Yabancı Sermaye Türkiye'den Çekiliyor: Siyasi Belirsizlik ve Riskler Etkili
Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gerilimlerin ardından Türkiye'den ayrılan yabancı sermaye, ülkedeki iç siyasi riskler nedeniyle geri dönmekte tereddüt ediyor. Yüksek faiz oranları ve finansal piyasalardaki cazip getiri imkanları nedeniyle Türkiye'ye yoğun ilgi gösteren yabancı yatırımcılar, son üç aylık dönemde Türkiye'den önemli miktarda çıkış yaptı. Yapılan analizlere göre, yabancı yatırımcıların Türkiye'deki finansal varlıklarının toplam değeri 3 ayda 25 milyar dolar gibi dikkate değer bir oranda azaldı. Bu durum, ülkenin ekonomik görünümü ve uluslararası yatırımcı nezdindeki algısı açısından önemli endişeler doğuruyor.
İspanya merkezli önde gelen finans kuruluşlarından BBVA'nın hazırladığı 'Türkiye Ekonomik Görünümü' raporu, bu eğilimin altını çiziyor. Rapora göre, mart ayında küresel risklerin artmasıyla Türkiye'den çıkış yapan yabancı sermaye, sonrasında yaşanan iç siyasi gelişmelere bağlı olarak ülkeye geri dönmekten çekiniyor. Özellikle siyasi partilere yönelik hukuki süreçler ve bu süreçlerin yarattığı belirsizlik ortamı, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkiliyor. BBVA'nın hesaplamaları, Orta Doğu'daki çatışmaların yoğunlaştığı dönemde yabancıların finansal piyasalarda yaklaşık 35 milyar dolarlık Türk varlığı sattığını ortaya koyuyor.
Geçen üç aylık süreçte yabancı yatırımcılar, sattıkları Türk varlıklarının yalnızca üçte birini geri alabildi. Bu durum, Türkiye'deki toplam yabancı finansal yatırımın net 25 milyar dolarlık bir düşüş yaşamasına neden oldu. Yabancıların Türkiye'deki 'carry trade' olarak bilinen, döviz kurlarındaki değişimlerden ve yüksek faiz oranlarından yararlanmaya yönelik yatırımlarının büyüklüğü şubat sonu itibarıyla 35 milyar dolar seviyesindeyken, haziranın başlarında 23.2 milyar dolara kadar geriledi. Yerli yatırımcılar ve bankaların da dahil edildiği toplam 'carry trade' hacmi ise aynı dönemde 59 milyar dolardan 40 milyar dolara indi. Bu rakamlar, piyasalardaki likidite ve yabancı ilgisinin azaldığına işaret ediyor.
Yabancıların devlet tahvillerine olan ilgisinde de önemli bir düşüş gözlemleniyor. Bu tahvillerdeki yatırımları 21 milyar dolardan 13 milyar dolara inerken, Türk hisse senetlerindeki yatırımları ise 42 milyar dolardan 40 milyar dolara geriledi. BBVA'nın raporunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın mart ayında yaklaşık 60 milyar dolarlık rezerv satışı yaptığı belirtilirken, sonrasında döviz kaybının bir kısmını geri alabildiği ifade ediliyor. Ancak genel ekonomik görünümde belirsizlikler devam ediyor. Ekonomistler, Türkiye'nin bu yıl da düşük büyüme oranları, yüksek enflasyon ve artan faiz giderleriyle mücadele edeceğini öngörüyor. Merkez Bankası'nın yüzde 26'lık enflasyon tahminine karşın, BBVA gibi kurumlar yıl sonunda enflasyonun yüzde 30'u bulabileceğini hesaplıyor. İşsizlik oranının hafifçe artması ve büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesi de olası senaryolar arasında yer alıyor. Bu durum, Merkez Bankası'nın faiz indirim politikasını ertelemesine ve bütçe üzerindeki faiz yükünün artmasına neden olabilir.