Yapay Zeka ve Yarı İletkenler Küresel Ticareti Uçuruyor: Türkiye İçin Fırsatlar
Birleşmiş Milletler'in son verileri, küresel mal ticaretinin bu yılın ilk yarısında kaydettiği olağanüstü büyümeyi gözler önüne seriyor. Yaklaşık 13,7 trilyon dolara ulaşan bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %12,5'lik önemli bir artışı temsil ediyor. Hizmet ticaretindeki büyüme de %10,5'lik bir artışla dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bu büyümenin önemli bir kısmının, enerji, lojistik ve tedarik zincirlerindeki maliyet artışlarından kaynaklandığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık aksaklıkları ve bölgesel enerji arzına dair endişeler, enerji fiyatlarını yukarı çekerken, uluslararası tedarik zincirlerinde üretim ve nakliye maliyetleri de beklenenin üzerinde bir artış gösterdi. Küresel ticaretin genelinde, fiyat artışlarının son 12 aylık ortalaması %3,4 olarak hesaplandı. Bu büyüme trendi, yıl sonuna doğru küresel ticaretin rekor seviyelere ulaşacağına işaret ediyor.
Küresel ticaretin bu denli hareketlenmesinde, teknoloji odaklı ürün gruplarının başı çektiği görülüyor. Özellikle yapay zeka ve elektrikli araçlarla doğrudan ilişkili ürünler, yılın ilk çeyreğinde küresel ticarette en dikkat çekici büyüme oranlarına ulaştı. Kritik minerallerin ticareti bir önceki çeyreğe göre %38 gibi şaşırtıcı bir oranda artış gösterirken, yarı iletken ürünlerinin ticareti de %25'lik bir sıçrama yaptı. Bu teknolojik devrimin yanı sıra, batarya ticareti %15, bilgi ve iletişim teknolojileri ürünlerinin ticareti %14 ve elektrikli otomobil ticareti de %11 oranında büyüdü. Yenilenebilir enerji alanında ise farklı bir tablo sergilendi; güneş ve rüzgar enerjisiyle ilgili ürünlerin ticaretinde düşüşler gözlemlenirken, fosil yakıt ticareti fiyat artışlarının etkisiyle büyümeye devam etti. Jeoekonomik gelişmelerin, ülkeler arasındaki ticaret ilişkilerini ve küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiği bu dönemde, siyasi yakınlığa dayalı ticaret eğilimi (friendshoring) yavaşlarken, üretim ve tedarikin coğrafi olarak yakın ülkelere kaydırılması anlamına gelen 'nearshoring' eğilimi yeniden ivme kazandı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, küresel ticaretteki büyüme rakamlarının olumlu bir tablo çizse de, bu artışların gerçek hacimden ziyade artan maliyetlerden kaynaklandığına dikkat çekti. Gültepe, Türkiye'nin yılın ilk yarısında ihracatını %3,6 oranında artırarak 161,6 milyar dolara ulaştırdığını ve Temmuz ayında 25,6 milyar dolarla rekor kırdığını hatırlattı. Son 12 aylık ihracatın 278,6 milyar dolara yaklaştığını belirten Gültepe, küresel ticaretin %12,5'lik büyümesine karşılık Türkiye'nin %3-4'lük artışlarla yetinmemesi gerektiğini vurguladı. Parite etkisinin de ihracat artışında rol oynadığını ekleyen Gültepe, Türkiye'nin üretim kapasitesi, ürün kalitesi, lojistik altyapısı ve teslimat kabiliyeti ile çok daha yüksek büyüme oranlarına ulaşabileceğini ifade etti. Gültepe, özellikle fiyat rekabetçiliğinin yeniden kazanılması durumunda, Türkiye'nin çift haneli ihracat artışları yakalayabileceği öngörüsünde bulundu.
Mustafa Gültepe, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırıldığı bu dönemde, 'nearshoring' eğiliminin Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Avrupa'ya olan coğrafi yakınlığı, gelişmiş üretim altyapısı, geniş ürün yelpazesi, güçlü lojistik ağı ve hızlı teslimat kabiliyeti ile Türkiye'nin öne çıktığını vurgulayan Gültepe, bu avantajların fiyat rekabetçiliği ile desteklenmesi gerektiğini söyledi. Yüksek enflasyon, artan finansman maliyetleri ve tüketici üzerindeki fiyat baskısının, maliyetlerin tekrar belirleyici bir faktör haline gelmesine neden olduğunu dile getiren Gültepe, aksi takdirde coğrafi avantajların ihracata yeterince yansıtılamayacağı uyarısında bulundu. Gültepe ayrıca, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin teknoloji yoğun ürünlere kaydığına dikkat çekerek, Türkiye'nin güçlü olduğu tekstil, hazır giyim, otomotiv, makine, kimya ve mobilya gibi sektörlerde ihracatı artırırken, yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı ürünlerin payını yükseltmesi gerektiğini belirtti. İlk yarıda yüksek teknolojili ürünlerin sanayi ihracatındaki payının %3,5 seviyesinde kaldığını hatırlatan Gültepe, asıl sorunun küresel ticaret büyürken Türkiye'nin aldığı payın %1'in altına düşmesi olduğunu ifade etti. Türkiye'nin dünya ticaretinden daha fazla pay alabilmesi için sanayi üretimini, yatırımı ve ihracatı destekleyen, üreticilerin maliyetlerini rekabetçi düzeyde tutan politikalara ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.