Tasfiyedeki Yatırım Fonları İçin Yeni Kanun: Ödemeler Başlıyor
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) daha önce tasfiyesine karar verdiği bazı yatırım fonlarına yönelik önemli bir düzenleme hayata geçti. Söz konusu fonlara ilişkin yeni kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu adım, tasfiyesi henüz tamamlanmamış olan bu fonların süreçlerini daha adil, şeffaf ve etkin bir şekilde yönetmeyi hedefliyor. Kanunun temel amaçları arasında, fonların varlıklarından hukuka aykırı yollarla eksiltilen değerlerin yeniden kazandırılması ve bu durumdan kaynaklanan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi yer alıyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, yatırımcılara ara ödeme yapılmasına imkan tanınıyor. Fonların tasfiye süreçlerinin nasıl yürütüleceği ve geri kazanılan tutarların hak sahiplerine nasıl dağıtılacağına dair esaslar bu kanunla netleştirildi. Belirlenecek olan SPK'ya bağlı fonlarda, tasfiye sürecindeki nakit imkanları göz önünde bulundurularak yatırımcılara azami 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilecek. Eğer bir yatırımcının fon içindeki net yatırım tutarı 1 milyon liranın altındaysa, bu tutarı aşmayacak şekilde bir ödeme gerçekleştirilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon lira veya üzerinde olan yatırımcılar için ise bu ara ödeme üst sınırı 1 milyon lira olarak belirlendi. Ancak, para piyasası fonları dışındaki fonlarda yapılacak ara ödemeler, kanunda belirtilen diğer kısıtlamalara da tabi olacak. Yapılacak ara ödemeler, yatırımcının nihai tasfiye alacağından düşülecek.
Ara ödeme yapılacak fonların hangileri olacağı ve ödemelerin nasıl uygulanacağına dair usul ve esaslar Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek. Eğer tasfiye sürecindeki fon varlığının nakit miktarı, yatırımcıların toplam alacaklarını karşılamaya yetmezse, Kurul, net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcılardan başlayarak ödeme yapılması yönünde karar alabilecek. Ayrıca SPK, tüm yatırımcılar için geçerli olacak asgari bir ara ödeme tutarı belirleme yetkisine de sahip olacak. Bu yeni kanun, daha önce Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilmiş ancak fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının belirlenememesi gibi nedenlerle gerçekleştirilemeyen satış talimatlarını da kapsama aldı. Bu durumdan etkilenen ve katılma payları bloke edilen yatırımcılar, fonun pay sahibi olarak kabul edilecek ve tasfiye hükümlerinden yararlanabilecek.
Fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen meblağın, yatırımcıların toplam alacaklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, net yatırım tutarının hesaplanmasında enflasyonun etkisi de göz önünde bulundurulacak. Yatırımcıların fonlara yaptıkları nakit girişleri ve fonlardan yaptıkları nakit çıkışları, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması alınarak güncellenecek. Bu hesaplamaların merkezi kayıt kuruluşu olan Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yapılması öngörülüyor. Kanun ayrıca, fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan paraların geri alınmasını ve fonların uğradığı zararların sorumlulardan tazmin edilmesini de hükme bağlıyor. Bu zararlardan öncelikle fonun yöneticisi veya kurucusu olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Eğer bu şirketlerden zararların tamamı veya bir kısmı tahsil edilemezse, sorumluluk SPK tarafından belirlenecek diğer gerçek ve tüzel kişilere yönelecek. Bu süreçte Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) da sorumluların malvarlıkları üzerindeki takip ve tahsil işlemlerini yürütebilecek. Kanun kapsamında, soruşturmalar neticesinde el konulan ve fonlara iadesi mümkün olan varlıkların da yetkili mahkeme kararıyla fonlara aktarılmasına olanak tanınıyor. TMSF bünyesinde oluşturulacak geri kazanım hesaplarında toplanacak bu tutarlar, fonların tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılacak. Tasfiyesi sona eren fonlarda geri kazanılan paralar ise Yatırımcı Tazmin Merkezi aracılığıyla pay sahiplerine dağıtılacak. Resmi Gazete'de yer alan bu kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmiş bulunuyor ve ilgili tarihte tasfiyesine karar verilmiş olup henüz tamamlanmamış fonları kapsıyor.