Trump'ın Dell Hisseleri Satışı Etik Tartışmaları Alevlendirdi
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın mali varlıklarına ilişkin federal etik bildirimleri, kamuoyunda önemli bir tartışma başlattı. Bildirimler, Başkan Trump'ın adına kayıtlı bir aracı kurum hesabında, teknoloji devi Dell Technologies'in hisselerinde yılın ilk çeyreğinde geniş çaplı alımlar yapıldığını ortaya koydu. Bu alımların değeri, 10 Şubat'ta gerçekleşen işlemlerde 1 milyon ile 5 milyon Amerikan Doları arasında bir meblağa ulaştı. Yılın ilerleyen dönemlerinde yapılan ek yatırımlarla birlikte, bu hesaptaki Dell hisselerinin toplam değeri yaklaşık 5,1 milyon Amerikan Doları seviyesine yükseldi. Bu durum, Trump'ın kamuoyuna yönelik yaptığı çağrılar öncesinde önemli bir yatırım pozisyonu oluşturduğunu gösteriyor.
Şaşırtıcı bir zamanlama ile, bu büyük alımların üzerinden henüz dokuz gün geçmeden, 19 Şubat tarihinde Georgia eyaletinin Rome şehrinde halka seslenen Başkan Trump, dinleyicilerine "Gidip bir Dell bilgisayar alın" şeklinde doğrudan bir tavsiyede bulundu. Bu çağrı, sadece bir başlangıçtı. Yıl içerisinde, 8 Mayıs'ta kutlanan Anneler Günü etkinliğinde ve 6 Temmuz'ta Beyaz Saray'da gerçekleştirilen "Trump Hesapları" adlı projenin tanıtım toplantısında da Başkan, Dell şirketini övmeye ve ürünlerini kullanma yönünde teşvik edici konuşmalar yapmaya devam etti. Bu konuşmaların ardından, Dell hisselerinin borsada kayda değer bir yükseliş göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Bu gelişmeler, bir başkanın kişisel yatırımları ile kamuoyu önündeki beyanları arasındaki potansiyel çıkar çatışması iddialarını gündeme getirdi.
Ancak, yaz aylarının sonlarına doğru Başkan Trump'ın portföyünde önemli değişiklikler yaşandığı federal etik bildirimleri aracılığıyla anlaşıldı. 21 Ağustos tarihinde yapılan bir işlemle, 500.001 ila 1 milyon Amerikan Doları değerinde Dell hissesi satıldı. Bu satışın üzerinden henüz bir hafta geçmeden, 28 Ağustos'ta ise 15.001 ila 50.000 Amerikan Doları aralığında ikinci bir satış daha gerçekleştirildi. Bu satışlar, sadece Dell ile sınırlı kalmadı. Aynı gün, yani 21 Ağustos'ta, Boeing, Home Depot, T-Mobile, Datadog, Palo Alto Networks ve Nvidia gibi büyük şirketlerdeki hisse pozisyonlarında da benzer büyüklüklerde tasfiyeler yapıldığı görüldü. Ayrıca, AMD ve Church & Dwight şirketlerindeki yatırımlardan da milyonlarca dolarlık satışlar yapıldığı raporlandı. Bu yoğun portföy hareketliliği, özellikle başkanın kamuoyuna yönelik teşvik mesajlarının ardından gelen satışlar nedeniyle etik açıdan sorgulandı.
Bu finansal işlemlerin gerçekleştiği dönem, aynı zamanda "Trump Hesapları" isimli, milyonlarca çocuğun otomatik olarak dahil edildiği ve Michael Dell ile eşi Susan Dell tarafından 6,25 milyar Amerikan Doları gibi devasa bir meblağ ile desteklenen özel bir programın Beyaz Saray'da kutlandığı zamana denk geldi. Bu durum, siyasi çevrelerde ve kamuoyunda etik kuralların ihlal edildiği yönünde ciddi tartışmaların fitilini ateşledi. Beyaz Saray ve Trump Organizasyonu yetkilileri ise bu iddialara karşı çıkarak, Başkan Trump'ın kişisel portföy yönetimi üzerinde hiçbir söz hakkı veya kontrolü olmadığını kesin bir dille ifade ettiler. Yapılan açıklamalarda, tüm yatırımların bağımsız üçüncü taraf finans kuruluşları tarafından, tamamen takdire dayalı ve bilgisayar algoritmalarıyla yönetilen hesaplar aracılığıyla gerçekleştirildiği vurgulandı. Başkan Trump'ın veya ailesinin, hangi yatırımların yapılacağı veya satılacağı konusunda herhangi bir dahli veya onayı bulunmadığı belirtildi. Bu süreçte, Dell hisseleri, şirketin yapay zeka sunucularına olan rekor talep ve aldığı milyarlarca dolarlık devlet ihaleleri sayesinde yılın başından bu yana piyasalarda olağanüstü bir büyüme göstererek yatırımcılarına büyük kazançlar sağladı. Kongre'nin hazırladığı Hileli Ticaret Yasası (STOCK Act) uyarınca yapılan bildirimler, Trump'ın portföyündeki işlem hacminin ne denli yoğun olduğunu da gözler önüne seriyor; sadece Ağustos ayında 500'den fazla, yılın ilk sekiz ayında ise 9.200'den fazla finansal işlemin kayıtlara geçtiği tespit edildi.