Yatırım Fonu Krizi: Küçük Yatırımcı Mağdur, Kamu Dev Enkazla Karşı Karşıya
Son iki yıldır Borsa İstanbul'da yaşanan spekülatif yükselişler ve astronomik getiri vaatleriyle şişen yatırım fonu balonunun patlaması, piyasalarda büyük bir şok etkisi yarattı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Merkez Bankası (TCMB) tarafından alınan acil önlemler kapsamında, yedi portföy şirketinin işlemleri durduruldu ve toplamda 130 yatırım fonu tasfiye sürecine alındı. Bu durum, yalnızca borsada değil, faizsiz finans sektöründe de krizi derinleştirerek, yerini milyarlık kazanç masallarından geride kalan devasa mali enkazın hesaplaşmasına bıraktı.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı kararla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy şirketlerine ait işlemler durduruldu. Bu şirketlere ait, Borsa Yatırım Fonu'nda (TEFAS) işlem gören 130 fonun tasfiye edilmesi kararı alındı. Bu fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 809 milyar lirayı bulurken, doğrudan etkilenen yatırımcı sayısı ise 517 bin 503 kişiye ulaştı. Yıllık bazda yüzde 500 ila 600'leri aşan, kağıt üzerinde sunulan olağanüstü getirilerle yatırımcıları cezbeden bu fonlarda paraların akıbeti şimdiden büyük bir muamma haline gelmiş durumda. Bu krizin önlenmesi ve zararın olağanüstü kazanç sağlayanlardan tahsil edilmesi gerektiği yönündeki çağrılar giderek güçleniyor.
Piyasalardaki bu ani çöküş ve ardından gelen kriz, bir anda ortaya çıkmış bir durum değil. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in geçen yılın kasım ayında yaptığı manipülasyon uyarılarının ardından, SPK'nın 28 Ağustos'ta fon kurallarında yaptığı değişiklikler, özellikle parasını sadece birkaç hisseye yatıran fonları zor durumda bıraktı. Pusula Portföy ve Tera Portföy'den gelen temerrüt açıklamaları, krizin fitilini ateşleyen gelişmeler olarak kayıtlara geçti. Bazı yatırım fonlarının, düşük işlem hacmine sahip hisse senetlerine yoğunlaşarak yarattıkları pozisyonlar, yatırımcıların fonlardan hızla para çekmesiyle birlikte piyasaları sarsan bir fon krizine evrildi. Bu durum, yatırımcıların mağduriyetini artırırken, piyasaların genel sağlığı üzerinde ciddi endişelere yol açtı.
Bu fonların portföylerindeki varlıkların nakde çevrilme süreci ve yatırımcı başına düşecek ödeme miktarı gibi sorular henüz yanıt bulmuş değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan ve diğer belediyeleri de kapsayan soruşturmalarda, tek bir itirafçının beyanıyla birçok kişinin mal varlığına ve emekli maaşlarına el konulması örneği ortadayken, şimdi yüz binlerce vatandaşı mağdur eden ve piyasayı felakete sürükleyen bu fon yöneticileri ve manipülatörlerin mal varlıklarına el konulup konulmayacağı merak ediliyor. Fintables verilerine göre, Tera Portföy Birinci Serbest Fonu'nun 3 yıllık getirisi yüzde 74.883, yıllık getirisi ise yüzde 655 olarak kaydedildi. Atlas Portföy Serbest Fonu 3 yılda yüzde 2.339, Pusula Portföy Hisse Fonu son 6 ayda yüzde 195,8, Pardus Portföy İkinci Hisse Fonu ise kuruluşundan bu yana yüzde 333,4 oranında prim yaptı. Bulls Portföy Mutlak Getiri Fonu yılbaşından bu yana yüzde 200 kazandırırken, Katılımevim hisseleri de son iki haftada yüzde 59 gerilemesine rağmen yılbaşından bu yana yüzde 300'ün üzerinde bir artış gösterdi.
Türk finansal piyasalarındaki bu tür gelişmeler, uluslararası basında da geniş yer buldu. İngiltere merkezli Financial Times gazetesi, 'Yatırımcıların 1 milyar dolar çektiği ‘fon hücumu’nda Türk hisseleri geriledi' başlığıyla yayımladığı haberinde, bazı fonların düşük halka açıklığa sahip ve ilişkili şirket hisselerinde yoğunlaşmasının, yatırımcıların para çekme talepleriyle birlikte tersine döndüğünü aktardı. East Capital'dan Emre Akçakmak, yaşananları 'kendi kendine yaratılmış, 1990'lar tarzı bir gelişen ülke hisse senedi piyasası krizi' olarak tanımlayarak, piyasada fiili bir 'fon kaçışı' yaşandığını savundu. RBC BlueBay Asset Management Stratejisti Timothy Ash ise bu krizin, Türk hisse senedi piyasasındaki sorunların MSCI'nin hayal edebileceğinden çok daha vahim olduğunu belirtti. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, daha önce de haziran ayında Borsa İstanbul için 'manipülasyon ve şeffaflık' konusunda bir uyarı yayımlamıştı.
AK Parti'nin eski milletvekili Metin Külünk, sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanı'na seslenerek, fon ve portföy yatırımlarıyla elde edilen haksız kazançların faturasının millete ödetilmemesi gerektiğini vurguladı. Olağanüstü gelir elde edenlerin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini ifade eden Külünk, 'Türkiye'nin 50, 70 hatta 80 yıllık sanayicilerinin dahi ulaşamadığı ekonomik güce kısa sürede eriştiler' diyerek, Hazine bonosu faizinin 3 puan üzerindeki getirilerin geri çağrılarak tasfiye havuzuna aktarılmasını önerdi. Külünk, 'Kazanç şahsileştirilip zarar kamulaştırılamaz' prensibine dikkat çekerek, ortaya çıkan zararın milletin helal kazancı ve vergileriyle telafi edilemeyeceğini sert bir dille ifade etti.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisse senetlerindeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Eş zamanlı olarak İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Tera Holding'e yönelik bir operasyon düzenledi. Bu soruşturma kapsamında Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız tutuklanırken, Tera Holding Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bekci ve Destek Yatırım Bankası'nın sahibi Altunç Kumova gözaltına alındı. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya ile birlikte, SPK bülteninde haklarında suç duyurusunda bulunulan 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri kararı alındı.
Tera Holding'in yönetim kadrosunda dikkat çekici isimler yer alıyordu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin'in de yakın geçmişte Tera yönetiminde bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ortaya çıktı. Alptekin, 10 Kasım 2025'te atandığı Tera Yatırım Menkul Değerler'deki bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden yaklaşık iki ay sonra ayrılmıştı. Bu durum, krizin boyutunu ve karmaşıklığını daha da artırdı. Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Eğitim ve Örgütlenme Sorumlusu Başaran Aksu, Emre Tezmen'in lüks yaşam tarzını eleştirerek, 'Yerli Milli Finansımızın büyük temsilcisi Emre Tezmen! Fakirin parasını ezerken!' şeklinde bir paylaşımda bulunarak tepkisini dile getirdi.