Yıllık İzin Hesaplamasında Devrim: Hafta Tatilleri Artık İzin Süresinden Sayılmayacak
Gündem

Yıllık İzin Hesaplamasında Devrim: Hafta Tatilleri Artık İzin Süresinden Sayılmayacak

1

İş hukuku alanında emsal teşkil edecek bir karara imza atan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin hesaplamalarına ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Resmi Gazete'de yayımlanan bu yeni hükümle birlikte, çalışanların yıllık izin dönemlerine denk gelen hafta tatili günlerinin artık genel izin sürelerinden düşülemeyeceği kesinleşti. Bu gelişme, iş dünyasında uzun süredir devam eden ve zaman zaman işveren ile çalışanlar arasında ihtilafa yol açan hafta tatili konusundaki belirsizliğe son noktayı koymuş oldu.

İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi'nde görülen bir tazminat davası, bu kritik kararın alınmasına vesile oldu. Yerel mahkemenin işçi aleyhine verdiği karar, Adalet Bakanlığı'nın dikkatini çekti. Bakanlık tarafından yapılan 'kanun yararına temyiz' başvurusu üzerine dosyayı detaylı bir şekilde inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş dünyası için yol gösterici nitelikte bir ilke kararı oluşturdu. Buna göre, yıllık izin kullanılırken araya giren hafta tatili günleri, çalışanın yasal izin hakkını azaltmayacak.

Süreç, iş akdi feshedilen bir çalışanın kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi alacaklarını talep etmesiyle başlamıştı. İlk derece mahkemesi, işverenin sunduğu belgelere dayanarak işçinin kullanmadığı bir yıllık izin hakkı bulunmadığına hükmetmişti. Ancak hukuki bir boşluğu tespit eden Adalet Bakanlığı, hafta tatillerinin yıllık izin süresine dahil edilerek eksiltilmesinin yasalara aykırı olduğunu belirterek konuyu en üst düzey yargı merciine taşıdı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu konuda dayanak olarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesini gösterdi. Yüksek mahkeme, kanun metninin son derece açık olduğunu vurgulayarak, yıllık ücretli izin sürelerinin hesaplanmasında bu döneme denk gelen ulusal bayramlar, genel tatiller ve hafta tatili günlerinin kesinlikle izin süresine dahil edilemeyeceğini belirtti. Bu yeni yorumla birlikte, izin dönemindeki pazar günleri veya çalışılmayan hafta tatilleri, çalışanın yasal olarak sahip olduğu izin süresinden herhangi bir eksiltme yapamayacak.

Dava dosyasındaki somut izin kayıtlarına göre, ilgili çalışanın toplam 28 günlük yıllık izin hakkı bulunmaktaydı ve bu süre zarfında tam 4 gün hafta tatiline denk gelmişti. Yerel mahkemenin, bu 4 günü de yıllık izin süresinden düşerek yaptığı hesaplamayı hatalı bulan Yargıtay, işçinin aslında hala 4 günlük kullanılmayan izin alacağı olduğunu tespit etti. Bu tespit üzerine mahkemenin verdiği karar kanun yararına bozuldu.

Yargıtay, bu önemli kararında yalnızca izin hesaplama yöntemini düzeltmekle kalmadı, aynı zamanda işverenlere yönelik önemli bir sorumluluğu da hatırlattı. Mevcut yasal düzenlemelere göre, bir işçinin yıllık iznini usulüne uygun kullandığını veya bu izne karşılık gelen ücreti eksiksiz aldığını resmi kayıtlarla ispatlama yükümlülüğü tamamen işverene aittir. Hukukçular ve insan kaynakları uzmanları, bu kararın ardından şirketlerin insan kaynakları departmanlarının ve bordro hesaplama sistemlerinin yıllık izin hesaplama modüllerini acilen gözden geçirmeleri gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, bu tür hesaplama hatalarından kaynaklanabilecek ciddi tazminat davalarıyla karşı karşıya kalabilecekleri uyarısında bulunuyorlar.

Paylaş

İlgili Haberler