Yüzen Tabut Faciası: Ağır İhmaller Zinciri ve Kayıp Bilmecesi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne Limanı'ndan Mersin Taşucu Limanı'na seyir halindeyken kıyıdan sadece 4 mil açıkta batan ve 268 yolcusu bulunan Filo Jet gemisine ilişkin sigorta eksperlerince hazırlanan rapor, facianın ardındaki ağır ihmaller zincirini gözler önüne serdi. Sekiz kişinin hayatını kaybettiği ve yirmi kişinin hala kayıp olduğu trajik olayda, geminin denize elverişli olmadığı halde sefere çıkarıldığı belgelendi. Bu durum, olayın vahametini ve sorumluluğun kimlerde olduğunu sorgulatıyor.
Sigorta eksperlerinin detaylı teknik inceleme raporunda, katamaran tipi yolcu gemisinin bu facianın hemen öncesinde yaşanan başka bir fırtına sırasında ciddi hasar aldığına dair bulgular yer aldı. Gövde yapısında gözle görülür çatlaklar oluşan ve bu nedenle teknik açıdan seyir güvenliği bulunmayan teknenin, yolcu hayatını hiçe sayarak yolcu taşımaya devam ettirildiği tespit edildi. Rapordaki bir diğer çarpıcı bulgu ise, olumsuz hava koşullarına rağmen gemiye kalkış izni verilmiş olması. Mürettebatın geminin su aldığı yönündeki uyarıları hafife aldığı ve kaptanın yola devam etme ısrarının faciaya davetiye çıkardığı da raporda vurgulanan noktalar arasında.
Geminin geçmişine bakıldığında, yaklaşık 12 yıl önce bir kaza geçirerek hasar aldığı ve sonrasında onarıldıktan sonra 2024 yılında sefer izni alabildiği bilgileri soruşturma dosyasına dahil edildi. Dahası, geminin aslında denizde değil, göllerde yüzmesi için inşa edildiği ve deniz koşullarına elverişli olmadığı yönündeki bilgiler de raporun dikkat çekici unsurlarından. Geminin kaptanı Mustafa Öz'ün 66 yaşında olduğu ve kaptanlık belgesini 2 yıl önce Honduras'tan aldığı belirtildi. Bu belgenin 2029 yılına kadar geçerli olmasına rağmen, Güney Amerika ülkelerinden alınan bu tür belgelerin KKTC'de geçerliliği bulunurken, Türkiye'de geçerli olmadığı anlaşıldı. Bu durum, kaptanın yetkinliği ve uluslararası geçerlilik konusundaki soru işaretlerini artırdı.
Geminin hızla su alıp gövdesinde bir patlama meydana geldiği anda tam bir can pazarı yaşandığı raporda özellikle vurgulandı. En kritik anlarda mürettebatın bu tür acil durumlar için yeterince eğitimli olmadığı, tahliye planını etkin bir şekilde uygulayamadığı, bunun yerine panik halinde hareket ettiği belirtildi. Yolculara gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığı ve birçok kişinin can yeleği bile bulamadan denize atlamak zorunda kaldığı ifade edildi. Bu ihmaller zinciri, soruşturmanın seyrini derinleştirecek nitelikte olup, liman çıkış izni veren kamu görevlileri üzerindeki adli baskıyı da artırması bekleniyor. Soruşturma kapsamında, son teknik denetimin ne zaman yapıldığı, gemiye hangi belgelerle sefere çıkma izni verildiği, 12 yıl önceki kazadan sonra hangi onarımların yapıldığı, onarım sonrası hangi kurumlarca kontrol edildiği ve cankurtaran botlarına erişimde neden sorun yaşandığı gibi kritik sorulara yanıt aranacak.
Deniz faciasının ardından kayıp 20 kişiyi bulmak için geniş çaplı bir arama seferberliği başlatıldı. Bir uçak, beş insansız hava aracı, yedi helikopter, sekiz gemi ve dokuz bot ile süren arama faaliyetlerine, Türkiye'den gelen SAT komandoları ve Türk dalgıç ekipleri de destek veriyor. Arama çalışmalarının 550 metre derinlikte tespit edilen batık gemi enkazına odaklandığı bildirildi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, çalışmaları yerinde gözlemleyerek, Alemdar Gemisi'nin de çalışmalara katılacağını ve gece dâhil kesintisiz süreceğini belirtti. Kazada hayatını kaybeden yolcular için sigorta şirketi tarafından yolcu başına en yüksek 320 bin dolar (yaklaşık 15 milyon TL) tazminat ödeneceği öğrenildi. Ayrıca, tüm yolcuların eşyalarına gelecek zararların da sigorta tarafından karşılanacağı ve yolcu sorumluluk sigortasından ödenecek toplam tutarın 10 milyon doları bulabileceği aktarıldı. Bu acı tabloya bir nebze de olsa destek olmak amacıyla, Steilos Hayırseverlik Vakfı da hayatını kaybedenlerin ailelerine 10 bin Euro nakit bağış yapacağını duyurdu.
Filo Jet faciasıyla ilgili olarak Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarılan 14 zanlıdan 9'u hakkında, "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla 3 gün tutukluluk kararı verildi. Adliyeye sevk edilen zanlılara, yakınlarını kaybeden aileler tarafından "Katiller!" şeklinde tepki gösterildi. Bu durum, olayın yarattığı derin üzüntü ve öfkeyi gözler önüne serdi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, sorumluların kimler olduğu ve bu trajedinin nasıl önlenebileceği konularında daha net bilgilere ulaşılması bekleniyor.