Tarihi Eserler Hollywood Galasında: Zendaya'nın Küpeleri Tartışma Yarattı
Dünya

Tarihi Eserler Hollywood Galasında: Zendaya'nın Küpeleri Tartışma Yarattı

7

Ünlü oyuncu Zendaya, son dönemin merakla beklenen yapımlarından Christopher Nolan'ın yönettiği "The Odyssey" filminin Londra'daki görkemli galasında taktığı küpelerle uluslararası bir tartışmanın fitilini ateşledi. Filmde Tanrıça Athena karakterini canlandıran Zendaya'nın, M.Ö. 700 yılına ait olduğu belirtilen ve kökeni İran'a dayanan tarihi eserlerden yapılmış küpeleri tercih etmesi, sanat tarihi ve arkeoloji çevrelerinde büyük bir yankı uyandırdı. Bu durum, tarihi ve kültürel mirasın korunması, sergilenmesi ve kullanımı konularında ciddi etik soruları gündeme getirdi.

Zendaya'nın göz kamaştıran görünümünün bir parçası olan bu özel küpelerin, Londra merkezli Barron London galerisine ait olduğu bilgisi paylaşıldı. Galeriden yapılan resmi açıklamada, söz konusu eserlerin 2025 yılında mücevherci Glenn Spiro'nun koleksiyonundan temin edildiği ve kökenlerinin 1940'ların sonunda Kuzeybatı İran'da bulunan Ziwiye hazinesine dayandığı ifade edildi. Bu hazinenin, 1947'de çobanlar tarafından keşfedildiği ancak sonrasında yağmalanarak dağıldığı biliniyor. Altın, gümüş, bronz ve pişmiş toprak gibi değerli materyallerden oluşan definenin parçalarının, 1960'lı yıllardan itibaren uluslararası antikacılık piyasasında yerini aldığı ve günümüzde çeşitli müzeler ile özel koleksiyonlarda bulunduğu anlaşılıyor.

Arkeolog ve yapımcı Dr. Annelise Baer, yaşanan bu olayın temelinde yatan asıl sorunun, küpelerin kökeninin yağmalanmış tarihi eserlere dayanması olduğunu vurguladı. Zendaya'nın bu takıları bir film galası gibi geniş kitlelerin takip ettiği bir etkinlikte kullanmasının, meselenin aniden kamuoyunun dikkatini çeken bir gündem maddesi haline gelmesine neden olduğunu belirtti. Bu durum, tarihi eserlerin sadece estetik birer obje olarak görülüp kullanılmasına yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi. İran doğumlu tanınmış sanat tarihçisi ve Courtauld Enstitüsü Profesörü Suzan Babayi de konuya sert tepki göstererek, ünlü isimleri giydiren ve aksesuar seçimlerini yapan ekiplerin, kültürel hassasiyet ve tarihi miras konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını savundu. Babayi, bu tür objelerin sıradan takılar olmadığını, insanlığın ortak hafızasının bir parçası ve manevi değeri haiz unsurlar olduğunu hatırlatarak, bu şekilde kullanılmalarının eserlerin asıl anlamını ve değerini ortadan kaldırdığına dikkat çekti.

Barron London galerisi ise kendi savunmasını yaparak, küpelerin belgelenmiş kökenlerine sadık kalındığını ve tüm yasal prosedürlere uygun şekilde korunduğunu iddia etti. Galeriden yapılan açıklamada, küpelerin ödünç verilmesindeki amacın ticari bir çıkar gözetmek olmadığı, aksine antik Pers kuyumculuk sanatını tanıtmak ve İran'ın zengin kültürel mirasına dikkat çekmek olduğu belirtildi. Ancak Profesör Babayi, bu tür tarihi eserlerin, özellikle savaşlar nedeniyle kültürel alanlarının zarar gördüğü bir dönemde, bir film tanıtım etkinliğinde sergilenmesinin zamanlamasının da son derece talihsiz olduğunu sözlerine ekledi. Bu olay, küresel çapta tarihi eserlerin ticareti, korunması ve kültürel duyarlılık konularında daha sıkı denetimler ve daha bilinçli yaklaşımlar gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Paylaş

İlgili Haberler