Yargıtay'dan İşçiye Küfür Eden Patronlara Ağır Müeyyide Uyarısı
Yüksek Mahkeme, iş yerinde çalışan personeline yönelik sergilenen saygısız ve kırıcı davranışlar konusunda emsal niteliğinde bir karara imza attı. Bir çalışanın, maruz kaldığı ağır hakaretler ve cep telefonunun fırlatılarak kırılması olayı üzerine açtığı hukuk davasında, yerel mahkemenin hükmettiği 5 bin Türk Lirası tutarındaki manevi tazminatın yetersiz olduğuna hükmeden Yargıtay, bu miktarın eylemin ciddiyetiyle orantılı olmadığını belirtti.
Güvenlik görevlisi olarak başladığı bir şirkette 22 yıl boyunca terfi alarak direktörlük pozisyonuna kadar yükselen bir işçinin yaşadığı mağduriyet, hukuki süreci başlattı. Yoğun çalışma saatleri, kullandırılmayan izinler ve zorlu mesai koşullarının yanı sıra, işverenin gözü önünde cep telefonunun fırlatılıp kırılması ve herkese karşı ağır küfürler sarf edilmesi, işçinin iş akdini haklı nedenle feshetmesine yol açtı. İşçi, bu olaylar nedeniyle kıdem tazminatı, eksik kalan fazla mesai ve izin alacaklarının yanı sıra, yaşadığı manevi yıpranma için de tazminat talebinde bulundu.
Davalı işveren tarafı ise, davacının üst düzey yönetici statüsünde olduğunu, kendi çalışma düzenini kendisinin belirlediğini ve yüksek maaş alması sebebiyle fazla mesai talebinde bulunamayacağını iddia ederek davanın reddini talep etti. Ancak, dosyayı detaylı bir şekilde inceleyen İlk Derece Mahkemesi, işçinin sürekli denetim altında tutulduğunu, giriş-çıkış bilgilerinin e-postalar aracılığıyla takip edildiğini ve haftalık 33 saat civarında fazla mesai yaptığını tespit etti. Mahkeme, tanık ifadeleriyle de desteklenen küfürleşme ve eşya kırma eylemlerinin, işçinin onur ve saygınlığını rencide ettiğine kanaat getirerek, sembolik bir miktar olan 5 bin Türk Lirası manevi tazminat ödenmesine hükmetti. İstinaf Mahkemesi de bu kararı büyük ölçüde onaylarken, bazı mali hesaplamalarda küçük düzeltmeler yaptı.
Dosyanın temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, verilen 5 bin TL'lik manevi tazminatı son derece yetersiz buldu ve kararı bozdu. Yargıtay'ın gerekçeli kararında, işveren yetkilisi tarafından gerçekleştirilen, kişinin toplum nezdindeki saygınlığını ve şahsiyetini zedeleyen ağır hakaretler ile cep telefonunun fırlatılarak kırılması gibi eylemlerin ağırlığı karşısında, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığı vurgulandı. Mahkeme, "Söz kılıçtan keskindir" atasözünü hatırlatarak, dil yaralarının kalıcı etkilerine dikkat çekti ve özellikle herkesin duyabileceği şekilde sarf edilen galiz küfürlerin yarattığı derin etkiye vurgu yaptı. Yüksek Mahkeme, bu tür durumlar için belirlenecek tazminat miktarının, eylemin vahameti ve yol açtığı ağır sonuçlar dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini belirterek dosyayı İstinaf Mahkemesi'ne geri gönderdi. Bu karar, iş dünyası için çalışanların kişilik haklarının korunması ve bu tür davranışlara karşı caydırıcı müeyyidelerin uygulanması gerektiği konusunda önemli bir mesaj niteliği taşıyor.