Yeni Parti'den Çarpıcı İddia: Bölgesel Asgari Ücret Modeli Geliyor mu?
Gündem

Yeni Parti'den Çarpıcı İddia: Bölgesel Asgari Ücret Modeli Geliyor mu?

4

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye'deki ekonomik politikalara yönelik sert eleştirilerde bulunarak, iktidarın yeni bir asgari ücret uygulamasına hazırlandığı yönünde dikkat çekici bir iddiada bulundu. Günaydın, partisinin düzenlediği 'Tüketilme ve Yoksullaştırma Politikalarına Karşı Emek Buluşması' adlı etkinlikte yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünya genelindeki en yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkelerden biri olduğunu vurguladı. Enflasyonla mücadelede yetersiz kalan hükümetin, bunun yerine emekçileri daha da zor durumda bırakacak adımlar atmaya hazırlandığını öne sürdü.

Günaydın, konuşmasında Türkiye'nin tarım alanındaki geçmişine rağmen gıda enflasyonunda dünya sıralamasında üst sıralarda yer almasının ironik olduğunu belirtti. Yaklaşık 40 milyon insanın açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkede, açlık sınırının 37 bin lira, yoksulluk sınırının ise 122 bin lira olarak hesaplandığını dile getirdi. Mevcut asgari ücretin 28 bin lira olmasına rağmen, bu rakamın yılın başından bu yana alım gücünü yitirerek 23 bin liraya düştüğünü ve yıl sonuna kadar da düşüşün süreceğini ifade etti. Hükümetin bu tabloya karşılık asgari ücreti altı ayda bir güncellemeyi dahi düşünmediğini, aksine bölgesel asgari ücret gibi yeni ve emekçiler aleyhine olacak bir uygulamaya yöneldiğini savundu. Bu modelin, İstanbul gibi yüksek maliyetli şehirlerde çalışan işçilere belirli bir ücret ödenirken, daha ucuz illerdeki işçilere daha düşük ücret verilmesi anlamına geleceğini belirtti.

Konuşmasında emeklilerin durumuna da değinen Günaydın, 17 milyon emeklinin büyük bir kısmının açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. En düşük emekli maaşının 23 bin 552 lira olduğunu ve bu rakamla geçinmeye çalışan yaklaşık 5,5 milyon emeklinin, bayramlarda torunlarına dahi harçlık veremeyecek durumda olduğunu ifade etti. İktidarın ekonomik krizden çıkış planı olarak adlandırdığı politikaların, aslında işçilerin ve köylülerin sırtına ek yük bindirdiğini savundu. Bu durumun bir kader olmadığını, aksine bilinçli bir yoksullaştırma ve sermayenin el değiştirmesine yönelik bir politik hamle olduğunu iddia etti. Ülkenin ucuzlatılarak satılmaya çalışıldığını öne sürdü.

Günaydın, Türkiye'nin bir ikilemle karşı karşıya olduğunu belirterek, siyasi geleceklerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Yeni Parti'nin kuruluşuyla birlikte halktan büyük bir destek gördüklerini ve vatandaşların mevcut politikalara yönelik itirazlarının yükseldiğini ifade etti. Ülkenin kaynaklarının halk için kullanılmadığını, sadece 2026 yılı bütçesinde faize 2 trilyon 740 milyar lira gibi devasa bir rakam ayrıldığını söyledi. Bu durumun ekonomik bir zorunluluktan ziyade siyasi bir tercih olduğunu vurguladı. Kaynakların daha adil paylaşılması, refahın bölüşülmesi, sanayinin yeniden üretim gücüne kavuşturulması ve tarımın ayağa kaldırılması gerektiğini belirtti. Tekstil sektörünün Mısır'a, otomotiv yan sanayinin Fas'a göç ettiğini, Türkiye'nin ise nohut ve mercimek gibi temel tarım ürünlerini dahi ithal eder hale geldiğini örnek gösterdi. Bu tabloyu yeniden inşa etmek ve Türkiye'yi tekrar üreten bir ülke haline getirmek için çalışacaklarını sözlerine ekledi. İktidarın değişmesiyle birlikte rejimin de değişeceği ve halkın iktidarının kurulacağı vizyonunu paylaştı. Belediyelere kayyum atanması, parti binalarına el konulması gibi engellemelere rağmen mücadelelerinin süreceğini ve halkın desteğiyle bu engelleri aşacaklarını ifade etti. Son olarak, 'Böyle devam ederseniz, size de Silivri yolları görünüyor' tehditlerine rağmen, yüreklerindeki mücadele ateşinin sönmeyeceğini ve ülkenin her köşesinde bu bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini belirtti.

Paylaş

İlgili Haberler