Yerel Yönetimlere Operasyon: Milyonlarca Seçmen İradesi Sorgulanıyor
31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) elde ettiği yüzde 37,77'lik oy oranıyla Türkiye genelinde birinci parti konumuna yükseldi. Bu zaferle birlikte toplamda 17 milyon 391 bin 548 seçmenin desteğini arkasına alan parti, 1977'den bu yana ilk kez ülke genelinde sandıktan birinci parti olarak çıktı. Seçim sonuçlarına göre Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yüzde 35,49'luk oy oranıyla ikinci sırada yer alırken, Yeniden Refah Partisi (YRP) yüzde 6,19 ve DEM Parti yüzde 5,7 oy oranıyla onları takip etti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve İYİ Parti ise yüzde 3,77'lik oy oranlarıyla sıralamada kendilerine yer buldu. Bu sonuçlar, Türkiye siyasetinde önemli bir değişim rüzgarının estiğini ve seçmenlerin tercihlerinde yeni bir eğilimin belirdiğini gösteriyordu.
Ancak, yerel seçimlerin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Mart 2025'ten itibaren belediyelere yönelik dikkat çekici operasyonlar başladı. Bu süreçte, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturmalar, ardından gelen gözaltılarla devam etti. Son olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ve Ankara Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması, bu operasyonların kapsamının genişlediğini ve siyasi arenada önemli yankı uyandırdığını gösterdi. Bu gelişmeler, seçimle göreve gelen yerel yöneticilerin görevlerini sürdürme biçimleri ve üzerlerindeki hukuki süreçler hakkında soru işaretleri yarattı.
Geride bıraktığımız 17 aylık süreçte toplam 36 belediye başkanı gözaltına alınırken, bu isimlerden 28'i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altı başkan çeşitli tedbir kararlarıyla serbest bırakılırken, iki başkanın ise halen gözaltında tutulduğu bilgileri kamuoyuyla paylaşıldı. Bu tutuklanan ve haklarında dava açılıp görevden alınan belediye başkanlarının seçmenlerden aldıkları toplam oy miktarı, dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Bu başkanlara verilen oyların toplamı 9 milyon 300 bin 367 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, CHP'nin genel oy oranının yüzde 53,48'ine tekabül ediyor. Ülke genelinde geçerli olan 46 milyon 46 bin 499 oyun yaklaşık yüzde 20,2'lik kısmının, bu şekilde hukuki süreçlerle karşı karşıya kalan başkanlara verildiği ortaya çıktı. Bu durum, seçmenin iradesinin ne ölçüde temsil edildiği sorusunu gündeme taşıdı.
Bu hesaplamada, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal gibi, görev süreleri boyunca parti değiştirerek Adalet ve Kalkınma Partisi'ne veya başka siyasi oluşumlara geçen başkanların temsil ettiği oylar dikkate alınmamıştır. Bu kapsam dışı tutulan isimler arasında Aydın-Söke'den Mustafa İberya Arıkan, Gaziantep-Şehitkamil'den Umut Yılmaz, Aydın-Yenipazar'dan Malik Ercan, Aydın-Sultanhisar'dan Osman Yıldırımkaya, Yalova-Altınova'dan Yasemin Fazlaca, Antalya-Aksu'dan İsa Yıldırım, Antalya-Serik'ten Kadir Kumbul, Afyonkarahisar-Dinar'dan Veysel Topçu, Gaziantep-Karkamış'tan Mustafa Güzel, Konya-Seydişehir'den Hasan Ustaoğlu, Ardahan'dan Gökhan Budak ve Batman'dan Hamit Tutuş gibi isimler de yer almaktadır. Bu ayrım, sadece mevcut görevlerini sürdüren ve hukuki süreçlerle karşı karşıya kalan başkanların seçmen nezdindeki karşılığını net bir şekilde ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, hukuki sürecin kendisi için beklenmedik bir durum olduğunu belirtti. Sağlık durumunun iyi olduğunu ve aldığı destek mesajlarının moralini yükselttiğini ifade eden Dedetaş, "Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında. Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür" sözleriyle duygularını dile getirdi. Bu açıklama, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının içinde bulunduğu durumu ve kamuoyuna iletmek istedikleri mesajları gözler önüne serdi.
Öte yandan, CHP'den ayrılarak AKP'ye geçen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın, Dedetaş'ın gözaltına alınmasının ardından yaptığı sosyal medya paylaşımı dikkat çekti. Köksal, "Hayatın en değişmez formülünü bir yere not alın lütfen! Eden bulur..." şeklinde bir mesaj yayımladı. İsim vermeden Dedetaş'ın durumuna gönderme yaptığı düşünülen bu paylaşım, siyasi çevrelerde ve kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu ve bazı kesimlerce tepkiyle karşılandı. Bu tür açıklamalar, siyasi kutuplaşmanın ve kişisel çekişmelerin yerel yönetimler üzerindeki etkilerini de gözler önüne sermektedir.