Yapay Zeka Kaynaklı Hata, 25 Yıllık Avukatı Savcılık ve Baro Soruşturmasına Götürdü
Gündem

Yapay Zeka Kaynaklı Hata, 25 Yıllık Avukatı Savcılık ve Baro Soruşturmasına Götürdü

4

Yapay zeka teknolojilerinin hukuk alanındaki kullanımına dair önemli bir tartışma, Ankara'da görülen bir davanın duruşmasında alevlendi. 25 yıllık deneyime sahip bir avukatın, hazırladığı savunma dilekçesini desteklemek amacıyla yapay zekadan aldığı Yargıtay kararlarının künye bilgilerinin yanlış çıkması üzerine hem savcılık makamı hem de ilgili baro tarafından soruşturma başlatıldı. Bu olay, yapay zekanın hukuki metinlerdeki doğruluğu ve avukatların bu teknolojileri kullanırkenki sorumlulukları hakkında ciddi soru işaretleri doğurdu.

Soruşturmaya konu olan avukat E.Ç., yaşanan durumun bir kasıt değil, teknolojik bir yanılgıdan kaynaklandığını belirtti. Üç avukatın birlikte çalıştığı bir ekipte yer aldığını ancak dilekçedeki imzanın kendisine ait olduğunu ifade eden E.Ç., metnin içeriğinde herhangi bir değişiklik yapmadıklarını vurguladı. Dilekçeyi mevcut içtihatlarla güçlendirme amacıyla yapay zekadan destek aldıklarını, ancak yapay zekanın eklediği Yargıtay kararlarının esas ve karar numaralarını içeren künye bilgilerini hatalı verdiğini söyledi. Avukat, kararların içeriğinin doğru olduğunu, ancak referans numaralarının yanlış aktarıldığını savunarak, bunun 'sehven' yapılmış bir hata olduğunu ve kasıt bulunmadığını dile getirdi.

Yaşananların, karşı tarafın bilirkişiler ve avukatlar hakkında ortaya attığı rüşvet iddialarına karşı bir savunma mekanizması olarak geliştiğini aktaran E.Ç., dilekçede somut bir iddia olmaksızın kullanılan kesin ifadelerin avukatlık meslek etiğiyle bağdaşmadığını belirttiklerini ve mahkemeden bu yönde bir uyarı beklediklerini ifade etti. Aslında bekledikleri şeyin bir özür olduğunu, ancak konunun farklı bir boyuta taşınarak örtülü bir saldırı yapıldığını düşündüğünü sözlerine ekledi. Hatalı künyelerin duruşma sırasında fark edildiğini ve kendisinin de bu durum karşısında şaşkınlık yaşadığını belirten avukat, kararların farklı kaynaklardan alındığını düşünerek bir inceleme yapıp beyanda bulunacağını belirttiği anda, mahkemenin aynı gün hem Ankara Barosu'na hem de savcılığa soruşturma başlatılması için yazı gönderdiğini anlattı.

Avukat E.Ç., kendisine yöneltilen suçlamanın net bir şekilde belirtilmediğinden yakındı. Normal bir suç duyurusunda hangi suçtan işlem yapıldığının (hakaret, iftira, rüşvet gibi) açıkça yazılması gerektiğini, ancak bu olayda böyle bir tanımlama olmadığını ifade etti. Savcılığa ilk sorduğu sorunun 'hangi suçla itham edildiği' olduğunu ve ifade tutanağında isnat edilen suçun ne olduğunun belirtilmediğini söyledi. Yaşananların tamamen teknik bir hatadan ibaret olduğunu, ortada kasıtlı bir durumun söz konusu olmadığını ve hangi suçun işlendiğinin bile açıklanamadığını vurguladı. 25 yıllık meslek hayatında ilk kez hem savcılık hem de baro aşamasında bir soruşturmayla karşı karşıya kaldığını belirten E.Ç., bu süreçten sonra yapay zeka kullanımına daha temkinli yaklaşacağını ve keşke o kolaylıktan yararlanmasaydım dediğini dile getirdi. Öte yandan, Avukat Hakları Grubu Ankara Genel Koordinatörü Emrah Altunoğlu, soruşturmanın savunma faaliyetini baskı altına aldığını savundu. Avukatların kendilerini özgürce ifade edebilmesi gerektiğini, savunma faaliyetinin sınırlarının geniş tutulması gerektiğini, aksi takdirde yurttaşların adil yargılanma hakkının zarar göreceğini belirtti. Uluslararası hukuk açısından da Havana Kuralları'nın açık hükümlerine işaret eden Altunoğlu, avukatların yürüttükleri dava kapsamındaki söz ve faaliyetleri nedeniyle baskı altına alınmamaları gerektiğini vurguladı. Bu olayın, yapay zekanın hukuk alanındaki kullanımının sınırlarının ve denetim mekanizmalarının yeniden tartışılması gerektiğini ortaya koyduğunun altını çizdi.

Paylaş

İlgili Haberler