Varto'da Jeotermal Enerji Projesine Köylülerden Büyük Tepki: Şirket Geri Çekildi
Muş'un Varto ilçesinde, doğa ve yaşam alanları üzerindeki potansiyel olumsuz etkileri nedeniyle aylardır protesto edilen jeotermal enerji projesiyle ilgili tansiyon yükseldi. Proje kapsamında ruhsat alan Amerikan menşeli IGNIS H2 Energy şirketinin, bölgedeki fay hatları üzerinde etüt çalışması yapmaya başlaması üzerine, yöre halkı ve çevre gönüllüleri duruma müdahale etti. Şirket görevlilerinin sahadaki faaliyetleri, yüzlerce kişinin bölgeye akın etmesiyle kesintiye uğradı. Yaşanan gerginliğin ardından şirket ekibi, çalışmalarını sonlandırarak bölgeden ayrılmak durumunda kaldı.
Jeotermal tesisin kurulması planlanan alanlardan biri olan Bingöl'ün Karlıova ilçesine bağlı Alavuz köyünde gerçekleştirilen etüt çalışmasının duyulması üzerine, Varto'daki direniş çadırında bulunan köylüler ve çevre savunucuları hızla bölgeye intikal etti. Yaklaşık yüzlerce kişinin toplandığı alanda, şirket çalışanlarıyla kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Şirket yetkililerinin, çalışmanın fay hattı üzerinde gerçekleştirildiğini belirtmelerine karşılık, bölge sakinleri projenin yöre için ciddi çevresel ve sismik riskler taşıdığı yönündeki endişelerini dile getirdi. Artan tepkiler ve halkın yoğun ilgisi karşısında, şirket görevlileri sahadaki çalışmalarını durdurarak alandan ayrılma kararı aldı.
Yaşanan bu önemli gelişmenin ardından, Varto'nun Çalıdere köyündeki direniş çadırında kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda söz alan hukukçular, proje hakkında yürütülen hukuki sürece dair detaylı bilgiler paylaştı. Muş Valiliği tarafından verilen onayın ardından vakit kaybetmeden yargı sürecine başlandığını belirten avukatlar, jeotermal enerji arama ruhsatının iptali ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde alınan 'ÇED gerekli değildir' kararının iptali istemiyle iki ayrı dava açıldığını duyurdu. Açılan her iki davada da projenin uygulanmasının durdurulması yönünde talepte bulunulduğu vurgulanırken, projenin hayata geçirilmesi halinde geri dönüşü olmayan çevresel zararların oluşabileceği konusunda uyarılar yapıldı.
Projenin teknik detaylarına ilişkin yapılan açıklamalarda, şirketin kendi resmi platformunda yer alan bilgilere göre çalışmanın birinci derece deprem kuşağı üzerindeki bir fay hattında planlandığı ve sondajların yaklaşık 3 bin metre derinliğe kadar indirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Bu durumun, deprem güvenliği, genel çevre koruma prensipleri, mera alanlarının kullanımı ve imar mevzuatı açısından ciddi soru işaretleri barındırdığı ifade edildi. Hukuki olarak projenin iptal edilmesi gerektiği düşünülmekle birlikte, geçmişte benzer projelerde dava sonuçlanana kadar çalışmaların büyük ölçüde tamamlanmış olması nedeniyle, mevcut durumda projenin yürütmesinin durdurulması talebinin büyük önem taşıdığına dikkat çekildi. Bölgede yaklaşık dört aydır sürdürülen mücadelenin öneminin son olaylarla bir kez daha anlaşıldığı belirtilirken, olası bir iptal kararının tek başına yeterli olmayabileceği, zira jeotermal projesi iptal edilse dahi farklı isimler altında benzer riskler taşıyan başka enerji veya maden projelerinin gündeme gelebileceği uyarısı yapıldı. Bu nedenle Varto'nun doğası ve yaşam alanları için tehlikenin devam ettiği vurgulandı. Direnişin giderek büyüdüğüne işaret eden çevreciler ve köylüler, kamuoyunun ilgisini canlı tutmanın önemine vurgu yaparak, büyük şehirlerde yaşayan vatandaşları dayanışma göstermeye çağırdı. Varto'daki yaşam ve doğa mücadelesinin daha geniş kitlelere ulaşması ve destek bulması için metropollerden gelecek dayanışma ruhunun kritik olduğu ifade edildi.