Yaşlı Bakım Evinde Ölüm: Doktorun Cezası Taksitle Ödenecek
İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde faaliyet gösteren özel bir yaşlı bakım evinde meydana gelen ve 86 yaşındaki Fatma Uraz'ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayla ilgili yürütülen hukuki süreçte önemli bir gelişme yaşandı. Kurum doktoru hakkında, "taksirle ölüme neden olma" suçundan açılan davada, mahkeme tarafından verilen para cezasının gerekçesi detaylı bir şekilde kamuoyu ile paylaşıldı. Bu karar, yaşlı bakım kuruluşlarındaki sağlık hizmetlerinin kalitesi ve sorumluluklar konusunda önemli tartışmaları da beraberinde getirdi.
Olay, 16 Eylül 2018 tarihinde özel bir huzurevinde meydana gelmişti. Bakım evinde ikamet eden Fatma Uraz, banyo sonrasında rahatsızlanarak yaşamını yitirdi. Bu trajik olayın ardından başlatılan soruşturma ve dava süreci, kurum doktoru Naciye S.'nin ihmal iddiaları üzerine yoğunlaştı. İzmir 58. Asliye Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda doktor Naciye S.'ye 21 bin 200 Türk Lirası tutarında bir adli para cezası verilmesine hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararında, olay günü hemşire tarafından kendisine Fatma Uraz'ın sağlık durumu hakkında acil bilgi verilmesine rağmen doktorun yeterli ve zamanında müdahalede bulunmadığına dikkat çekildi. Bu durum, hastanın bakım ve tedavi sürecindeki aksaklıkların altını çizdi.
Mahkemenin gerekçeli kararında özellikle vurgulanan nokta, sanık doktor Naciye S.'nin üzerine düşen tıbbi özeni göstermediğiydi. Kararda, olay tarihinde yaklaşık sekiz aydır huzurevinde görev yapan doktorun, Fatma Uraz'ın banyo sonrası vücudunda oluşan cilt lezyonlarının fotoğraflarının görevli hemşire tarafından kendisine iletildiği ve ardından telefonla bilgilendirildiği belirtildi. Buna rağmen, doktorun hastayı bizzat muayene etmediği veya herhangi bir sağlık kuruluşuna sevk etmediği saptandı. Kararda, hastanın mevcut kronik rahatsızlıklarını ve ciltteki yanık durumunu bilmesi gereken doktorun, mesleki tecrübesi ve bilgisiyle öngörmesi gereken olası olumsuz sonuçları engellemek adına gerekli tedbirleri almadığına hükmedildi. Bu ihmal, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda da desteklenerek, Fatma Uraz'ın ölümü ile doktorun ihmali arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunduğu tespit edildi.
Yargılama süreci sonunda, mahkeme hakimi ilk etapta sanık doktor Naciye S.'yi 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak, yargılama sırasında uygulanan indirimlerle birlikte bu ceza 2 yıl 11 aya düşürüldü. Mahkeme, sanığın kişisel özellikleri, sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak, bu hapis cezasını günlüğü 20 Türk Lirası'ndan olmak üzere toplam 1060 gün karşılığı gelen 21 bin 200 Türk Lirası adli para cezasına çevirdi. Ayrıca, sanığın ödeme güçlüğü yaşayabileceği ihtimali değerlendirilerek, bu para cezasının 6 eşit taksitle ödenmesine karar verildi. Öte yandan, olayın geçmişinde, Fatma Uraz'a banyo yaptıran bakımevi çalışanları Nesrin Ö. ve Tuğçe A. hakkında açılan ilk davada, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından yerel mahkemenin verdiği hapis cezaları onanmıştı. Bu kapsamda Nesrin Ö. 2 yıl 6 ay, Tuğçe A. ise 3 yıl 4 ay hapis cezası almış ve bu cezalar kesinleşmişti. Doktor Naciye S. hakkındaki bu son karara, Uraz ailesinin avukatı Bülent Güvençalan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı tarafından itiraz edildiği ve dosyanın istinaf mahkemesine taşındığı öğrenildi.