Türkiye'den Ege ve Akdeniz'de Stratejik Adım: Deniz Milli Parkları İlanı
Dünya

Türkiye'den Ege ve Akdeniz'de Stratejik Adım: Deniz Milli Parkları İlanı

5

Türkiye Cumhuriyeti, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki stratejik deniz yetki alanlarına yönelik kararlılığını, çevre koruma odaklı önemli adımlarla güçlendirdi. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile iki kritik bölge, 'Deniz Milli Parkı' statüsüne kavuşturuldu. Bu kapsamda Kuzey Ege'de Çanakkale ve Gökçeada açıklarını içine alan geniş bir alan ile Fethiye ve Kaş'ın denizel uzantılarını kapsayan Fethiye-Kaş bölgesi koruma altına alındı. Bu hamle, Türkiye'nin bölgedeki egemenlik haklarını ve uluslararası hukuk çerçevesindeki tezlerini pekiştirmeyi amaçlıyor.

Resmi Gazete'de yer alan kararın detaylarına göre, Kuzey Ege Deniz Milli Parkı, Limni ve Semadirek adaları arasındaki hatta kadar uzanırken, Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ise Muğla ve Antalya'nın deniz sınırlarını birleştirerek Rodos ve Meis adaları arasındaki suları da içine alıyor. Bu iki yeni koruma alanı, Türkiye'nin hem çevresel hassasiyetini gösteriyor hem de deniz yetki alanlarına ilişkin ulusal çıkarlarını güvence altına almayı hedefliyor. Bu stratejik karar, özellikle Yunanistan'da geniş yankı buldu ve bölgedeki diplomatik dengeler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Yunanistan'ın önde gelen yayın organlarından To Vima'nın da vurguladığı üzere, Türkiye'nin bu adımı, Atina'nın Güney Ege'de planladığı deniz parkı girişimlerine ve Deniz Mekansal Planlaması hamlelerine karşı diplomatik bir yanıt olarak yorumlanıyor. Ankara, ilan edilen bu çevresel koruma statüsünü, Yunanistan'ın Ege adalarının 6 deniz mili dışındaki alanlarda egemenlik hakkı iddialarının uluslararası hukuka uygun olmadığı ve kıta sahanlığının belirlenmesinde ana karaların esas alınması gerektiği yönündeki tezleriyle birleştiriyor. Bu durum, Ege Denizi'ndeki uzun süredir devam eden deniz yetki alanı anlaşmazlıklarını yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye'nin ilan ettiği bu deniz milli parklarının iki hassas bölgeyi kapsaması dikkat çekiyor. Kuzeydoğu Ege'de 1973 yılından bu yana devam eden ve Taşoz Adası açıklarındaki hidrokarbon keşifleriyle alevlenen yetki alanı anlaşmazlıkları, bu yeni statü ile farklı bir boyut kazanıyor. Benzer şekilde, Doğu Akdeniz'deki durum da Türkiye'nin 2019'da Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanları Mutabakatı ve 'Mavi Vatan' doktrini bağlamında kritik bir öneme sahip. Atina yönetimi, Türkiye'nin ilan ettiği sınırların kendi kıta sahanlığı ve uluslararası sularla kesiştiğini savunarak karara itiraz ederken, uluslararası deniz hukukuna göre tek taraflı koruma alanı ilanının hukuki geçerliliği olmadığını öne sürüyor. Özellikle Meis ve Rodos adaları arasındaki geniş bir alanın kapsama alınması Atina'da ciddi tartışmalara yol açtı.

Paylaş

İlgili Haberler