcı taahhütlerde bulunan alıcıların, geri dönülmez mağduriyetler yaşama riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle, tapu tescil veya ön satış sözleşmesi gibi resmi aşamalarda, belgede yer alan mülk sahibi ismi ile karşınızdaki kişinin sunduğu kimlik bilgilerinin birebir örtüştüğünden emin olunmadan kesinlikle hiçbir belgeye imza atılmamalı ve resmi işlem başlatılmamalıdır. Bu tür dolandırıcılık yöntemlerine karşı alınacak önlemler, vatandaşların hem maddi hem de manevi olarak korunmasını sağlayacaktır.

Paylaş

İlgili Haberler