Yandaş Müteahhite Yeni Gözde Projeler: Gebze Faciası Unutuldu Mu?
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşanan ve aynı aileden dört kişinin hayatını kaybetmesine yol açan bina çökmesiyle ilgili şok edici detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Olayın üzerinden aylar geçmesine rağmen, kamuoyuna henüz açıklanmayan bilirkişi raporları, bölgede yürütülen metro inşaatının faciadaki rolünü gözler önüne seriyor. Raporda, yedi katlı binanın yıkılmasına neden olan asıl kusurlunun, inşaatın altındaki metro projesini yürüten firma olduğu tespit edildi. Bu firmanın sahibi ise, devletin çeşitli projelerindeki ihaleleri alan ve 'yandaş müteahhit' olarak bilinen Metin Güneş'in şirketi Met-Gün'ün alt şirketi olan EZE İnşaat olarak belirlendi.
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen sekiz kişilik uzman bilirkişi heyeti, inşaat mühendisleri, jeologlar ve mimarlardan oluşuyordu. Heyetin titiz çalışmaları sonucunda hazırlanan 65 sayfalık detaylı rapor, 20 Aralık 2025 tarihinde tamamlandı. Raporun en çarpıcı bulgusu, Gebze-Darıca metro projesi kapsamında yapılan inşaatın, üzerindeki binanın dengesini bozarak yıkılmasına neden olduğu yönünde. Bu tespit, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun, kaza sonrası yaptığı, 'Tünelde herhangi bir deformasyon veya çatlak bulunmadığı' yönündeki açıklamalarıyla da çelişki yaratıyor. Bakan Uraloğlu, o dönemde ayrıca, 'Yüzlerce kilometre metro inşaatı tecrübemiz var. Süreç tamamlandığında bir eksiklik varsa gereği yapılacaktır' şeklinde konuşmuştu.
Metin Güneş'in adı, özellikle son yıllarda devletin önemli altyapı projelerinde sıkça duyulur oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile aynı memleketten olan Güneş'in şirketleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan çok sayıda ihale aldı. Bunlardan biri de Kocaeli Şehir Hastanesi Tramvay hattı yapım işi. Ancak Güneş'in şirketlerinin en dikkat çekici başarılarından biri, Türkiye'nin en kârlı projelerinden biri olarak kabul edilen araç muayene istasyonları ihalesini kazanması oldu. Metin Güneş'in liderliğindeki MOİ Ortak Girişim Grubu, bu ihaleyi yaklaşık 1 milyar 720 milyon dolar gibi devasa bir bedelle aldı. Bu grup aynı zamanda, geçmişte İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden de yaklaşık 15 milyar liralık ihale almıştı.
Bu devasa ihaleler ve ödemelerle ilgili süreçte ise dikkat çekici bir gecikme yaşanıyor. Devletin halktan vergi toplamak için çeşitli yollar aradığı bir dönemde, araç muayene istasyonları özelleştirmesinden devletin kasasına girmesi beklenen milyarlarca liranın Danıştay onayını bekliyor olması soru işaretleri yaratıyor. Geçen yılın şubat ayında tamamlanan ihalenin ardından, MOİ Ortak Girişim Grubu'nun devlete toplamda 95.4 milyar lira (KDV dahil) ödeme yapması gerekiyor. Bu ödemenin ilk taksiti olan 28.6 milyar liranın devletin hesabına geçmesi için Danıştay 13. Dairesi'nin onayı bekleniyor. Normalde bu tür onayların 2 ay gibi bir sürede tamamlandığı belirtilirken, 13 ayı aşan bu gecikme, hem şirkete ek kazanç sağladığı hem de devletin gelir kaybına yol açtığı şeklinde yorumlanıyor. Bu durum, yargı üzerinde bir baskı olup olmadığı yönünde spekülasyonları da beraberinde getiriyor.