Ümit Dikbayır'ın Siyasi Rotası: Çarpıcı Bir AKP Geçişi
Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır'ın siyasi kariyerindeki ani bir U dönüşü, Türkiye'nin siyaset gündemine bomba gibi düştü. Daha önce İYİ Parti'den istifa ederek kısa bir süre bağımsız kalan ve ardından Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılarak tekrar ayrılan Dikbayır, 14 Ağustos tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) geçiş yapacağını bizzat duyurdu. Bu beklenmedik gelişme, Dikbayır'ın geçmişte yaptığı sert açıklamalar ve mevcut siyasi pozisyonu arasındaki çelişkileri de beraberinde getirdi.
Ümit Dikbayır, özellikle son dönemdeki ekonomik politikalara yönelik eleştirileriyle tanınıyordu. 31 ay boyunca market ve pazar ziyaretleri yaparak 'halkın enflasyonu'nu ölçtüğünü belirten Dikbayır, bu durumu "Türkiye'nin beka meselesi, millet açlıkla yüz yüze" sözleriyle özetlemişti. Hatta dönemin Cumhurbaşkanını "Enflasyonda tek rakibi Tanzanya olan vizyoner ekonomist" şeklinde tanımlamıştı. Siyasi transferler konusunda ise "Muhalefetin oyunu alıp, o oyu iktidara taşımayı asla doğru bulmam" diyerek bu türden siyasi hamlelere sert tepki göstermişti. Bu açıklamaları göz önüne alındığında, AKP'den daha önce üç kez teklif aldığını ancak "Vatandaşın hakkını gasp eden politikalara karşı mücadele ettim, o yapının parçası olamam" diyerek bu teklifleri reddettiğini belirtmesi, şimdi yaptığı geçişle çelişiyor.
Dikbayır'ın geçmişte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirileri de oldukça dikkat çekiciydi. Ülkede yaşanan ekonomik çöküşün sorumluluğunu sadece AKP milletvekillerine değil, en büyük payı AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve "ucube Cumhurbaşkanlığı sistemi"ne yüklemişti. "Ülkedeki ekonomik çöküşü yerinde göstereceğim" sloganıyla yola çıkarak her ay 41 temel ihtiyaç maddesini takip etmiş, Eylül 2020'de 499,27 lira olan alışveriş sepetinin, Mayıs 2026'da 5 bin 895 liraya yükselerek altı yılda yüzde 1080'lik bir artış gösterdiğini raporlamıştı. Bu veriler, o dönemdeki ekonomik tabloyu gözler önüne sererken, Dikbayır'ın bugünkü siyasi tercihinin bu analizlerle ne ölçüde örtüştüğü sorusunu akıllara getiriyor.
Milletvekilinin TBMM'de ve sosyal medya platformlarında yaptığı diğer sert çıkışlar da unutulmuş değil. Dikbayır, geçmişte Cumhurbaşkanına "Vallahi billahi yeter artık. Yapamıyorsanız bırakın, gidin" şeklinde seslenmiş, "Açıkça kul hakkı yiyen AKP'lileri ifşa ediyoruz. Bu torpil düzenine son vereceğiz!" demişti. AKP'yi "vergi, zam, adaletsizlik, geçim derdi ve yoksulluk" ile özdeşleştiren Dikbayır, yönetimi "Gerçeklikten kopmuş ya da vicdanını tamamen kaybetmiş bir grup insan" olarak nitelendirmişti. Ekonomiyi bu hale getirmenin sorumlusunu AKP Genel Başkanı olarak gösterip "Getir sandığı" çağrısında bulunmuştu. Ayrıca, barış sürecini "ihanet" olarak tanımlamış ve İmralı üzerinden yürütülen siyasi süreçlere sert tepki göstermişti. Tüm bu geçmiş beyanatlar, Ümit Dikbayır'ın 14 Ağustos'ta AKP'ye katılacak olmasıyla birlikte siyasi bir dönüşümün ötesinde, kimlik ve duruş sorgulamalarına neden oluyor.