Zamanın Paraya Dönüştüğü Kafe: Yeme İçme Bedava, Hesap Süreye Yazılıyor
Geleneksel kafe anlayışını tamamen ters yüz eden yenilikçi bir işletme modeli, dünya çapında ilgi odağı haline geldi. Rusya kökenli "Ziferblat" adlı kafe zinciri, müşterilerine sunduğu benzersiz deneyimle adından söz ettiriyor. Bu konseptte, sipariş edilen çay, kahve, bisküvi gibi ikramlar için herhangi bir ücret talep edilmiyor. Bunun yerine, müşterilerin mekanda geçirdikleri her bir dakika için sabit bir bedel ödemesi esası benimsenmiş.
Aslen Moskova'da sanatçıların ve yaratıcı bireylerin bir araya gelebileceği bir sosyalleşme ve paylaşım alanı olarak ortaya çıkan Ziferblat, zamanla iş modelini evrimleştirmiş. Başlangıçta tamamen ziyaretçilerin gönüllü katkılarıyla ayakta duran mekan, artan giderleri karşılayabilmek adına dakika başına belirli bir ücretlendirme sistemine geçmiş. Bu model, hem işletmenin sürdürülebilirliğini sağlamış hem de ziyaretçilere üzerlerinde herhangi bir harcama baskısı olmadan rahatça vakit geçirme imkanı sunmuş.
Moskova'daki bu özgün konseptin başarıya ulaşmasının ardından, kurucu Ivan Mitin bu fikri uluslararası alana taşımış. İngiltere'nin pahalı metropollerinden Londra'da da bir şube açarak, böylesine farklı bir iş modelinin küresel ölçekte de tutunabileceğini kanıtlamış. Bu durum, farklı şehirlerde de benzeri girişimlerin önünü açabilecek nitelikte. Mekanın adı olan "Ziferblat", Rusça'da "saat kadranı" anlamına geliyor ve bu da doğrudan işleyiş biçimine işaret ediyor.
Ziferblat'ın işleyişi, müşterileri adeta birer "mikro kiracı" konumuna getiriyor. Evden çalışanlar, ders çalışan öğrenciler ya da sadece dinlenmek isteyenler, "masadan kalk" gibi bir zorunluluk hissetmeden diledikleri kadar kalabiliyorlar. Standart ikramların yanı sıra, kahve hazırlama konusunda istekli olan müşteriler, tezgahın arkasına geçerek kendi özel içeceklerini de yapabiliyorlar. Bu öz-servis ve düşük operasyonel maliyetli yapı, işletmenin finansal sağlığını da olumlu etkiliyor. Londra'da yaşanan bir ruhsat engeli ve bina sahibiyle yaşanan anlaşmazlık sonrası, topluluk desteğiyle bu zorluğun aşıldığı da biliniyor.