TRT Dizisindeki Tarihi Hata Çin'i Ayağa Kaldırdı: Fatih Sultan Mehmed ve Yarkand Hanlığı Karıştı
TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşan 'Mehmed: Fetihler Sultanı' adlı televizyon dizisi, son bölümündeki tarihsel anlatım hataları nedeniyle uluslararası bir krizin fitilini ateşledi. Dizinin 66'ncı bölümünde, 1514 yılında kurulmuş olan Yarkand Hanlığı'ndan bir heyetin, 1451-1481 yılları arasında hüküm sürmüş olan Fatih Sultan Mehmed'i ziyaret ettiği sahne, Çin Halk Cumhuriyeti'nin sert tepkisine yol açtı. Dahası, bu heyetin sözcüsü olarak gösterilen ve tarihsel olarak Yarkand Hanlığı ile bir bağı bulunmadığı belirtilen ünlü Timurlu şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai'nin durumu da tartışmaları alevlendirdi. Bu gelişmeler, TRT'nin geçmişte de Osmanlı ve Selçuklu dönemlerini konu alan yapımlardaki tarihsel doğruluk konusundaki eleştirilerini yeniden gündeme getirdi.
Dizinin ilgili bölümünde, bölümün 43 ila 50'nci dakikaları arasında yer alan bir sahnede, Ali Şir Nevai'nin kendisini Doğu Türkistan'daki Yarkand Hanlığı'ndan gelen bir temsilci olarak tanıttığı ve Fatih Sultan Mehmed'e hitaben, "Çin, kudretiyle erkeklerimizi köle, kızlarımızı ise cariye etmeye karar kılmıştır. Orada yalnız korku vardır" şeklinde ifadeler kullandığı görülmektedir. Bu anlatım, özellikle Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türkleri arasında büyük bir öfkeye neden oldu. Bölümün başında yer alan "Bu hikâye ve karakterler, tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır" şeklindeki uyarıya rağmen, dizide kendi topluluklarına ve Çin halkına yönelik gerçeği yansıtmayan, aşağılayıcı ve hakaret içeren ifadelerin kullanıldığını savunan Uygur Türkü Mahmut Yakup, hukuki yollara başvurma kararı aldı. Yakup, Çin Hukuk Bürosu aracılığıyla ilgili makamlara şikayette bulundu.
Bu şikayet üzerine harekete geçen hukuk bürosu, hazırladığı detaylı belgelerle birlikte TRT Genel Müdürü Muhammed Ziyad Varol, TRT Genel Müdürlüğü, yapım şirketi Miray Yapım, yapımcı Eyüp Gökhan Özekin ve senarist Ozan Bodur'a resmi bir ihtarname gönderdi. İhtarnamede, dizide sunulan bilgilerin tarihsel gerçeklerle örtüşmediği ve kamuoyunun yanlış yönlendirildiği iddiaları yer aldı. Bu süreçte, Çin'deki ilgili tarih araştırma kurumlarından uzmanlar tarafından 9 Haziran 2026 tarihinde detaylı bir bilirkişi raporu hazırlandı. Bu rapor, dizinin Sincan'ı konu alan kısımlarının kurgusal bilgiler içerdiği, tarihsel olayları yanlış bir kronolojik sırayla sunduğu ve izleyicinin tarih algısını olumsuz etkileyebileceği yönündeki endişeleri pekiştirdi. Raporda öne çıkan itirazlar arasında, dizide kullanılan 'Doğu Türkistan' adlandırmasının 15. yüzyıl kayıtlarında bulunmadığı, dönemin kaynaklarında bölgenin farklı isimlerle anıldığı ve Ali Şir Nevai gibi tarihi şahsiyetlerin yanlış bağlamlarda gösterildiği yer aldı.
Bilirkişi raporu, Fatih Sultan Mehmed ile Yarkand Hanlığı arasındaki ilişkinin tarihsel olarak imkansız olduğunu da ortaya koydu. Raporda belirtildiğine göre, Sultan II. Mehmed 1451 ile 1481 yılları arasında hüküm sürerken, Yarkand Hanlığı Cengiz Han soyundan Said Han tarafından ancak Eylül 1514'te kurulmuştur. Bu durum, Yarkand Hanlığı'nın Fatih Sultan Mehmed'in ölümünden yaklaşık 33 yıl sonra varlık kazandığını göstermektedir. Dolayısıyla, dizideki Fatih Sultan Mehmed ile Yarkand Hanlığı heyeti arasındaki görüşme sahnesinin tarihsel gerçeklikle bağdaşmadığı vurgulandı. Ayrıca, Ali Şir Nevai'nin 1441-1501 yılları arasında yaşamış bir Timurlu şair ve devlet adamı olduğu, hayatı boyunca Sincan bölgesine hiç gitmediği ve Yarkand Hanlığı'nın onun ölümünden 13 yıl sonra kurulduğu dikkate alındığında, onun hanlığın sözcüsü veya elçisi olarak gösterilmesi de ciddi bir tarihsel tutarsızlık olarak değerlendirildi. Raporda ayrıca, Yarkand Hanlığı'nın Ming ve Qing hanedanlarıyla kurduğu resmi ilişkiler göz önüne alındığında, dizideki 'baskı altındaki ve Osmanlı'dan yardım isteyen heyet' anlatımının da tarihi kayıtlara uymadığı belirtildi. Genel değerlendirmede, farklı yüzyıllara ve siyasi yapılara ait olayların aynı sahnede birleştirilerek tarihsel gerçeklik ile dramatik kurgu arasındaki sınırın aşıldığı ve bunun izleyicide yanıltıcı bir izlenim bırakabileceği ifade edildi.
İhtarname ve bilirkişi raporuyla birlikte, dizinin yapımcılarına yöneltilen iddialar arasında tarihi gerçeklerin çarpıtıldığı, olayların ve kişilerin yanlış bir zaman çizelgesinde bir araya getirildiği, kamuoyunun yanıltıldığı, Çin halkı ve Uygur Türklerinin aşağılandığı ve hakaret ile iftira niteliğinde ifadeler kullanıldığı iddiaları sıralandı. Dizinin başında yer alan sorumluluk reddi beyanının, tarihi kişi, devlet ve olayların bu denli açık bir şekilde kullanıldığı bir yapımda yapımcıların hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı savunuldu. Milyonlarca izleyiciye ulaşan tarihî dizilerin, özellikle gençler ve öğrenciler üzerinde gerçek bir tarih anlatısı algısı oluşturduğu gerçeği göz önüne alındığında, bu tür hataların önemi daha da artmaktadır. İhtarnamelerde, TRT ve yapım ekibinden kamuoyuna yönelik yazılı bir özür yayımlanması, tarihi gerçeklerle bağdaşmadığı iddia edilen sahnelerin düzeltilmesi veya yayından kaldırılması ve benzer içeriklerin gelecekte tekrar kullanılmaması talep edildi. İlgili kişilerden 30 gün içinde yazılı bir yanıt beklenmesine rağmen, henüz bir açıklama yapılmadığı öğrenildi.
Konuyla ilgili olarak Çin Vatandaş ve Çin Şirketleri Hukuki Hak ve Menfaatlerini Koruma ve Yardımlaşma Derneği (ÇHD) Başkanı Zhao Yue, geçmişi konu alan eserlerin milletleri karşı karşıya getiren değil, ortak tarih bilincinin gelişimine katkı sağlayan yapımlar olması gerektiğini vurguladı. Tarihin toplumların ortak hafızası olduğunu belirten Yue, bu nedenle tarihi kişilikler ve olaylar işlenirken belgelere dayalı, özenli ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Yue, amaçlarının herhangi bir sanat eserini hedef almak olmadığını, yalnızca tarihi gerçeklerle uyuşmadığına inandıkları hususların düzeltilmesini talep ettiklerini sözlerine ekledi. Hukukçu Avukat Murat Erdal da bu tür tarihi yapımların hazırlanmasında azami dikkatin gösterilmesi gerektiğini belirterek, "Kanaatimce senaryo hazırlanırken yeterli özen gösterilmemiş. Çin Devleti'nin henüz mevcut olmadığı bir dönemde, sanki bugünkü anlamıyla Çin Devleti varmış gibi bir anlatım tercih edilmesi doğru olmamış" şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Bu tür hataların geçmişte de yaşandığına dikkat çeken bir başka gelişme ise, TRT'nin bir başka dizisinde kullanılan ahşap bir dekorun, Tozkoparan İskender'e ait olduğu düşünülen bir 'menzil taşı' olarak müzede sergilenip koruma altına alınması olayıdır.