Ünlü Spiker Eşinin Ölümündeki Sır Perdesini Aralıyor: Aşırı Doz İddiası
Ünlü haber spikeri Erhan Çelik'in, boşanma sürecinde olduğu eşi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özlem Gültekin'in İzmir'deki özel kliniğinde meydana gelen vefatının ardından olayla ilgili yeni ve şoke edici detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Yaşanan bu trajik olayın ardından başlatılan adli süreç, olayın ardındaki sır perdesini aralamaya çalışırken, birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Gültekin'in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın detayları, olayın sıradan bir ölüm olmadığını düşündürürken, kamuoyunun da dikkatini bu gizemli olaya çekmiş durumda.
Edinilen bilgilere göre, Erhan Çelik'in savcılık makamına sunduğu suç duyurusu dilekçesi, olayın vahametini gözler önüne serdi. Çelik'in beyanlarına göre, boşanma aşamasında olduğu eşi Özlem Gültekin'in, evliliklerinden önce anestezide kullanılan bazı uyuşturucu nitelikli ilaçlara karşı bir bağımlılık geliştirdiği iddia ediliyor. Çelik, bu durumu 2023 yılı içerisinde fark ettiğini ve eşinin bu bağımlılıktan kurtulması için hem yurt içinde hem de yurt dışında çeşitli tedavi yöntemleri için destek arayışına girdiğini, ancak bu çabaların maalesef sonuçsuz kaldığını belirtti. Bu durum, Gültekin'in ölüm nedenine dair ciddi şüpheleri beraberinde getirirken, soruşturmanın bu yönde derinleşmesi bekleniyor.
Erhan Çelik, dilekçesinde ayrıca, geçtiğimiz Ocak ayında boşanma davası açtığını ve bu bağımlılık gerekçesiyle müşterek çocuklarının velayetini de talep ettiğini ifade etti. Eşine şiddet uyguladığına dair kamuoyuna yansıyan görüntülerle ilgili ise Çelik, görüntülenen çantadaki ilaç ve enjektörleri tespit etmek ve kayıt altına almak istediğini, bu esnada ise eşinin elindeki telefonu almak için bir müdahalede bulunduğunu ve bunun bir şiddet eylemi olmadığını savundu. Bu savunma, olay anına dair farklı bir bakış açısı sunarken, mahkemenin bu konudaki takdiri önem taşıyor.
Soruşturma kapsamında en dikkat çekici gelişmelerden biri ise Erhan Çelik'in, eşi Özlem Gültekin'e son üç yıl içerisinde uyuşturucu madde temin ettiği, uyguladığı veya bu sürece bilerek yardım ettiği şüphesiyle ilgili olarak belirlediği kişilerin isimlerini ve elinde bulunan delilleri İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunmuş olması. Bu başvuru üzerine savcılık, olaya ilişkin kapsamlı bir soruşturma başlattı. Öte yandan, boşanma davasının görüldüğü İstanbul'daki mahkemede, yaklaşık iki ay önce Özlem Gültekin'in madde kullanımıyla ilgili bir test yapılması amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiği ancak bu testin gerçekleştirilmediği kayıtlara geçti. Tüm bu gelişmeler ışığında, savcılığın yürüttüğü soruşturma ve Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek sonuçlar, olayın aydınlatılmasında kritik rol oynayacak.
Erhan Çelik'in savcılığa sunduğu şikayet dilekçesindeki ifadeler, olayın detaylarını daha da netleştiriyor. Çelik, Özlem Gültekin ile 2019 yılında dünyaevine girdiklerini ve evliliklerinin üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra eşinin, anestezide kullanılan bazı ilaçları yasa dışı yollarla elde ederek kullanmaya başladığını ve bu durumun kısa sürede bir bağımlılığa dönüştüğünü fark ettiğini belirtiyor. Dilekçesinde, eşiyle bu bağımlılıktan kurtulması yönünde defalarca konuştuğunu ancak olumlu bir sonuç alamadığını da ekliyor. Ayrıca, Gültekin'in sadece anestezik maddelerle sınırlı kalmayıp, “Lyrica” adıyla bilinen ve yeşil reçeteyle satılan bazı ilaçları da kullandığına dair iddialar da dile getiriliyor. Bu iddialar, olayın tıbbi ve hukuki boyutunu daha da karmaşık hale getirirken, soruşturmanın titizlikle yürütülmesini gerektiriyor.