Trump'tan Yardımcısı Vance'a Sert Eleştiriler: Sakarlıktan İtaatkarlığa
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın, kendisinden sonra başkanlık koltuğuna oturması beklenen isimlerden biri olarak gösterilen ve uzun süredir yanında bulunan Başkan Yardımcısı J.D. Vance'i çeşitli konularda sert bir dille eleştirdiği iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Sadakatiyle bilinen ve Beyaz Saray'da sevilen bir figür haline gelen Vance'in, Trump'ın olası halefi olma yolunda emin adımlarla ilerlediği belirtilirken, bu durumun onu Başkan'ın sivri dilinden koruyamadığı ifade ediliyor.
Beyaz Saray kaynaklarından sızan bilgilere göre, Trump'ın Vance'i hem dış politika konusundaki duruşu hem de kişisel sakarlıklarına kadar geniş bir yelpazede, üstelik herkesin içinde eleştirmekten çekinmediği öne sürülüyor. Vance'in, özellikle İran ile yaşanan gerilimdeki tutumunu sorgulayan Trump'ın, bu konudaki eleştirilerinin yanı sıra, Vance'in ayakkabı seçimi gibi detaylardan başlayarak, 'fazla dik başlı' olduğuna dair yorumları da kapsadığı belirtiliyor. Bu eleştiriler karşısında Vance'in ise sakinliğini koruyarak durumu idare etmeye çalıştığı aktarılıyor.
Trump'ın, Vance'in başkanlık görevini hakkıyla yerine getirip getiremeyeceği konusundaki şüphelerini dile getirdiği ve kendi kendine sorduğu "Vance her duruma hazır mı?" sorusuna "Çok da emin değilim" şeklinde yanıt verdiği kaydedildi. Buna rağmen Trump'ın, Vance'in önünü açmak ve ona görünürlük sağlamak adına çeşitli fırsatlar sunduğu da vurgulanıyor. Vance'in, Pakistan üzerinden İran ile yürütülen diplomatik temaslara aracılık etmesi ve iç siyasette Trump'ı savunması, onun spot ışıkları altında parlamasına olanak tanıyor. Ancak bu parlaklığın bedelinin, Trump'ın her an dile getirebileceği eleştiriler olduğu belirtiliyor. Kamuoyu yoklamalarının sonuçlanmasının ardından Trump'ın, kendi başarılarını Vance'in başarılarıyla karşılaştırmaya başladığı ve birkaç yakın çevresine, Vance'in kendi desteği olmadan zorlu bir seçimi asla kazanamayacağını söylediği ifade ediliyor.
Dış politikada, Vance'in İran'a karşı daha ılımlı bir yaklaşım benimsemesi, Trump'ın unutamadığı bir konu olarak öne çıkıyor. Başkan'ın, bu farklı görüşü nedeniyle Vance'i kameralar önünde defalarca eleştirdiği biliniyor. Başkanlık imajına büyük önem veren Trump'ın, Vance'in bu role tam olarak uymayabileceği anlara odaklandığı ve ayakkabı tercihlerinden sakarlığına kadar pek çok detayı alaya aldığı aktarılıyor. Geçtiğimiz ilkbaharda, Vance'in Beyaz Saray Güney Bahçesi'nde Ohio State Üniversitesi'nin ulusal futbol şampiyonluk kupasını düşürdüğü anın, Trump tarafından defalarca gündeme getirildiği belirtiliyor. Kaynaklar, Trump'ın bu eleştirel tavrının temelinde, kendisine "iyi bir miras bırakma" arzusu yattığını öne sürüyor. Trump'ın, Vance'i sürekli kendiyle kıyaslayarak, eksik gördüğü alanlarda yargıladığı düşünülüyor. Bazı çevreler ise Trump'ın daha itaatkar bir yardımcısı istediğini ima ediyor. Trump'ın, Vance'in konuşmalarına müdahale etme eğilimini bile alay konusu yaptığı ve "Neden Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yetkilileri gibi daha itaatkar değilsin?" sorusunu açıkça sorduğu belirtiliyor. Cumhuriyetçi senatörlerle bir kahvaltı sırasında Trump'ın, "JD böyle davranmıyor! Konuşmalara araya giriyor! En azından birkaç günlüğüne bunu istiyorum. Tamam mı, JD?" diyerek Vance'i eleştirdiği, Vance'in ise bu duruma gülümsemeyle karşılık verdiği aktarılıyor.