Trump'ın Politikaları ve Düşük Destek Oranları Cumhuriyetçileri Endişelendiriyor
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın ikinci görev döneminde benimsediği siyasi stratejiler ve kamuoyu nezdindeki destek oranlarının giderek düşmesi, Cumhuriyetçi Parti'de ciddi bir endişe dalgası yaratmış durumda. Yapılan kamuoyu araştırmaları ve parti çevrelerinden gelen sinyaller, mevcut politik gündemin yaklaşan seçimler öncesinde başkan için risk teşkil ettiğini gösteriyor. Ekonomik göstergeler ve partiyle yakın temas halinde olan kaynaklar, Trump'ın ikinci döneminde izlediği politikalar nedeniyle siyasi bir çıkmazın içine sürüklendiği yönünde ortak bir görüş birliği sergiliyor.
Son yapılan anketler, Başkan Trump'ın kamuoyu desteğinde belirgin bir gerileme yaşandığını ortaya koyuyor. Savaş politikaları, gümrük vergileri uygulamaları ve prestijli anıt projelerine yönelik yoğunlaşan mesaisinin, hem sıradan seçmenler hem de parti yönetimi tarafından eleştiri konusu olduğu belirtiliyor. Quinnipiac tarafından gerçekleştirilen son bir kamuoyu araştırması, Trump'ın onay oranının yüzde 32 gibi rekor düşük bir seviyeye indiğini gösterdi. Ankete katılan seçmenlerin yüzde 68'lik büyük bir çoğunluğu ise başkanın, Amerikan halkının karşı karşıya olduğu temel sorunlara yeterince eğilmediği kanaatini taşıyor. Benzer şekilde, Reuters/Ipsos ve Pew Research Center tarafından yapılan araştırmalar, Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır ekonomi alanında sürdürdüğü üstünlüğün artık kaybolduğunu ve seçmen tabanının iki ana parti arasında eşit şekilde bölündüğünü işaret ediyor.
Bu durum, parti içindeki bazı isimler tarafından da dile getiriliyor. New York Times'ın deneyimli gazetecilerinden Maggie Haberman, meslektaşı Ezra Klein ile yaptığı bir değerlendirmede, Başkan Trump'ın zihinsel enerjisinin önemli bir kısmını, yaklaşık yüzde 70'ini, yenileme ve anıt projelerine ayırdığını öne sürdü. Bu durum, parti kurmayları arasında da yankı buluyor. Trump'ın, MAGA Inc. adlı süper siyasi eylem komitesi (PAC) bünyesinde toplanan 400 milyon dolarlık fonu, kritik seçim mücadelelerinde kullanma konusundaki isteksizliğinin, potansiyel bağışçılar üzerinde olumsuz bir etki yarattığı ifade ediliyor. Ayrıca, Trump'ın ulusal vatandaşlık kanıtı ve seçmen kimliği zorunluluğu getiren 'SAVE America Act' adlı yasa tasarısındaki ısrarı, parti içinde gerilimi daha da tırmandırıyor. Senato'da yasa geçişini engelleyen filibuster mekanizmasını aşmak için gereken 60 oy veya bu kuralı kaldırmak için gerekli 51 oy bulunmadığı yönündeki uyarılara rağmen geri adım atmayan Trump, bu süreçte Senato Çoğunluk Lideri John Thune ve diğer bazı Cumhuriyetçi temsilcileri hedef almaktan çekinmiyor.
Kongre'deki üst düzey Cumhuriyetçi yetkililer, Başkan Trump'ın düşük onay oranlarının Temsilciler Meclisi ve Senato'daki koltukların kaybedilmesine yol açabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Bu yetkililer, başkanın önceliklerini hayat pahalılığı ve ekonomik istikrar gibi konulara kaydırması gerektiğini savunuyor. Özel sohbetlerde dile getirilen bilgilere göre, parti yetkilileri, Trump'ın mevcut siyasi yaklaşımını değiştirmek yerine, daha çok Beyaz Saray'daki balo salonu tasarımları, Zafer Takı benzeri anıtsal yapılar, yeni nesil Air Force One uçağı, Dulles Havalimanı'na yönelik planlar ve Güney Çimliği'ndeki helikopter pisti projeleri gibi konularla yakından ilgilendiği gözlemleniyor. Bir parti kaynağı, bu zorlu süreci, "Başkanlar için görevdeki altıncı yıllarının yaz ayları tarihsel olarak hep çok çalkantılı geçmiştir" şeklinde yorumlayarak mevcut durumun vahametini özetliyor. Bu gelişmeler, Cumhuriyetçi Parti'nin önümüzdeki seçimlerdeki stratejisini ve Trump'ın parti içindeki liderlik pozisyonunu ciddi şekilde sorgulanır hale getiriyor.