Uzmanlar Uyarıyor: El Nino ve Hint Okyanusu Dipolü Çift Felakete Yol Açabilir
Gündem

Uzmanlar Uyarıyor: El Nino ve Hint Okyanusu Dipolü Çift Felakete Yol Açabilir

10

Bilim dünyası, küresel iklim sistemlerinde yaşanan ve rekor seviyelere ulaşabilecek sıcaklık artışlarına neden olabilecek çiftli bir etki konusunda alarma geçmiş durumda. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, güçlenen El Nino fenomeninin gezegenimizdeki ortalama sıcaklıklarda daha önce görülmemiş sıçramalara yol açabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi. Bu durum, özellikle yaz aylarının ardından beklenen sonbahar ve kış dönemlerinde de sıcaklıkların normalin üzerinde seyredeceği anlamına geliyor.

Prof. Dr. Kurnaz, El Nino'nun tek başına küresel sıcaklıkları yukarı çekecek potansiyele sahipken, aynı zaman diliminde meydana gelmesi beklenen bir diğer önemli iklimsel olgu olan Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün (IOD) bu etkileri daha da karmaşıklaştıracağını ve riskleri keskinleştireceğini vurguladı. Bu iki büyük iklim sisteminin aynı anda devreye girmesi, bölgesel hava olaylarında beklenmedik ve şiddetli değişimlere zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlar, bu çakışmanın, geçmişte yaşanan benzer olaylardan daha sert sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

El Nino'nun şiddetini belirlemek için kullanılan Pasifik Okyanusu'ndaki Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Uluslararası İklim ve Toplum Araştırma Enstitüsü'nün verileri, Nisan-Mayıs döneminde normalin yaklaşık 1 derece üzerinde seyreden sıcaklık anomalilerinin Haziran ayında 1,5 dereceye yükseldiğini ve son ölçümlerde 2,1 dereceye ulaştığını gösteriyor. Bilim insanları, deniz yüzeyi sıcaklığının uzun dönem ortalamasının 0,5 derece üzerinde olması zayıf, 1,5 derece üzerinde olması güçlü, 2 derece ve üzerinde olması ise çok güçlü bir El Nino olarak değerlendiriliyor. Eğer Ağustos-Ekim dönemine ilişkin 2,9 dereceyi aşan tahminler gerçekleşirse, bu durum 1997-1998 ve 2015-2016 yıllarındaki çok güçlü El Nino olaylarından daha şiddetli bir senaryo ile karşı karşıya kalabileceğimiz anlamına geliyor.

Bu iki iklim sisteminin bir araya gelmesinin bölgesel etkileri de çeşitlilik gösteriyor. Geçmişte, 1997-1998'deki El Nino etkisiyle Avustralya'nın doğusu ve Endonezya gibi bölgelerde kuraklıklar yaşanırken, Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün de bu döneme denk gelmesiyle bu kuraklıkların şiddetlendiği gözlemlenmişti. Bu senaryonun tekrarı durumunda, aynı bölgelerde kuraklık riskinin artması bekleniyor. Öte yandan, ekvatoral Doğu Pasifik kıyıları ve Güney Amerika'nın batı bölgelerinde ise aşırı yağışlar ve sellerin görülme olasılığı yükseliyor. Atlantik Okyanusu'nda ise kasırga aktivitesinin baskılanacağı öngörülüyor. Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise, Akdeniz havzasının genel olarak daha sıcak ve kurak bir sonbahar-kış dönemi geçirme eğiliminde olacağı tahmin ediliyor. Bu durum, ülkede sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam etmesi ve orman yangını riskinin uzun bir süre boyunca yüksek kalması anlamına geliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin mevcut etkileriyle birleşen bu küresel iklimsel olayların, ortalama sıcaklıkları daha da yukarı çekerek, aynı şiddetteki bir El Nino'nun geçmişe göre daha yüksek mutlak sıcaklıklara ve daha yıkıcı kuraklıklara yol açabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Paylaş

İlgili Haberler