Türkiye'nin Dış Borç Yükü Rekor Seviyeye Ulaştı
Türkiye ekonomisinin dış finansman ihtiyacı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde kaydedilen rakamlarla birlikte önemli bir artış göstererek dikkatleri üzerine çekti. Ülkenin toplam brüt dış borç stoku, bu dönemde %3,5'lik bir yükselişle 539 milyar dolarlık tarihi bir zirveye ulaştı. Bu rakam, hem özel sektörün hem de kamu kesiminin finansal yükümlülüklerindeki artışı gözler önüne seriyor.
Detaylı incelemeler, bu devasa borç yükünün önemli bir kısmının özel sektörden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Özel sektörün toplam dış borcu, bir önceki döneme kıyasla %4,2'lik bir artışla 318 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu borcun 110,3 milyar dolarlık kısa vadeli ve 207,7 milyar dolarlık uzun vadeli dilimlerden oluştuğu belirtiliyor. Kamu sektörünün dış borcu ise %3,3'lük bir artışla 197,9 milyar dolara yükseldi. Kamu kesiminin borç yapısı ise 37,4 milyar dolarlık kısa vadeli ve 160,5 milyar dolarlık uzun vadeli yükümlülüklerden meydana geliyor.
Borçların para birimi cinsinden dağılımı da önemli ipuçları barındırıyor. Toplam dış borcun neredeyse yarısı, yani %48,9'u ABD doları ile ifade ediliyor. Euro bazında borçlanmanın payı %28,8 olarak kaydedilirken, Türk lirası cinsinden borçlanmanın payı %12,2'de kaldı. Diğer yabancı para birimlerinin toplam borç içindeki payı ise %10,1 seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, Türk ekonomisinin döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı hassasiyetini artırıyor.
Finansal enstrümanlar açısından bakıldığında, dış borç stokunun en büyük dilimini krediler oluşturuyor. Krediler, toplam dış borcun %46,2'sini karşılıyor. Borç senetlerinin payı %19,5, efektif ve mevduatların payı ise %17,2 olarak hesaplandı. Geri ödeme projeksiyonlarına göre, anapara geri ödemelerinin büyük çoğunluğunun 24 ay ve üzeri vadelerde yoğunlaşması bekleniyor. Kısa vadeli dönemde, özellikle 0-12 aylık dilimde, ödeme yükünün daha çok özel sektör kredilerinden kaynaklandığı gözlemleniyor. Bu tablo, ülkenin finansal sağlığı ve dış şoklara karşı direnci açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.